bayanlar kategorisinde, şu an için ilk ve tek birincilik madalyasını elimizde tuttuğumuz keyifli spor dalıdır.
sporcumuz, 39 derece ateşle yanarken bile yarışmadan çekilmemiş, bu ilk müsabakada ilk birinciliği ülkesine armağan edebilmek için -18 derece soğuğa hasta haliyle meydan okumuş ve hedefe en yakın inişi yaparak altın madalyayı kazanmıştır.
sırtında bir kanatla bilmem kaç metre yükseklikten koşarak kendini aşağı bırakıyorsun... çok akıl kârı olmamakla birlikte uçmanın ve özgürlüğün gerçek tanımı. *
açık bir para$üt ile yüksek bir yamaçtan kendini fırlatma olayıdır. yapılması $iddetle tavsiye olunur. adrenalin artar, kan dola$ımı hızlanır, bel ağrısına birebirdir. kolesterol dü$er, aniden sıçma isteği doğar. beyin amcıklama geçirir, kalp krizi riski tavan yapar. *
serbest paraşütçülerin, "ulan biz atlayış parası vermeden nasıl uçarız" gazına gelmelerini takiben, 30 yıl evvel tepelerden serbest paraşütleriyle havalanmaya başlamalarıyla vukuu bulmuş bi spor branşı olmakla birlikte bir extreme spor da değildir.
yamaç paraşütü yapanlara "paraşütçü" denilmez, yazıktır. kendileri paraşütçü değillerdir şayet bir nesneyi ve/veya aleti özel olarak kullanma becerisi içinde olanlara "pilot" denildiğinden, "yamaç paraşütü pilotu" olarak aksettirilmiş güzide isimleri mevcuttur.
bu arada çok buhranlı bir spordur. insanın yere inesi gelir biran evvel. illa manzara insanıysa kişi, uygundur hatta gün batımında uçurumun kenarında pardesüsünün eteklerinin rüzgarda uçuşması falan olayı daha da manidar kılabilir.
bilinenin aksine serbest paraşütten daha güvensizdir. her gökyüzü sporunda olduğu gibi, kişi tüm kurallara uyduğu ve limitleri içerisinde uçtuğu müddetçe başına hiçbir atraksiyonel hede gelmez. o anlamda gayet güvenlidir.
"ters rüzgar akımına kapılmak" diye bir tabir ya da o eblek cümlenin anlatmaya çalıştığına benzer bir kaza sebebi yoktur. kim uydurmuşsa makadına sağlıktır.
ayrıca bu sporu yapanların yaptığı işlem "uçuş"tur, "atlayış" değil.
iki dakikalık uçuş için dakikalarca tepeye tırmanıp* kendilerini bırakmalarıyla gerçekleşen ekstrem bir spordur. cross, akrobasi gibi dalları vardır. cross da saatlerce havada kalıp, kilometrelerce yol katederler. akrobasi de havada tehlikeli hareketler yaparlar. eğer bu hareketler iki kişi tarafından simetrik yapılıyorsa görsel bir şölen izlemeniz muhtemel. bu sporu yapabilmek için kişide deli cesareti olması gerek gibi görünse de bu sporu yapıp sağ kalabilmek için aksine kontrollü ve aklı başında olmak gerekir.
aslında gerçek paraşütçülerin burun kıvırdığı gereksiz bir aktivitedir. çünkü adrenalini tavan yaptıran asıl olay uçaktan çıkma anı ve beraberindeki serbest düşüş esnasında yaşanan o tarif edilemez duygudur, akabinde paraşüt açıldığında yere inerken yaşananlar sadece alınan müthiş bir hazdan sonraki rahatlama devresidir sadece. o yüzden uçaktan kapı çıkışı yapmış insanlar için adrenalin açısından pek de tatmin edici olduğu söylenemez.
yeryüzünün her coğrafi şeklini bir spor dalına uydurmak amacı ile icat edilmiştir bu aktivite.
ilk başlarda yamaç futbolu denenmiştir. ama her maçta kaçan topu beklerken 6-7 saat geçtiği için sporcular çok soğumaktaydılar. daha sonra topsuz bir spor denendi. yamaç uzun atlaması... ne yazık ki çok değerli atletler gerçekten çok uzun atladılar, rekorlara rekorlar eklendi ama hiçbiri bunu göremedi.
en nihayetinde doğru spor bulundu. şimdi ne top kaçmakta ne de sık sık sporcular ölmektedir. arada sırada oluyor ama yine de.