Japonya sürücüsüz arabaları, hastalık teşhislerini ve robotik bilimini daha ileri seviyeye taşımak için dünyanın en hızlı süperbilgisayarını üretmeyi planlıyor.
Elektronik donanım alanında liderliği Güney Kore ve Çin’e kaptıran Japonya, Ekonomi, Ticaret ve Endüstri Bakanlığı’nın bu proje için ayırdığı 19,5 milyar Japon Yeni (yaklaşık 595 milyon TL) ödenek ile sektördeki eski yerine dönmeye hazırlanıyor. Süper bilgisayarın mühendisleri 130 petaflop (Yani, saniyede 130 katrilyon adet işlem) seviyesine ulaşmayı hedefliyor. En erken önümüzdeki sene tamamlanması planlanan cihazın Çin’in 93 petaflop kapasiteli süperbilgisayarı Sunway Tahulight’ı geçmesi de hedefler arasında. Süper hesaplama ile Japonya, yapay zekada insan beynine benzer yapay sinir ağları ile algoritmaların çalıştığı ‘Derin Öğrenme‘ (Deep Learning) yöntemini daha da geliştirmeyi, bilgisayarlarda veri analizini ve yeni işlem uygulamalarını geliştirmeyi de amaçlıyor.
Beyaz Saray Yapay Zeka Raporu;
Otomasyonun olumsuz etkileri, en fazla düşük maaşlı işleri vuracak. Yapay zekâ kaynaklı otomasyonun, eğitimli ve eğitimsiz çalışanlar arasındaki maaş farkını bir uçurum haline getirerek ekonomik eşitsizliği arttırma riski de var.
Son araştırmalarıma göre yakın zamanda tanışacağımız dostlarımız. Aslında bu kadar hızlı bir gelişme insanoğlunun gerçekten ne kadar muhteşem bir zekaya sahip olduğunun göstergesi. Tüm bilim adamlarının söylediklerini okumaya vaktim olmadı lakin bilim dünyasındaki yapay zeka ile ilgili verilen tarihler 2040-2070 yılı aralarını kapsıyor. Bu devrim niteliğinde bir buluşun kıyısında olduğumuz manasına gelmekte. Özellikle yapay zeka araştırmalarında en çarpıcı yorumu Stephan Hawking yapıyor, insanoğlunun dikkatli olması gerektiğini ısrarla vurguluyor bende katılıyorum lakin ben bu görüşü bir ileri taşımak istiyorum. Yapay zeka keşfedildiğinde insanoğlu zekasıyla bir eşitlik yaşanabilir ama daha sonrası yani yapay zeka bizim zekamızı geçtiğinde ben insanoğlunun onu anlamayı bırakın kavrayabilecek seviyeye bile geleceğinden şüpheliyim. Bizi bir matrıx içine hapsedebilir, bizi yok edebilir veya bizi inanılmaz derecede geliştirebilir ama biz hiç bir şeyin farkında olcağımızı sanmıyorum. Bizim bir hayvanı kolay bir şekilde yakalayıp kafese koyma gücümüz akıl sayesinde elimizde mevcut, bizi de bir kafese hapsetmek gelişmiş bir yapay zeka için zor olacağını sanmıyorum.
en düşük seviyedeki insan zekasına eş değer kabul edilebilmesi için günümüzde kullanılan turing testini başarıyla geçebilmesi gereken tasarımdır. bunun için yine günümüz teknolojisinin tüm olanakları kullanılmaktadır fakat bu çalışmalar bir yapay zeka tasarımına bilinç kazandırmada oldukça yetersiz kalıyor. bir robotu istediğiniz kadar fiziksel anlamda insana benzetmeye çalışın eğer o şey bilinçli değilse çalışmalarınızın bir değeri kalmıyor.
bilinç kıstası genellikle turing testi ile ölçülür fakat bazı kişiler insan eliyle yaratılacak bir yapay zekanın hiçbir şekilde bilinç kazanamayacağını ileri sürer. bu konudaki en önemli argümanlardan birisi de çin odası deneyidir.
