depremden sonra kurulan özel şirketlerdir. özel olmasına rağmen devlet hesabına çalışırlar. ücretleri sabit olup müteahit tarafından karşılanır. yapıların proje ve eklerine uygun yapılmasını denetleyen teknik sorumlulardır. inşaat mühendislerinin artık işsiz kalmamalarını sağlamıştır.
ciddiliğini gittikçe yitirmekte olan inşaat denetleme kurumlarıdır. firma sahipleri müşteriyi ellerinden kaçırmamak uğruna mütahitlere boyun eğmektedirler. (bkz: abi çıkmayı 50 cm uzun yaptık) . hepsinin denetlediği metrekare kadar mühendis çalıştırması gerektiğine karşın hepsi çok sınırlı sayıda mühendis çalıştırıp eksik mühendislerin diplomalarını kiralamayla yetinir.( şu an için aylık min. 250 mlyon max.475 mlyon veriyorlar ).beton dökülmeden önce demirlerin kontrol edilmesi gerekmesine rağmen kontrollerin yapılmadığına defalarca şahit olmuşumdur. sadece belediyede evrak kalabalığı yaratıp getir-götür işlerine bakarlar.sahipleri yaptıkları yatırım ve yaptıkları işe oranla inanılmaz paralar kazanırlar.
çagdaş kentleşmenin temelidir. ilgili kanuni düzenlemelerin yapılması ** için 17 Ağustos depremi beklenmeseydi, deprem sonuçlarının bu kadar vahim olmayacağı gerçeğidir.
her ne kadar yanlışlıklara göz yumulduğu söylense de olası bir afet durumunda muhtemel bir zarardan müteahit firma kadar denetçi firma da sorumludur. zira ciddi denetim firmaları da vardır ve bu gibi 'idare et abi' cilere prim vermemektedir.
parayı müteahhitten aldıklarından dolayı cok sıkı denetim yapabildikleri soylenemez lakın deprem sonrası denetim firması sorumlu oldugundan müteahhite verdiği tavizler cok buyuk olmamaktadır.
içerisinde bulunduğum, çalıştığım sistemdir. ayrıca bir gelişme;
19 ilde uygulanmakta olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun bütün illerde uygulanması, bu kararın 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmesi Bakanlar Kurulu'nca 14.06.2010 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Konu ile ilgili 2010/624 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 13 Temmuz 2010 tarih ve 27640 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış olup, söz konusu karar ekte yer almaktadır.
yeni mezun mühendislerin inşaat ve şantiye havası soluması açısından çalışmaları gerektiğini düşündüğüm özel firmalar. maddi olarak fazla bir getirisi olmasa da mesleki açıdan fayda saylayacağı kanaatindeyim.
2011 yıl başından itibaren bütün illerde uygulanmaya başlanmıştır. bu demek değildir ki öncesinde uygulanmıyordu. eskiden belediyenin mühendisleri denetlerken* şimdi müteahhitle anlaşan özel kurumlar denetliyor*. son kararname ile artık bu kurumlar artık belediyeye değil bayındırlığa bağlandı ki bu bir nebze de olsa işlerin daha sıkı tutulacağını gösterir.
2008 de sıraya girildiğinde ancak 2011 sonunda sıra size gelen uygulama. şimdi tekrar sıraya girsek bir 5 sene sonra falan bir tane daha açarız herhalde ama o zamana kadar yapı denetim patlayacaktır. havuz sistemi ister istemez gelecektir. dolayısı ile şu anda girilmesi riskli olan sektördür. mevcut firmalar bile %40 %50 %60 a varan kırımlar yaparken, yeni bir şirketin tutunması imkansız. satarak en doğru hamleyi yaptığıma inanıyorum.
denetleyiciden çok evi yaptıranın da denetleyici firmayı denetlemesi gerekmektedir. zira yapı denetim firmaları anlaşmalı olduğu müteahhit sayesinde hiç denetleme bile yapmadan olur raporu verebilmektedir.
teknikerlerine hala kadro verilmeyen programdır. özel şirketler ise tecrübeli eleman aradıklarından dolayı yapı denetim teknikerleri yine açıkta kalmışlardır.
