iett aracında arkadan iki onde sol tarafta cam kenarında oturmaktayım yanımda oldukça alımlı bir bayan koltuga adeta nakşolunmuş kıpırdamadan savrulmadan sağa sola donmeden hiç pas vermeden oturmaktadır.
araç akaretler durağında durdu. araca birkaç kişi bindi.bunlardan birtanesinini omzunda oldukça okkalı bir çanta asılıydı adam ilerledi bizi geçip arka koltuga oturmak niyetindeydi.
adam tam bizim hizamıza gelnek üzereydi araç birden hareket etti adam ve o daş gibi çantası birden ivmelendi. güm kızcagızın alnına nakış biden bozuldu ağğğ iğğ eğilip kalkmalar.
tabi uzuldum ama bişi yapamadım ah kıyamam kıyamam gel bi baksın ... mı deseydim ne yani.
neyse devam ettik köprüyü geçtik araç yine duraga girecek bizim eleman megerse bu seferde inecekmiş ayakta duruyor durakta bir fren (sanırım şöför acemiydi) çanta bu sefer kızcagızın arkadan kafaya gümm ...
uuu gulsem bi durum gulmesem bi durum tutamadım kendimi ama koptum. beni görünce olaya şahit baskalarıda var tabi otbüsün arka kahkaha tufanı kızcaız artık bişi de diyemedi utandı sanırım kalkıp indi araçtan.
- şimdi bizim ev çok merkezi bir yerde efendim.. (aile bireyleri evi satmak için kasarlar)
+ evet gerçekten güzel bir eviniz var.. (müşteri ikna olmak üzeredir istenilen fiyatta ama naz yapıyor namussuz..)
- yani evin bir marazı var diye değil ihtiyaçtan satıyoruz. arabayla köprü 3 dakika, şehir merkezi zaten, holdingler bile artık burayı tercih ediyorlar, e karşımızda koruluk, kentin içerisinde çok sessiz sakin sayılabilecek bir mevkiimiz var. (allanıp pullandırılır ev artık son hamlelerdir istenilen fiyat için..)
+ evet gerçekten harikulade özelliklerde bir ev.. (ve nihayet olay kopmuştur denilirken araya ağabey kişisi girer ve nerden geldiği belli olmayan bir cümle savurur orta yere..)
* şimdi ustam bizim burda bir kış olur kardan yollar kapanır bizim evin önünden köprüye 8 saatte inemedim ben geçen sene..
- ??!..
yasak, bir iş görüşmesi için daha önce hiç kullanmamış olduğu minibüs hattındaki bir minibüse biner. yollar, insanlar, her şey yabancıdır. bindiği minibüsün şoförü bunu sezmiş olacak ki ayakta kalan yasak'ı vitesin kuzeybatısındaki * yasak'ın içinde motor olduğunu düşündüğü, aynı zamanda bozuk paraların da istiflediği yere oturtur.
yolculuk başlamıştır. şoförün gerginliği dışında her şey ilk dakikalarda normaldir... şoför herkese çemkirmektedir. bozuk parası olmayan teyzeye, "şurdan geçer mi evlat" diyen amcaya, "müsait bir yerde inebilir miyim"i geç söyleyen genç kıza... derken kahraman bir minibüs yolcusu çıkar ve... gelin bundan sonraki olayları beraber izleyelim. *
-kaptan ayıp oluyor ama ne bu sinir?
-*noldu arkadaşım bir sorun mu var?
-herkesi haşlıyon abi bu ne iş?!?!
-sana mı dedikk bişi...
-ne biçim konuşuyon lan.
-sana ne nasıl konuşursam konuşurum indir o eli sen önce bi. *
-devam et kaptan son durağa gidelim bayanlar var.
-?!?!?!! karanlık bir dünya vardır,bilir misin? *
-?!?
-sana onu yaşatırım... **
22 temmuz akşamı mhpliler seçim sonuçlarını ankaradaki genel merkezlerinden izlemektedir. sonuçları trt1'de izlerken tayyip erdoğan seçim zaferini kutlamak için trt1 akp merkezine bağlanır. o sırada mhpliler kanal değiştirir fakat tüm kanallarda tayyip bey canlı yayındadır. ardından tayyibin olmadığı bir kanal bulurlar.trt4'ü açıp klasik müzik dinletisi dinlerler. çam yarması amcaların klasik müzik çalarken ekrana aval aval bakıp olan biteni anlamlandırmaya çalışmalarını hala hatırlar gülerim.
ankara'da gecenin bir yarısı süs havuzlarından su dolduran vatandaşlara bir televizyon muhabiri yanaşır... yaşlı bir amcayla röportaja başlar...
- amca iyi geceler... sağlıksız değil mi bu sular...
* * vallahi biz halimizden memnunuz...
- * nasıl yani?
* * evet halimizden memnunuz, gelecek seçimlerde melih gökçek'i yine iktidar yapacağız allah'ın izniyle... böylesine bir rezilliği başka zaman göremeyiz... bu ayrıcalığı bize tattırdığı için minnetarız kendisine...
tatilde kumsala oturmuş güneşlenilmektedir. akabinde sevgili oldukları anlaşılan iki turist gelir ve arkamızdaki sezlonga gecerler. dikkat egilmesi gereken nokta sezlonga gecerler. sezlonglara değil. bi güzel deyimi yerindeyse yiyişmeye başlarlar. bütün kumsal soktadır ancak kimse kalkıp da bir uyarıda bulunmaz. ondan kelli arkadasım kalkar ve hortumla bi güzel turistleri sular. bütün kumsal hep bir agızdan:puahahahhahaha
merak için zürafa sokak'da dolaşırken 45-50 yaşlarında bir hayat kadınının birdenbire yüksek sesle " küpeliiiiiiii kız gelsene buraya, sana indirim yapcam" diyerek sizi çağırması ardından tüm bakışların sizde toplanması. fahişenin sizi takibe başlaması ve tırsıp hızlı adımlarla ikilemeniz.
