yaran olaylar

entry2149 galeri87 video2
    126.
  1. 127.
  2. tamamen yaşanmıştır.

    şimdi benim iki kuzenim, ki ikisi o zamanlar birbirleriyle küs, ama aynı yerde çalışıyorlar ve şanslarına küs oldukları bir günde birlikte gece vardiyası yapıyorlar. hiç konuşmadan bütün gece işlerini ayrı ayrı hallediyorlar. derken kuzen1 işyerindeki mutfağa gidiyor ve bakıyor kullandıkları bir bıçak yerinde değil. sinirleniyor, çünkü bu kaç zamandır oluyor, yani kuzen2 bunu hep yapıyor. düşünüyor ve dahiyane(!) bir fikir buluyor. alıyor bir küçük kağıt, yazıyor üstüne,

    ' beni kullanıyorsun ama yerime geri koymuyorsun. '

    yapıştırıyor bantla bıçağın bir yüzüne. yerine koymadan olduğu yerde bıçağı bırakıp çıkıyor. işte zaman geçiyor, sabah oluyor, kuzen2 kahvaltı etmek için mutfağa giriyor, peynir kesecek, ama o da ne, bıçak dile gelmiş, sitem ediyor. kuzen1 cinse o patlıcan mı, o da alıyor kalemi ve bıçağın diğer tarafına aynen aşağıdakileri yazıyor,

    ' ama sen de iyi kesmiyorsun. '
    **
    9 ...
  3. 128.
  4. yer opet benzin istasyonu...
    benzin almak için durulur. cepteki son parayla 10 ytl lik benzin istenir. eleman pompayı arabaya takar benzini verir gider muabbete başlar. geldiginde 30 ytl lik benzin vardır artık arabada. eleman gider ve daha yetkili birini getirir. bu diğer eleman "para önemli değil" bakışı ve ses tonuyla sorar:
    -ne kadarlık oldu
    -30
    -ne kadarlık olucaktı
    -10
    bi kaç saniye düşünür
    -çekin geri*
    herkes teknolojik bir alet getirip benzini çekicekler diye beklerken elinde hortum olan bir eleman gelir *hortumu daldırır depoya ve başlar agzıyla benzini çekmeye. çektiği benzini agzı darack olan bir bidona boşaltır. 5-6 çekişten sonra nefesi yetmeyince sırayı yandaki arkadaşına verir. olayı hayretle izleyen arac sahiplerinden başka yine olaya seyirci kalan bir başka istasyon çalısanı bidonun yanında yeni yaktıgı sigarasını pöfür pöfür tüttürürmektedir.* artık kimsede nefes kalmamıştır ve depoda 7 ytl fazla benzin bırakıp arac sahiplerini gönderirler.

    (bkz: burası türkiye)
    (bkz: gülelim mi ağlayalım mı)
    16 ...
  5. 129.
  6. kişiler: double cross'un arkadaşı (dca), double cross'un arkadaşının babası (b).
    yer: saroz
    sene: yaklaşık 10 sene öncesi, muhtemelen 96-97 ya da 98.

    dca, sonunda yazlığa gitmiş olmanın verdiği coşkunlukla tüm yazlık arkadaşlarını toplar. sabahtan akşama kadar hayvanlar gibi maç yaparlar, üstüne de "terledik be yau" nidalarıyla denize girerler. kimsenin üzerinde 5 kuruş para yoktur. E tabii litrelerce su kaybeden, üstüne de tuzlu suyu yiyen bünye bir güzel kurur.

    saat akşam 8 olur, ergen bünyeler suuu! serzenişleri ile evlere dağılırlar. doğal olarak dca da evine gider. yazlığın Kapısını çalar, kimse açmaz. Bir daha çalar yine kimse açmaz. evde tek kişinin bulunduğunu onun da tuvalette olduğunu, ya da evdekilerin uyuduğunu düşünen gencimiz 5 dakika bekler, Yanına anahtar almadığına küfrederek tekrar kapıyı çalar, yine ses seda çıkmaz.

    susuzluktan yarı delirmiş dca bir an durur. Ardından tekme atmak suretiyle kapıyı kırar. mutfağa girer, kana kana su içer. Ancak bedensel ihtiyaçlarını gidermiş bünyeyi büyük bir göt korkusu beklemektedir. Elbet gezmeye giden aile eve gelecektir.

    dca, o an için kendisine oldukça mantıklı gelen bir yalan hazırlar.

    b: (anne ile eve gelmiş, kırık kapıyla karşılaşmıştır): eve hırsız girmiş!
    dca: yok, ben kırdım..
    b: niye kırdın oğlum kapıyı?
    dca: ses gelmedi, gazdan zehirlendiniz zannettim, kırdım.

