bünyesinde aslanlı hapishane olarak tarihe geçmiş bir tünel barındırır. turist olarak gittiyseniz kuytu köşelerde kaldığından pek gezdirilmeyen yerdir. yolunuz düştü ise bir fener yardımıyla gidip içini görebilirsiniz. ayrıca atatürk köşkü görülmeye değerdir. hamamları yazın çok kalabalık olduğundan pek verim alamassınız. kışın gittiğinizde koskoca hamamı kapamış gibi keyif alabilirsiniz.
tarihi hamamı; temizliği, tavanının yüksek oluşu, ferahlığı ile bir çok hamamı sınıfta bırakabilir. giden bir daha gitmek ister. bahar ve kış ayları, gidilmesi en ideal periyotlardır.
Hayatımda kaldığım en berbat hizmete sahip otel diyebilirim. 100 yıl önce aldığı bir madalyanın arkasına sığınarak ve geçmişinde Mustafa Kemal Atatürk'Ün bile hakkında söylediği övgü dolu sözlere ihanet edercesine anti profesyonel bir hizmet anlayışına sahip kurum. Etrafındaki olağanüstü doğa manzarası ve sahip olduğu kaplıcaların sağladığı potansiyele rağmen bir otel ancak bu kadar kötü işletilebilir.
Odanızda ne zamandır temizlendiği belli olmayan bir halı ve o halının üzerindeki lekelerle, bırakılmış çekirdek çöplere dikkat edin. Zira belirtmediğiniz takdirde konaklamanız boyunca size eşlik edecekler. Odanın minibarında stadlarda satılan cinsten 2 plastik bardak suyun dışında bir şey yok. Banyonuzun lavabosu bekar evlerinde bile az görülecek cinsten küçük ve ucuz.
Yatağınıza ıslak saçlarınızla girmeyin sakın. Zira başınızı koyacağınız yerde bulunan priz hiç istenmeyen kazalara neden olabilir.
Odada tuvalet masasına yerleştirilen ayna ve koltuk uyumsuz. Oturduğunuz yerden saçınızı başınızı tarayamaz, bayanlar makyaj yapmak isterse sağa doğru kaykılmak zorunda.
Oda temizliği açısından resmen yerlerde sürünüyorlar. Hatta yerlerde sürünseler en azından bu kiri, çöpü götürürler. Onlarca otelde kaldım. Akşam odama döndüğümde masamdaki kül tablasının boşaltılmadığı, içtiğim su ve soda şişesinin aynen bıraktığım gibi kaldığı yegane otel olma özelliğini taşımakta... Yemişim kaplıcanızı, buranın temizliği böyleyse kimbilir orada neler oluyordur.
Ülkemizde otelcilik ciddi anlamda kendini yenilerken ve yeni yeni ufak da olsalar otel zincirleri kurmaya çalışan şirketler çoğalırken yıllarını bu işe vermiş bir kurumun örnek olmasını beklerdim. 1911 yılında Roma'da Dünya Kaplıca Yarışmaları'nda birincilik ödülü almışlar. Sormak isterdim; kalan 100 yılda ne yaptınız diye...
Zayıf, ciddiyetsiz, kendi ününe ve geçmişine ihanet eden bir yer burası. Özel sektörün ya da bu işe gönül vermiş kurumlardan birinin elinde olsa sadece arap turistlere değil dünyaya hizmet eder, şu manzarası ile bile yeri göğü inletirdi. insan üzülmeden edemiyor.