diploma kiralama olayının tavan yaptığı kurumdur. denetimi altında 100den fazla inşaat olan bir şirkette fiilen ortalama 3 kişi çalışır. Onlar da şirket müdürü, ayak işi yapan eleman, ve evrak takibi yapan bir tekniker olur. mimarlar, mühendisler sadece diplomasını bırakır çeker gider. diploma denen kağıt parçası inşaatları ne kadar denetliyorsa o kadar güvenlidir işte yapılan inşaatlar.
bazı arkadaşların umurunda değildir ama ileride oturacağınız dairelerdeki sıkıntıları dile getirdim. en azından haberdar olmanız adına son özet kısmını okumanız rica olunur.
bu yazıdaki amaç büyük bir sektör olan inşaatta denetimlerin ne kadar kötü olduğundan bahsetmek. şu an manasızca ve inanılmaz derecede çok inşaat yapılıyor. demir kaçırmaya alışan demirci inşaata başlayıp bu sefer müteahit olarak demirden betondan çalıyor.
altta da bu deneti mekanizmasının nasıl çalıştığını içinde bulunduğum zamanlardan gözlemlediğim kadar anlatmaya çalıştım.
depremden sonra inşaatları denetlemek amacı ile kurulmuş, mühendis tarafından kurulabilecek denetim mekanizması.
fazla tanım yapmaya gerek yok işin iç yüzü daha önemli.
en son 6 ay öncesi civarı bir bina için tabi 3b'den bahsediyorum 1000 m2 iş 15 milyar civarı bir paraya denk geliyordu.
genelde iş alabilmek için çünkü istanbul piyasasında fazlası ile yapı denetim firması var fiyatın belli bir kısmı müteahite bırakılır. inşaattan yüzde 10,20,40,60,80 ve iş bitirme olarak hakediş alınır. tabi bunun genelde yüzde 40'lık kısmı müteahite geri olarak verilmek kaydı ile iş alınır. bu da yaklaşık olarak 6 bin lira para demektir.
peki sıkıntı sadece burada mı ? evet bu şekilde yapı denetim sahibi bir sıkıntı çekecek. peki o nasıl aşılıyor ?
bir yapı denetim firması ilk başta statikçi denilen inşaat mühendisi olmak kaydı ile mimar, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve jeoloji veya jeofizik mühendisi bulundurmak zorundadır. statik elemanımız binanın statik kısımlarını inceler iken mimarımız proje dışındaki imalata izin vermeyip elektrikçi gerek topraklama gerekse yangın için rölevelerin konmasını kontrol edecektir. zemincimiz proje dahilinde zemin ile bilgileri yerine getirir iken makine mühendisimiz gerek izolasyon gerek ise çatıdaki imalatları kontrol eder.
şimdi işin daha içine inelim. bunlardan önce yapı denetimde belli bir zamanını harcamış deneyimli mühendislerimiz proje mühendisi olarak imzalarını atarlar. ondan sonra denetim elemanları ile inşaat takibi yapılır. tabi bu abilerimiz projeleri kontrol edip imza ve kaşe vururlar. yani ilk başta projeci sonra yapı denetim sonra belediye olmak üzere proje 3 aşamadan geçip inanılmaz bir sıkı denetim geçirir. tabi imo'da imza atar.
bu abilerimizin biri de şantiyelerden sorumlu mühendis olur. proje ve uygulama denetçisi ve uygulama denetçisi olur. bu abilerimiz toplamda 5 kişilik bir ekip olup ortalama 2 000 lira para alırlar. tabi ki bir defa bile işe gelmeyerek. sadece imzaları karşılığında. imzalarını kim atar eder oraları sorun anlatsınlar * .
evet peşinden her inşaat için ki bir yapı denetim firması 400 000 m2'ye kadar iş alabilme imkanına sahipken bir inşaat mühendisi 30 000 m2 bir makine mühendisi 40 000 m2 bir elektrik mühendisi 60 000 m2' iş alabilir. yukarıda belirtmedim kalbur üstü abilerimiz de yanlış hatırlamıyor isem 150 000 civarı m2 iş alabiliyorlar. firma çok iş aldıkça bu abilerden birer tane daha almak zorunda.
