sonbaharı gerek fiziksel gerekse ruhsal olarak hisseden insandır. tanmlarındaki üşümeden de anlaşılacağı gibi yapraklar dökülmekte, doğa mat renklere bürünmekte, kalın kıyafetler yoğun bulutlar gibi gardoplarda belirmekte,keskin bir soğukluk ve donukluk başını almış gelmektedir.
lakin unutmaması gerek bir şey vardır bu ahval ve şerait içinde, o da
kış, ne kadar çetin geçerse geçsin baharın gelişini engelleyemez...
kaçak hanımla maç izlemiş kişilik, bu seferlik iki lafın belini kıramadık ama bunun sonrası da var. bi de cadı gibin tırnaklarımı eline geçiriverdim ama vallahi yanlışlıkla. bir demet özür gönderiyorum kendisine...
ilk defa bir fenerbahçeli nin galatasaray ı desteklediğini gördüm dememe sebep olan güzel insan. düşünün ne kadar iyimser bir insan olduğunu. yüzünden gülümseme eksik olmuyor efendim.
olumlu dusunceleri yuzune yansiyan, sozlukteki muhabbetimizin ustune birlikte bir yarim saat da olsa zaman gecirebilmis olmaktan oturu mutlu eden uzun* insan.
maç sırasında gaza gelip sıçrayınca elimdeki vişne suyunun üzerime ve çantama dökülmesiyle elinde ıslak mendil yardımıma koşan yazar. ayrıca kopmamı sağlamış manyak ötesi yazar. yalnız şu var bir fenerli olarak antigalatasaraylı olması gerekmez miydi? (bkz: binlerce dansöz var)*
işyeri nedeniyle; düşman kalesinde esir düşmüş bir prenses olarak gördüğüm,
o güzel şiirlerini sürekli yazmasını arzu ettiğim,
nazik naif ve sözlükte kimsenin; kendisiyle ilgili olumsuz bir düşüncesi olmadığına inandığım ender insanlardan birisi olan hanımefendi yazar...
kırk yıLda bir benden bir şey istedi bu yazar.. ama ben bu isteğini yerine getiremedim.. bu yüzden kendimi hindistan'a attım.. binLerce basamakLı merdivenLerden çıkıp acıyLa karışık bir huzur eLde ettim.. sonra gurum dedi ki "acı sonunda yok oLacak ve saf huzur'u eLde edeceksin en sonunda"..
uğruna binLerce merdiven çıkmayı göze aLacak kadar pek çok sevdiğim yazar.. edebi küLtürüne heyran..
bugün itibariyle yok yere canının sıkıldığını düşündüğüm kişi. her kim ne yapıp ne edecekse onun sıkıntısını alsın; güler yüzünün sıkıntıyla solmasına engel olsun diye kendi başlığı altından sözlük cemaatine seslenir ve kendisine de tekrar tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletirim.
paul eluard ın gece adlı şiirini kendisine ithaf etmek istediğim; hem sözlük için hemde bizim için çok önem taşıyan sevdiğimiz bir yazar.
Hiçbir vakit tam karanlık değil gece
Kendimde denemişim ben
Kulak ver dinle
Her acının sonunda
Açık bir pencere vardır
Aydınlık bir pencere
Hayal edilecek bir şey vardır
Yerine getirilecek istek
Doyurulacak açlık
Cömert bir yürek
Uzanmış açık bir el
Canlı canlı bakan gözler vardır
Bir yaşam vardır yaşam
Bölüşülmeye hazır
nicki akıllara takılan yazar. akşamdan beri beynimde yasak merve yasak merve diye dönüyor. sonunda kim ulan bu dedim geldim okudum biraz. nickini de sevdim kendisini de. yaratıcılık konuşmuş doğrusu...
istanbulu pek bir seven, söz söyletmeyen, yandan baktırmayan yazar. Edebi bir tarafı da varmış gördüğüm kadarıyla. Gireceği yeni mülakat ve iş görüşmelerinde şimdiden başarılar diliyorum. Ne de olsa rakip değiliz. *
29 eylul 2007 haydin iftara zirvesinde gördüğüm ama nickini unuttuğum yazarlardandır. *
kuş gibi gıdım gıdım yemek yemesi hasebiyle yemek esnasında iştah açmayan yazardır. halbuki yemek esnasında beni izlese iskenderi de, sütlacı da yarım kalmamış yazar olacaktı. (bkz: yemek esnasında iştah açan yazarlar) *
iyi ki doğmuşsun ve iyi ki seni tanımışım demek istediğim, insan taklidi yapan melek veya melek gibi insan, doğum günü yazarı. hakettiğin bütün güzel şeyler hep seninle olsun.