psikolojik bir vaka. beklentilerimiz karşılanmadığında kendimizi uzaklaştırır sonra da şikayet ederiz. beni sevmiyorlar, önüme taş koyuyorlar, kız yüz vermiyor, neden param yok gibi. ne zaman ki beklentileri düşürüp hayatta olumsuzlukların, ters giden işlerin de olduğunu kabullenebilirsek ardından kendi değerimizi de anlıyoruz. kendi kıymetini bilen adam da yalnız kalmıyor.
benim icin yalnizlik; hicbir tanidiginin olmadigi bir ulkede 7 sene iyi hayat standartlariyla koca kalabaliklarda yalniz olmaktir. elini attigin herseyin elinde kalmasi, bir dikis tutturamamak, kalbine uygununu bulamamak, buldugunda ise okyanuslarin engel olmasi. benim icin yalnizlik evde yalniz oldugumu dusunmemek icin turkce kanallari son ses acmaktir.
yalnızlık, tek başına plaja gidip, eşyaların başına bir iş gelir mi(?) korkusuyla denize bile girememektir. koca sahilde tanıdık tek allah kuluna rastlayamayınca hem ne kadar yalnız hem de ne kadar yaşlanmış olduğunu anlarsın...neticede o plaja 1988'den beri giden birisindir ve eskiden en az 100 kişiye selam verdiğin yerde tanıdık tek allah kulluna rastlamamış olmanın burukluğu ile eve dönersin...
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.
Yalnızlık plaja gidip gece vakti denizi ve ayı izlerken hıçkıra hıçkıra ağlamaktır. Gerçek yalnızlık manevi olarakta kendini yalnız hissedip hicbirseyden lezzet alamamandır.