edip cansever'in ruhi bey'i vardır. şu, mısır çarşısındaki baharatçı dükkanlarına benzetilen, tepebaşı'ndan pera'ya yürüyen, kürk tamircisi yorgo ile küçük bir olay yaşayan ruhi bey.
edip cansever öyle der ki, 'bir ayakkabı çivisi gibi batarmış kendisine' ruhi bey. gülmesi hüznüne, konuşması susmasına batarmış.
--spoiler--
Sanırsınız ki işte çok uzaklarda bir Ruhi Bey daha var
Bana öyle gelir ki durmadan geri çağırır onu
Ama durmadan
Ve alır karşısına -neden bilinmez-
Suçlu bir çocuktur da sanki o, gizli gizli azarlar.
--spoiler--
kendi kendine öylece yalnız olduğunu hissedersin, aşırı yalnızsan özgüven eksikliğinden bahsetmiyorum bile kendinden bile umudun kalmamıştır artık, bi zamandan sonra kimsenin gelmiceğini anlarsın, telefona boş boş bakmayıda bırakırsın, artık telefonada bakmazsın bilirsin kimseden bi mesaj gelmiceğini kimsenin aramayacağını..