    (bkz: olaylar gelişir.)

    ayrıca olay, aradan 10 sene geçmesine rağmen her içki ortamında açılan yegane muhabbetlerden biri haline gelmiş, klasikleşmiştir.
    8 ...
  7. 130.
  8. zaman: 2001
    yer: üsküdar çağrıbey anadolu lisesi. lise 1.
    kişiler: hasta ruhlu 9c sınıfının büyük çoğunluğu.

    milli eğitim bakanlığı türkiye (istanbul da olabilir, yanlış söylemeyeyim şimdi, tam hatırlamıyorum) çapında bir seviye tespit sınavı düzenlemiştir. hiçbir nota etki etmeyeceği gibi sınavın okulla ilgisi alakası bulunmamaktadır. sonuçlar milli eğitim tarafından değerlendirilecek, ve istatistiğe dönüşecektir.

    bunu öğrenen 9c öğrencileri isimlerini kafadan atarak kodlarlar. herkes bir ünlü ismi seçer. sınav kağıtları mankenler, oyuncular, hatta süper kahraman isimleriyle dolar.

    sınav süresince milli eğitimden gönderilen bir görevli gözetmenlik yapmaktadır. sınıfın şansına bu kişi (nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde) kağıtlardaki isimlerin gerçek isimler olmadığını farketmez, muhtemelen dikkat etmemiştir.

    sınav biter, kağıtlar teslim edilir, henüz taze olan olayın makarası yapılarak tuvalette sigara içmeye gidilir.

    olayın burada kapandığı sanılmaktadır, ancak öyle olmayacaktır.

    1 hafta sonra sınav sonuçları gelir, katlardaki panolara asılır. isimlerin hepsi kodlandığı şekilde listede yerini almıştır.

    ismail güldüren'ler, edgar davids'ler, marilyn monroe'lar, süleyman demirel'ler gayet ciddi bir şekilde panoda sırıtmaktadırlar.

    olayı duyan tüm öğrenciler gerçek mi diye bakmak için sıraya girerler, gülmekten karnımız ağrır.
    5 ...
  9. 131.
  10. Artvin'de mi ne bir tabela. Adamın teki üşenmemiş yazmış.
    Nüfus:6270
    Rakım:734
    Kuruluş:1957
    Toplam:8961
    11 ...
  11. 132.
  12. 133.
  13. lisedeki fizik hocamızın (bkz: olcay demir) anlattığı olay. yazdığı çok olmuştur ama bu tamamen gerçek.

    çocuklar şimdi şehirler arası yolda gidiyorum hava çok sıcak böyle dehşet. benim depo yarıdan biraz daha az. aradan bi 15-20 dk geçti baktım yarıdan fazla gösteriyo. dedim heralde yanlış gördüm neyse yarım saat sonra bi baktım ulan 3/4 ü geçmiş full olacak nerdeyse, zor zalim bi benzinciye yetiştim depo ciddi ciddi full gösteriyodu. dedim ya böyle böyle depoyu doldursanız. adam pompayı soktu iki saniye geçmedi ki benzin dışarı akmaya başladı * meğersem benim depo farklı bi maddeden yapılmış plastik gibi bişey. sıcakta da büzüşmüş *
    11 ...
  14. 134.
  15. arkadaşa msn'den kısametrajlı filmimi yollamam üzerine "güzel, ne bu şimdi, fragman mı?" demesi. *
    5 ...
  16. 135.
  17. yer:taksim
    saat:kolumdaki gecenin ilerleyen saati*

    olay:arkadaşlarla heykelle burgerin arasındaki durakta oturmaktayız, önümüze bir taksi yanaşır. akabinde arkasındaki polis arabasından tuhaf bir anons gelir:

    -ta ta ta taksii sağa ççekkk..