evet şantiye takip kısmına gelelim. inşaat mühendisi kardeşimize yardımcı kontrol elemanı olarak tekniker de dahil olabilir o kısmı tam çözemedim ama en dipten başlayıp inşaat bitene kadar kontrolünü yapar. makine ve elektrik mühendisi binanın yüzde 60 hakedişi alındıktan sonra devreye girer yani oraya atanır yapı denetim firması tarafından ( kağıt üstünde * ).
işte şimdi can alıcı nokta geliyor. bu kadar mühendis nasıl çalıştırılıyor. istanbul veya farklı illerimizde mühendis kardeşlerimiz ki böyle demekten utanıyorum diplomalarını 500 lira gibi bir paraya yapı denetim firmalarına kiralarlar. bu mimar da olur elektrik mühendisi de hepsi diyelim.
peki o zaman sistem ne oluyor ? yapı denetim firmasında yaklaşık belki de toplamda 10 tane inşaat mühendisi çalışması gerekir iken 2 tane 3 tane inşaat mühendisi çalışıyor. bir mühendisin maaşı inşaat mühendisleri odasının açıklamasına göre bundan 3 4 sene önce 1890 lira civarı idi. şimdi belediyelerde ve resmi kurumlarda inşaat mühendislerinin maaşı 3400 lira idi yanlış hatırlamıyor isem.
ortalama olarak bir inşaat mühendisi yaklaşık olarak 2500 lira para alması lazım.
hemen matematik yapalım. 2500 * 10 = 25 000 lira para demek.
peki yapı denetim sahibi ne kadar veriyor ? 3 * 2500 = 7500 artık 500 * 7 = 3500 lira gibi bir para ki toplamı 11 000 lira yapıyor.
ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor patron 1 aylık olarak 14 bin lira gibi bir kazançta. matematiksel hesap. inşaatın süresi veya aldığı para hesaba katılmadı.
ama şöyle diyelim 1000 m2'lik bir işten 15 000 lira para alabiliyor ise 30 000 m2 işten 450 000 lira para alıyor. yıllık 1 inşaat mühendisine verdiği maaş 30 000 lira buna elektrikçi makineci veya zeminci gibi elemanları ekleyip yıllık mühendislere toplamda 250 000 lira civarı maaş veriyor. o giderdi bu giderdi derken 100 000 lirada oradan koysak yıllık kazancı 100 000 lira gibi bir para.
tabi bunun m2 'Ye göre değişeni binanın cinsine göre değişenleri var. orada alınan fiyat git gide artıyor.
sonuçta firmamızın güzel bir kazancı oluyor. bakın sadece 30 000 m2 işi varsa yıllık 100 000 lira ciro gözüküyor. ne yapıyorlar ?
sadece inşaat mühendisi ile bu işi hallediyorlar. elektrik veya makine o kadar önem arz etmiyor bunlar için.
şöyle söyleyeyim 1 yapı denetim firmasında maksimum 3 inşaat mühendisi çalışıyor ve 400 000 m2'lik işin hepsine yetişmeye çalışıyor.
evet peki sonra ne oluyor ? iş alabilmek için müteahitin bazı eksik imalatlarına göz yumuluyor. para zaten tam alınamıyor sistem git gide çöküyor.
özet olarak : anlatmaya çalıştığım konu şu oluyor. 2004 yılında yapı denetim sistemi kurulduğunda inşaatların daha güvenli takibi yapılıp eksik imalatlar yüzünden depremlerde muazzam kayıpların önüne geçilmeye çalışıldı. ama deprem öncesinde inşaat yapan adamlar aynı işlere devam ettiği için denetim de sistemin bozukluğundan güzel yapılamadığı için şu an yapılan binaların büyük bir kısmı 99 depremi öncesindeki binalar ile aynı diyebiliriz.
seni yakalayacak polisi sen seçersen ne olur?
tabiki yakalanmazsın
yapı denetim sistemi gösterişin olduğu bir sistemdir
yapı denetimin mütayit üzerinde baskı yaptırım gücü yoktur
parasını mütayitten alır ona karşı sorumludur
iş güvenliğide aynı hesap
sonuçta iş kar ve zarara bakar
en karlı işte denetlememektir
denetlersende zaten o mütayitle birdaha çalışamazsın!
