paris'i özlemiyorum
pekin'i özlemiyorum
nevyork'u moskova'yı roma'yı özlemiyorum
çünkü hiç görmedim ki
ne güzel gülüyordun o bahar
ince belli bir şişeden içki dökülür gibi
ellerin de bir sokulgan
elleri de bir serin
erguvanlı sabahlardı çağrısı gözlerinin
bak işte özlüyorum görüyor musun
irkilerek özlüyorum o güzelliği
oralarda o insanlar
oralarda uzaklarda o dağlar düğümünde
çağırsalar dönemem o dağlar düğümüne
o bakımlı yalnızlığı bir daha yaşayamam
ama işte özlüyorum içim yanarak
düşlerimin kök saldığı o geceleri
bir ülke ki hiç gitmedin
bir deniz ki hiç yüzmedin
bir orman ki hiç yaslanmadın yeşil serinliğine
ya sen neyi özlersin ey kuzucuğum
anlat güzel günleri anlat bütün gücünle
ama özleme
çünkü sen hiç görmedin ki güzel günleri