    biz noluyoruz modundayızdır, anons tekrarlanır ve polis arabasına doğru baktığımızda anonsu yapan polisin yanındaki meslektaşının kahkahalar attığını görürüz,e tabi biz de yarılırız çünkü anonsu yapan polis kekemedir. ''madem kekemesin niye anons yapmaya kasıyon'' diyip olay yerinden gülerek uzaklaşırız..
    4 ...
  18. 136.
  19. anneyle alışverişe gidilecektir. alışveriş için carrefour seçilmiştir. carrefoura gidilir ve alışveriş yapılır. sıra gelir kasada beklemeye ve beklenir. sıra bize gelmiştir.
    kasiyer sorar:
    -carrefour kartınız var mı acaba?
    annem yanıtlar:
    -var, ama evde. *
    11 ...
  20. 137.
  21. yer : kıbrıs salamis harabeleri ören yeri

    yazar,eşi, kankası ve onun eşi ile birlikte kıbrıs ta şöförlü bir araç kiralamış ve salamis harabelerine gidilmiştir. araç ören yeri girişinde görevli tarafından durdurulur ve bilet alınması gerektiği söylenir. yazar ön sol tarafta oturmaktadır ( hayır yazar yanlış yazmamıştır çünkü kıbrıs ta araçlar sağdan direksiyonludur) .arkada ise eşi, kankası ve kankasının eşi oturmaktadır. görevli kafayı eğer, arabanın içine bakar ve der ki:

    - abi 4 kişilik para alalım. çocuktan para almaya gerek yok!!

    yazarın kankası kısa boyludur ama yaşı 40 ın üzerindedir. nasıl adamı çocuk zannetti hala akıl sır erdirememekteyim.
    5 ...
  22. 138.
  23. sene seksenler; evin çatısındayız * kuzenlerden biri * abimi el arabasına koymuş çatıda tur atıyorlar. o yıllarda kiremit nerdeeee sade beton var, kenarlar açık. kuzen kenara kadar sürdü abimi, geri döndüğünde içinde abim yoktu. kuzenin tipini ve abimin üçüncü kattan düşüp yürüyerek tekrar çatıya çıkmasını bir türlü unutamıyorum. ulan ya ölseydi? gülüyorum bi de utanmadan...
    19 ...
  24. 139.
  25. kutupsal form, eppur si muove, darkguard ve darkguard kişisinin sevdiceği (dks) aynı masada oturmaktadır.

    dks hanımımız darkguard'ın fotoğraf makinesini kurcalamaktadır, resim çeker, bakar, eder.
    fakat bir anda bir haykırış masadakilerin dikkatinin dks ye dönmesine sebep olur..

    -eüüeü canım ben bişi yaptım sanırım?

    darkguard ne yaptığını ufaktan tahmin ederek makineyi eline alır
    tabi bu sırada eppur si muove ve kutupsal form kişisi de olayı tahmin etmiş, darkguardın yüz ifadesinin neye dönüşeceğini merakla izlemektedir.

    darkguard makineyi eline alır ve ekranda şu ibare ile karşılarşır :

    Deleting all pictures & videos on the memory card... (protected pictures & videos are saved *)

    darkguard bir anlık şaşkınlık ile makinenin kapatma tuşuna basar. ama makine darkguardı sallarmı? sallamaz.

    pilleri çıkarana kadar makinedeki resimler silinir * * *
    6 ...
  26. 140.
  27. double cross ve 2 arkadaşı (bkz: sevgili), 3 sene önce caddebostan sahile gitmek üzere suadiye bağdat caddesinde yürümektedirler. Yolda muhabbet sarmış, dolayısıyla etrafa olan dikkat azalmıştır.

    Sevgililerden erkek olanı bir anda birisiyle çarpışır. oha! bakışıyla kafalar kaldırılır, çarpılan kişi görülür, 3 saniyelik bir donma anından sonra yola devam edilir, geyiği aylarca yapılır.

    çarpılan kişi mi?