eğer sistemin doğru işlenmesi gerekiyorsa
yapı denetim parasını devletten almalı
devlete karşı sorumlu olmalı devlet tarafındanda denetlenmeli
mütayit yapı denetimi seçmemeli
hangi yapının denetleneceğini devlet karar vermeli
mütayitle yapı denetimin arasında karşılıklı bir çıkar bırakılmamalı
eğer gerçekten bir denetim isteniyorsa
aslında işin özü tüm sorumluluk bu işten para kazanan yada zarar edendedir
yani mütayittedir
tabi müşteri ve mütayit alan razı veren razı sorumlular bunlarındır
gerçekte tüm sorumluluk daireyi satın alan müşteridedir
sonuçta tüm seçim müşteridedir
buraya nereden gelindi
devletin memuru inşaatları denetleyemiyor
99 depreminden sonra
bu iş özel sektöre verildi
iş kar ve zarara döndüğü için denetim işi paraya bakar
denetleme işi 2 türlü yapılır
ya devlet tarafından yapılır
oda eğer vefalı, ahlaklı, güvenilir ,devletini seven
gerçek allah korkusu olan mühendisse!
tabi arkasında polis askeriye hukuk yaptırım gücü olacaksa!
yada kaliteye önem veren müteahit firma kendi içinde denetimi yapmasıyla
tabi oda eğer müşteri kendisinden kaliteli bir hizmet istiyorsa!
benim tavsiyem
bu yapı denetim işi gereksiz yere bir hangarya
yapı maliyetini gereksiz yere arttırıyor
eğer bir mütayit şantiyesinin denetlenmesini istiyorsa
yani kendisi kalite oluşturmak istiyorsa
tutar inşaat mühendisini kendi denetimini zaten yapar
devletin kendiside denetimi yapamaz
çünkü gördüğüm kadarıyla
tahminimce memurların yüzde 80 i rüşvetçidir
yani zaten onlarıda satın almak kolaydır
türkiyede çökmüş bir memurluk sistemi vardır
denetlemenin oluşması için
kalitenin oluşması gerekir
kalitenin oluşması için müşterinin kaliteyi istemesi gerekir
yani tek sorumlu müşteridir
çin malı telefon alıp bozulunca
çinlileremi kızarsın
yoksa o telefonu sana satanamı
yoksa kendinemi kızarsın
en mantıklısı kendine kızmandır!
sen daire alırken bu sakallı hacı hocaya güvendimde aldım
demek var
araştırmanı yaparsın hayat tecrübenle güvendiğin mütayitten alış verişini yaparsın
araba alırkende markaya bakarsın bu böyledir
bal aldın sahte çıktı
onu satan marketemi kızarsın
o balı dolduran markayamı kızarsın
arıya şeker yediren köylüyemi kızarsın
şekeri yiyen arıyamı kızarsın
o balı denetleyen mühendisemi kızarsın
balı denetlemeyen devletin memurunamı kızarsın
yoksa kendinemi
99 depreminde yıkılan binaların tek sorumlusu
o binaları satın alan müşteridedir
eğer sorumlu devletse
suçlu devletse
o zaman denetlemesi gereken kurumda devlettir
fakat dediğim gibi devlette artık denetleyemez çünkü
devleti siyaset yönetmektedir
siyasette kar ve zarara bakar
siyasetide çoğunluk belirler
türkiyede çoğunluğun neyi seçtiği bellidir
son söz
ağacın kökü sökülmüşse yaprakların bir suç aramayınız
hesap sorulacak kurumlardır. hesap sorulacak kurumlardan biri de bu kurumların hem müteahit hem yapı denetim firması olmasına izin verenlerdir. bırakın 3-5 müteahiti suçlu ilan etmeyi...
hırsızlık yapmak isteyen bitmez... önemli olan hırsızlık yapılmasına müsaade etmeyecek kurumları yaratmaktır.
müteahitler değil suçlu olan, parasını verene ruhsatı dağıtan denetim firmalarıdır.