ülkemiz kadınlarının maalesef çoğunluğunu oluşturuyor. perdesüyü geçtik, burka ile gezenlere de rastlayabiliyoruz artık.
dinsel taassup böylece hem bedensel rahatlığın önüne geçebiliyor, hem kadının erkek karşısında ikinci sınıf kabul edildiği bir toplumsal düzene de meşruiyet sağlıyor.
dini inancının gereklerinden birini yerine getiren kadındır. kimsenin göz zevki, bir kadını pardesüyle görerek bozulmaz, en azından yaşlı teyzeler bikiniyle sahil kenarında eğilip doğrulurken olduğu kadar.
eziyet çekerek ahirette ödülünü alacağını sanan kadındır. eziyet çekerek değil, merhametli ve adil olarak ve kul hakkı yemeyerek de aynı ödülü alacağına inanan ve allahın verdiği aklı kullanarak, mevsimine uygun giyinen kadınların anlamadığı kadındır.
böyle bir giyim tarzını kadına yakıştıramayan anlayışı "abaza" ilan eden yobazları ortaya çıkarmış bir 2102 gerçeğidir.
35 derece sıcağın altında pardesü giymek insanın kendine işkence yapmasıdır. bunun lamı cimi yok!
bu tür bir giyimi kadına yakıştırmayanların, alternatif olarak mahrem bölgeye incir yaprağı koyup öyle dolaşmasını önerdiğini ne gördüm ne de duydum. bunun herkesçe kabul gören bir orta yolu var elbet!
ama kimbilir, belki cinsel oburluğun yok olduğu, modernizmin tüm toplum tabanına yayıldığı günler de gelir.
1. dini sömürülere alet olmuş kadındır.
2. aklı başında ama sofuluk derecesinde dindar olan kadındır.
3. sabır taşıdır.
4. deli kadındır.
5. içine bir şey giymeyen fahişelik ya da fantezi yapan kadındır.
allaha inanmak, gönderdiği peygamberlere ve indirdiği kitaplara inanmak imanın şartlarındandır. Kuranı kerimde ahzab suresinin 33. ve 59. ayetlerinde şöyle buyuruluyor: ' ey peygamber, hanımlarına ve kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. bu onların tanınıp incitilmemelerini sağlar. allah gafurdur, rahimdir.' (bilmeyenler için söylüyorum, cilbab bizim bugün çarşaf diye tabir ettiğimiz giysidir lakin bugün giyilen çarşafların hepsi siyahtır bunun böyle olması ya da olmaması konusundan dini bir hüküm yoktur. sadece kadınların kırmızı ve yine onun gibi dikkat çeken renklerden uzak durması uygun bulunmuştur.)demek oluyor ki kuran'da tesettür ile ilgili ayet vardır ve gayet açıktır. müslüman olmak islamın ve imanın şartlarına inanmakla mümkündür. dil ile söylenen şahadet kişiyi hakkı ile müslüman yapmaz. lakin tesettürlü olmamakta insanı dinden çıkarmaz inanmak ve uygulamak arasında fark vardır. müslümanım diyen insan kurana inanır ve bu durumda tesettürün allahın emri olduğunu da kabullenmek zorundadır.
Aynı inanç taşınılmasa bile, inandığı şey uğruna bu kadar fedakârca bir davranış gösterdiği için tebrik edilmesi gereken kadındır. Namus sâdece örtünmekle olmaz evet, ama bu davranışı samimi olarak yapan birisi de bir adım öne geçer benim nazarımda.*