    (bkz: volkan demirel)
    4 ...
  28. 141.
  29. kişiler: double cross'un arkadaşı(dca), dayı(dayı)
    zaman: 2005, gecenin ikisi
    mekan: suadiye sahil yolu

    dca, suadiye'de double cross ve diğer ortak arkaşlarıyla takılmış, muhabbetin belini kırmış, sonra gece 2'ye doğru evine gitmek üzere arabasına atlamıştır. Bir süre bomboş yollarda gittikten sonra 500 metre kadar ilerde hareketli alevler görür. Ne olduğunu merak eder, vitesi 4'den 5'e atarak olay yerine iyice yaklaşır.

    bir motorsikletin arka bölümü yanmakta, yaşlı bir amca ise motoru kullanmaktadır.

    dca hızını motorla aynı tutarak yandan yaklaşır, camı açar;

    dca: dayı motor yanıyo dayı! aman!
    dayı(gayet sakin, eşsiz bir ege aksanı ile): biliyorum, ben de onu söndürmeye gidiyorum.
    10 ...
  30. 142.
  31. boi otobüsüne binilip evin yolu tutulmuştur. eşraftan bir arkadaşın aramasıyla titreşimde bulunan cep telefonu çalmaya başlar, telefon açılır ve diyalog gelişir.

    - efendim.
    + aga naabıyon?
    - iyi aga, sen nabıyon?
    + iyi aga saaol, hadi görüşürüz.
    * dııt dııt dııt dııt
    - ???
    6 ...
  32. 143.
  33. dolmuşta okul çıkışı öğrenciler gelir ve şoföre "şurdan bir öğrenci" diye sürekli 1 ytl verir. bu sırada şoförün yanında oturan meraklı bir abimiz şoföre sorar.
    -ya dolmuşlarda öğrenci diye birşey var mı?
    +ya yok da öğrenciler 1 ytl veriyor,* öğrenciye saygımız sonsuuzz!... der.

    bunu duyan belgarath hüzünlenir ve cebindeki bütün paraları "al ulan helal-i hoş olsun" diyerek vermek ister ama kendini zor tutar.
    4 ...
  34. 144.
  35. Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu ilköğretim Okulu'ndan Mansır Bey anlatıyor... Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
    - Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir. Teknik servis elemanı sorar:
    - Nasıl yapıyorsunuz?
    - Senin anlattıgın kimi.
    - Hata ne?"
    - Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir.
    - işlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?.
    - Tamam diyor ve başlıyor, anlatmaya.
    - Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek
    ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee...
    9 ...
  36. 145.
  37. iki sevgili denizde tek vücut olmuş aşkın tadını çıkarmışlar ve çıkma vakti gelmiştir.

    selim hadi çıkalım.
    -duralım hayatım biraz daha, su çok güzel.
    hayatım ellerim buruştu, gireriz tekrar.
    -aşkım dur sürükleme bırak bi elimi.
    hadii gel buraya uyuşuk.
    -aaah anam anam yandım yılan soktu, akrep ısırdı(neydi lan ismi) yengeç. yengeç hayatım ısırdı. Dur dur dur, ay ay ay oturayım şöyle.
    Hayatım oturmasana geziniyordur o şimdi buralarda.Gel hemen gidelim.
    -yok gördüm ben o namussuzu. vurdu kaçtı o.
    (2 dk. sonra)
    -ind. ııı geçti geçti bitanem gel gidelim.
    5 ...
  38. 146.
  39. olay antalya halinde gerçekleşir.

    iki sivil polis halde gezerlerken, üzeri yeşil ağaç dallarıyla kaplı karpuz yüklü bir pikaba yaklaşırlar.

    - bu pikap kimin?
    * buyrun benim amcam. karpuzlarımız güzeldir.
    - amca kaça veriyosun bunları?
    * valla amcam komisyoncu kaça verirse ama 700 gibi istiyoz.
    - amca bu üstündeki dallar ne ayak?
    * amcam karpuzlar güneşte yanmasın diye yoldum bunları.
    - kendin mi yetiştirdin?
    * yok amcam, bizim tarlanın aşşasında dere var derenin içinde bi olmuş bunlardan, birazını yoldum, karpuzun üstüne attım.
    - amca şu dereyi göstersene bize bi?
    * amcam karpuzu almayacanız mı?
    - sen şu dereyi göster satarız senin karpuzu merak etme.

