cenab-ı hakk tarafından verilen çok güzel yetenekleri vardı. sesi olsun, gitarı kullanma kabiliyeti olsun, söz yazma olsun gerçekten üstün meziyetleri vardı. hayatını kaybetmiş biri hakkında kötü şey söylenmez tabi de, bu kadar nimet ve güzellik içinde ölümü tercih etmesi (kendi isteğiyle) çok büyük bir yanılgı.
acaba atlarken aklından evi barkı olmayanlar geçmedi mi? ya da hastane köşesinde sağlığından olmuş yaşlı, bizim kolayca aldığımız tek nefesi çok zorlukla alan insanlar? ufacık yaşından beri kan vermekten, serum yemekten vücudu süzgece dönmüş çocuklar? parkta arkadaşları oynarken o evinin camından bir olmayan koluna bacağına sonra camdan oynayan arkadaşlarına bakan çocuk? evladına bir lokma ekmek bulabilmek için kışın soğuğunda ayaz yiyen anne baba? hiç bunlar geçmedi mi acaba onun aklından? ne büyük derdi vardı acaba? ne büyük sıkıntısı vardı onu boğazın köprüsünden azgın derin sulara atlayacak kadar delirten? bari burada mutlu olmadı, diğer dünyasını da hiç etti. ne diyelim, allah affetsin.
benden bir ruhsuz, hissiz, uyumsuz yaratmayı nasıl başardınız diyo ya şarkısında bağıra çağıra eşlik edesim geliyor.
oy ne güzel nası güzel şarkıları var.
en yakın arkadaşımı özler gibi özlediğimdir.
sevgilimi özler gibi özlediğimdir.
en çok da, bencilce, "yaşasaydı, kim bilir daha ne güzellikte şarkılarla tanıştıracaktı beni?" diye düşündüğümdür.
"benden sizden biri yaratmayı nasıl başardınız? yaşamak istemem artık aranızda." demiş ve benim gibi düşünen herkese ya da onu hiç düşünmeyenlere kallavi bir siktir çekmiştir.
daha önce yazılmış mı bilmiyorum ama yavuz çetin aslında bir çok insanın rüyasını yaşayan bir adamken yaşamamayı seçmiştir. mfö, serdar öztop, batu mutlugil, teoman falan hep yavuz'un arkadaşlarındandır, kim böyle türkiye'nin sayılı müzisyenleriyle arkadaş olmak, onlarla aynı atmosferi solumak istemez ki? yavuz çetin iyi kötü bir mekanda( gitmişliğim yok ama bugün bile bir çok ünlü müzisyenin çalıştığı mekan:shaft ) çalmakta, üstelik bir çoğumuzun ancak hayalini kurduğu ya da çok yolunun olduğu kadar iyi gitar çalmakta hayatını sevdiği şeyden müzisyenlikten kazanmaktaydı. bir oğlu, bir fenderi, bir peugeot' su vardı.yavuz rüyasını yaşarken ve belki bugün en azından bir feridun düzağaç kadar popüler olma potansiyeli varken (yani kendine has konumu olup müzikle geçinebilecekken) ölümde karar kılmıştır. türkiye'de milyonlarca insan hiç sevmediği işlerde çok düşük paralara, ağır şartlar altında çalışıp intihar etmiyorsa ve yavuz çetin intihar ediyorsa iç dünyasında çok ciddi sıkıntıları olduğunu ve sadece ''satılık'' albümünde günyüzüne çıkardığı sözler kadar değil daha da kederli olduğunu düşünüyorum. sadece bir köle oldum senin aşkına,bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, bak yine geliyor ayın sonu yok mu yardım fonu'ndan ziyade kurtar beni bu alemden dedirtecek kadar büyük bir sıkıntısı olduğuna inanmak istiyorum.
türkçe sözlerle blues şarkı yapabilen ve bunu da en afilli şekilde yapan yegâne insan.
gitar tekniğini, eşsiz solo yazma kabiliyetini bir kenara bırakıyorum dünyada bunları yapabilen insanlar var ama türkçe sözlerle blues rock yapabilen ikinci bir adam yok resmen. köşeli bir dili, o melodilere yedirmek öyle her babayiğidin harcı değil zira.
"hoba" diyerek gitar soloya kalkan tek gitarist de hala sensin be üstad.
nurla uyu...
dıtdit: ve ilk albümünde "teşekkür" kısmında ucuz olduğu için winston'a teşekkür edecek kadar da, şarkı nakaratında geçen süreyi sözlere ekleyecek kadar da samimi...
niye bu kadar erken gittin ki aramızdan oysaki ne çok isterdim seni canlı dinlemeyi ortalığı serdar a demet e yeni yetme popüler kültür düşkünlerine bıraktın.
şimdi sen gittin eline gitar alan rockçı dedi kalem tutan söz yazdı ama hiç biri sen olamaz özleyerek yokluguna lanetler ederek dinliyoruz seni.
15 ağustos 2013 perşembe gecesi samsun garage bar'da anma gecesi düzenlenecek olan üstad. en son geçen sene 15 ağustosta iki gözüm'de biralarımızı höpürdetirken yavuz şarkıları eşliğinde iki kişi kendi çapımızda yaptığımız anma kadar özel olmasa da özel olması beklentisindeyim.
chuck schuldiner'la beraber ölümüne çok üzüldüğüm türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi müzisyenlerden biridir. gitarını çok iyi kullanır. hatta onun gibi kullanan bir başkası daha doğmamıştır ülkemizde fakat onu sevmemizin nedeni gitar virtüözlüğü değil ruhuyla söz yazıp ruhuyla çalıp ruhuyla aranjman yapmasıdır. biz yavuz çetinin ruhunu seviyoruz. mezarında abartılmış gitarist söylemlerini duysa hak verecek kadar mütevazi bir gitarist olduğu için seviyoruz.
Turkcenin blues a yatkin bir dil olmadigini dusunurken bu teorimi parcalayip yok eden efsane blues sanatcisi.su anda oglu bu islere el atmis olup taksim mojoda babasinin izinden gitmektedir.
hayatım boyunca hep kızdığım ve de kızmaya devam edeceğim adam. evet yavuz abi sana çok kızgınım çünkü, serdar ortaç ın bile 17 tane albümü varken türkiye nin yetiştirdiği en büyük blues gitaristi olarak bizlere miras olarak sadece 2 albüm bırakabildin. sana çok kızgınım, çünkü bu müzik çöplüğünde bizleri bir başımıza bıraktın. gitmek kolaydı be yavuz abi, kalıp savaşmadığın için sana çok kızgınım.