Sol frame e baktıgında o kadar konu ıcınden yazıcak bırsey bulamama yada bugun yazasım yok hissinin dısa vurumudur. kendı kendınıze bugunluk okuyucuyum denilen olaydır.
kesinlikle hayatın herhangi bir anındaki ani bir engelin sebep olduğu tatsız durum.
klavye önünüzdedir ve sadece monitöre bakmakla yetinmektesinizdir. yine de parmaklarınız klavyeye gitmez, ne yapsanız gitmez. isteksizlik sizi çığırdan çıkarmıştır. sıkıntıdan patlamaktasınızdır. çaresizlik hakimdir.
yine de bu entryi yazmak bile ironiktir, ters düşmüş olursunuz kendinize.
yanlış yerde aramakla ilgili olabilir zira yazmak için iki kaynak vardır:
iç dünya ve dış dünya. bu bağlamda bünye bilinçdışıyla bağlantıyı kaybetmişse
çareyi dış dünyada aramalı veya dış dünya çok boş geliyorsa bilinçdışıyla
bağlantıyı kurmalıdır. tabii ikinci durumda yapılması gereken şey kişiden
kişiye değişir. bu entryinin çizeri kırmızı tuborg'u götürüyor mesela.
sık sık karşılaşılabilinecek bir durumdur. her yazarın başına gelir. olur böyle şeyler. ilham perisi gelene kadar bir meşgale ile ilgilenilir. ilham gelince uludağa dönüş yapılır.
iki yıl sonra sözlüğe dönüp yaşanan onca şey varken daha doğrusu sözlüğüme dönünce şunuda paylaşıyım diyip durduğun "şeyler" varken bi anda bi boşluk hissi.. belkide nerden başlanılcağını bilememek.. garip bişii..
arkadaşınız neden bir şey yazmıyorsun der. sizde yazacak bir şey bulamıyorum dersiniz. o da yazacak bir şey bulamamaya yaz ozaman der. ve gelinir buraya yazılır.