5-6 yaşlarındayken babam bana çimadam almıştı. her çocuk gibi heveslenmiş yavaş yavaş sulamaya başlamıştım.
birkaç günün sonunda çimler ufak ufak belirmeye başladı. iyice uzamasını istiyordum, hiç kesmeyecektim. çimlerin boyu 10-15 cm olunca yavaş yavaş eğilmeye ve hafiften dipten sararmaya başladılar. başta normal bir şey sandım. ama ertesi gün biraz daha eğilince "yok bu böyle olmayacak" diyip dik dursunlar diye, bütün çimlerin üstüne dayımın briyantininden sürdüm.
2 gün sonra tümden öldü..
denizli'de dolmuşa binilmiş grup halinde bir arkadaşın evine gidilmektedir. bilenler bilir, eğitim fakültesi'nin orada "salı pazarı" vardır. -gerçi şimdi kapalı bir pazar yeri yapıldı oraya taşındı-
* olum film falan alsaydık lan?
- ya bizim orada var cdci. pazardan meyve falan mı alsaydık lan inip? eve kadar yürürdük..
* olum ben sizin eve kadar yürümem.
adanalı bir arkadaş: he la inelim şurda... pazardan bi karpuz alak, yarrak da yiyek.
-tüm minibüs bir anda adanalı yağız delikanlımıza döner- ***
baba ve kızı araba ile evlerine gitmektedir.
biraz sonra baba arabayı durdurup, tüpçüye uğrayacağını söyler.
kız da - o zaman bende şurdaki pastaneden tatlı alayım, der.
birlikte arabadan inerler.
kız tatlıyı alıp pastaneden çıktığında arabanın hareket ettiğini görür, koşar ama yetişemez.
çarşının ortasında elinde tatlı kalakalmıştır.
az ilerdeki dolmuş durağına doğru yürür.
yarım saat sonra evde babayla buluşurlar ve baba olayı şöyle anlatır;
- tüpçüden çıkıp arabaya bindim, normal sohbetimize devam ettik, (hep babam konuşmuş) yokuştan çıkarken bir sana döndüm ki, yoksun. hemen geri dönüp acaba nerede düşürdüm diye seni aramaya başladım. (mendil ya sessizce düşecek)
tüp bebek merkezinde çalışan bir arkadaşım anlatıyor.
erkekten alınan spermlerin ona ait olduğunun ispatlanabilmesi için, hastanın el yazısıyla "bu spermler bana aittir" yazıp altına da imza atması gerekiyormuş. merkeze gelen hiç kimse sperm kelimesini doğru yazamıyormus. siper, süper vb. sperm hariç her türlü kelime yazılıyormuş. bi adam olaya son noktayı koymuş.
cemmm arkadaşı ile aynı odadadır, cemmm bilgisayar başında, arkadaşı ise yatakta uyuyakalmıştır. bilgisayar başında takılan cemmm uykusu geldiği için ayaklanır. tam o sırada arkadaşın sese uyanıp ettiği laf ile cemmm ikiye bölünür:
bu ve arkadaşı gece zevk için gezerlerken piçlik olsun diye travestilerle pazarlık ederler. muhabbetler ve pazarlık eğlenceli olduğu için bunu alışkanlık haline getirirler. artık geceleri eğlenceleri arabayla gezip yol kenarlarındaki travestilerle pazarlık etmek olmuştur. bir gün yine iki travestiyle pazarlık ederlerken travestilerden biri bunları çay içmeye davet eder. yol kenarındaki bir yerde çay içerler. bu sırada pazarlık etmektedirler. (tabi arkadaşlar geyik modundadır fakat travestiler seks yapmaya kararlıdır)
+(arkadaş)olm, napcaz? nasıl atıcaz bunları başımızdan. s.kerler bizi valla.
-(diğeri)evet lan, bir bahane bulmalıyız. fiyat çok yüksek olmaz diyelim.
içeri giderler. fiyatin yüksek olduğunu söylerler.
+(arkadaş)bıdı bıdı bıdı. fiyat yüksek valla. işte yapamayız.
-(travesti) olur mu öyle şey! vallahi bırakmayız. siz bize çay ısmarladınız, dostluk ettiniz. en azından bırakın da bir sakso çekelim. bizdensiniz.
arkadaş ve diğer eleman tuvalet bahanesiyle mekandan kaçarlar. bir daha da travestilere görünmemeye dikkat ederler tabi.
termodinamik dersinde bölümün sağlam hocalarından birinin nüfusun dörtte üçünün bayan olduğu bir sınıfta pompaları anlatırken kendisinin okulun en iyi pompacısı olduğunu iddia etmesi, erkeklerden önce hatunların yarılması, hocanın tip tip sırıtması.
ben de 40 hatunun önünde sağlam pompalarım diyerek reklamımı yapsam sırıtırım tabi yavşakça.
aslında olay o değil de herif tam bu okulun en iyi pompacısı benim dediği anda kalkıp hayır benim demek vardı. bu sefer de kafayı takar bitirtmezdi okulu. e tabi okulun en iyi pompacısına bulaşmamak lazım. salaklığın lüzumu yok...
sigara(!) içtikten sonra, need for speed oynayıp, arabayı deniz manzaralı bir yere çekip, görüntüyü arabanın içine alıp sabaha kadar denizi izlemektir.