yapay zekanın yalnızca deneyimleme yoluyla yaratılabileceği konusu da fazlasıyla tartışılmakta. örneğin yapay zekayı mary'nin odası deneyi ile ilişkilendirdiğimizde bilincimizin ölmeden önce bir makineye aktarılıp hayatımıza bu şekilde devam etmemiz sonucu yapay bilinci kendi ellerimizle kendimizden bağımsız şekilde yaratmak yerine yapay bilincin kendisi olmamız bu konuda yaşayacağımız olası gelişmelerden biri olabilir. bu durumda insanların zihninin aktarılacağı makinelerin kuantum bilgisayarları dediğimiz yapılar olması kaçınılmaz çünkü klasik 1 ve 0 mantığıyla çalışan herhangi bir yapının yapay bilinç ile hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ilişkilendirilemeyeceği aşikar. isterseniz evren büyüklüğünde bir bilgisayar yaratın yine de bu mümkün olmayacaktır. yapay bilinç konusunda bana en mantıklı gelen gelecek bu. bu deneyimin kaçınılmaz sonuçlarından biri ise biraz ürkütücü gelse de üç boyutlu gerçeklikten tamamen silinmek, diğer bir deyişle ölmek olabilir.
yapay bilinç yaratma çalışmaları bir şekilde başarıya ulaştığı taktirde türümüzün sonlanacağına kesin gözüyle bakabiliriz. şimdilik mümkün olup olmadığını bilmediğimiz bir şey hakkında yalnızca merak dürtüsüyle hareket edip bunun gerçekten de mümkün olduğu sonucuyla karşılaşmak insanoğlu için trajik keşiflerden ilki ve aynı zamanda da sonu haline gelebilir. insan gibi düşünebilen bir yapay zekanın insan gibi kötülükler yapabileceği hususunda şüpheye düşmek fazlasıyla iyimser olmak olur.
özetle şimdilik insan seviyesinde yapay zekanın mümkün olup olmadığını bilmediğimiz için bir çocuğun elindeki bir oyuncakla oynaması gibi bu konuda araştırmalarda bulunmaya devam ediyoruz.
bu sektöre yatırım yapan ülkelerin ve şirketlerin,karlı çıkacağı bilimin gelecek vizyonudur.
kavranması gereken bir diğer nokta da, oluşturulacak olan yapay zekanın,insan zekası ile karşılaştırıldığında, nasıl değişimler göstereceğidir. burada biraz bilinç ve farkındalık da giriyor devreye.
(bkz: brain in a vat)
belki on beş yıl aradan sonra dün akşam tekrar izlediğim, ve dram ve bilim kurgu türü birleştiği taktirde ne kadar güzel filmlerin ortaya çıkabileceğini gösteren muhteşem ötesi steven spielberg filmi.
hawking'in deyisine gore yapay zeka icin insan irki bir tehdit olmayacaktir. tam tersine yapay zeka insan irkini gormezden gelecek ve umursamayacaktir.
simdi bir insanin gelistirdigi yapay zekanin , kendi kendisini gelistirmesi akabinde yaraticisini gozardi ettigini, kaale bile almadigini dusunun.
bir bilgisayarın veya bir robotun canlı zekasına benzer faaliyetler göstermesi. robotlara insan zekasına benzer bir düşünme yetisi geliştirmek sizce doğru mudur? ırklar yüzünden sürekli tartışan insanların yaptığı düşünen bir makinenin bağımsızlık istemeyeceğinden ne kadar emin olabiliriz?
son zamanlarda filmlere büyük ölçüde girmiş olan konudur aslında. bu yıl vizyona giren ex-machine ve chappie filmlerinde robotik bir zekanın(doğru cümleyse) yanında yapay zekanın getireceği temel duygularıda yargılamaya çalışmışlardı ve bu konuda ex-machine biraz daha başarılıydı. öte yandan özellikle amerikan sinemasında 90'lardan başlayarak inanılmaz bi akım var bu konuya. popüler sinemada terminatör türün en büyük örneklerindendir. öte yandan star gate, star trek veya star wars gibi efsane bilim kurgularında temel kurgularından bu konu. ulaşılabilir mi evet fakat sonuçları hawking amcanın dediği gibi mi olur orası meçhul.
yapay zeka denince matrix yerine aklıma hep the thirteenth floor geliyor.
al sana hem holografik evren hem yapay zeka. ya onlar çoktan gücü ellerine almışlarsa?