    dereye gidilir keşif yapılır, 2 saat sonra 100 jandarmayla derenin içinden 2500'ün üzerinde hint keneviri yolunur.
    10 ...
  40. 147.
  41. muhtemelen sadece yazan arkadaslari "yaran" olaylar.
    3 ...
  42. 148.
  43. bundan bir 13-15 sene önceydi. yazdı mevsimlerden. hava geç kararıyordu, apartman görevlisi part-time çalışıyordu. annem mutfakta akşam yemeğini hazırlıyor, ben de sofraya yardım ediyordum. mutluydum sanırım o zamanlar, örnek aile tablosu, ekmek elden su gölden, tek derdim mahalle maçına beni de alsınlar...

    bostancı'da oturuyorduk. bostancı'da yasemin pastanesi vardı, hala da vardır aynı yerde, neyse. annem, kardeşime git yasemin'den bir çiçek ekmek al diye, bir çiçek ekmek parası verdi. kardeşim de ekmek almaya gitti, sofraya ekmek bekliyoruz yemeğe oturmak için.

    pastane eve beş dakika, ekmek alıp gelse, 4. kata çıkma payı vs. toplam 10 dakikada eve gelmesi lazım kardeşimin. neyse 2 dakika sonra zil çalıyor bizim şaşkaloz elinde yarım bayat ekmekle kapıda. çiçek ekmek yokmuş, bunu aldım diyor. biz şaşkınız. o zaman yarım ekmek de satılıyor bakkallarda, pastanelerde ama bu bildiği tırtıklanmış bayat ekmek. neyse annem bir anlam veremeyip içeri alıyor elindeki ekmekle kardeşimi.

    derken, arkadan üst kattaki yasemin teyze geliyor, ki bu yasemin teyze daha önce birkaç yazımıza konu olmuş son derece temiz kalpli bir teyzemizdi. yasemin teyzenin elinde annemin biraz önce kardeşime ekmek alsın diye verdiği para duruyor. yasemin teyze anneme neden para verdin diyor. şaşırmış kadın bir de, o zaman istenirdi komşudan ekmek, ıvır zıvır vs. ama çiçek ekmek nesi? neyse işin esas yüzü ortaya çıkıyor. benim canım kardeşim yasemin'den ekmek almış, ama yaseminler karışmış. biz de nasıl erken geldi bu kadar demiştik.
    13 ...
  44. 149.
  45. film gibi hadise lan. 7 sene önce taşındığım eski mahallemdeki arkadaşları neyi görmek için gittiğimde, köşebaşında oturan iki dene çakal gördüm. bunlarla da tanış olduğum içün yanlarına vardım, baktım ikisi de çadırı dikmiş, ellerindeki telefonu bir o götürüyor kulağına bir öbürü. hıyarlar bir yandan da: "oğlum duyuyon mu lan? karı telefonu .mına sürtüyor lan!" deyu birbirini gazlıyor. neyse bir süre sonra kapandı telefon, aynı anda öbür dallamanın telefonuna mesaj geldi: "kalan kontör 0" deyu. yavaş yavaş taşlar yerine oturmaya başlıyor değil mi?

    meğer bu g.tü büyüklerden biri telefonu g.t cebine koymuş, tuşları da kilitlemeyince yanlışlıkla yanındaki kopuğu aramış. numara da gizli tabii. aradığı kopuk da, pavyonlardan çıkmayan, akşamcı kolpanın teki. masasına çağırdığı karılardan biri bunu arıyor sanmış, diğer oğlanın g.tü hareket ettikçe çıkan hışır hışır sesleri de, karının telefonu .mına sürtmesi şeklinde yorumlamış. ahah. allah belanızı versin abazalar. şimdi herif kontörünün bittiğine mi yansın, kendi g.tüne çadır diktiğine mi? i?
    185 ...
  46. 150.
  47. evin karşısında devasa bir cami bulunmaktadır. okunan ezan da haliyle evde yankılanmaktadır. son zamanlarda tv başından kalkmayan anne modeli, yayılmış ve fazlaca dalmış olarak dizi izlerken, ezan okunmaya başlar... anne kumandayı arkasına tutup tuşa basar, basar,basar...
    -anne napıyosun??
    -sesini kısıyorum..
    -ezanın mı??? puhahaha
    - ay ben napıyorum yaa...
    6 ...
© 2025 uludağ sözlük