Yalnız insan demek dünyayla iletişimini kesen insan demek değildir. yaklaşık 3 yıldır aşırı sosyal bir hayat yaşadım. Faydaları olduğu gibi zararlarını da gördüm. Şu anda kendimi komple kapattım. işe gidiyorum insanlar var. Eve geliyorum ailem var. Ancak ailem ve iş arkadaşlarımdan arta kalan zamanlarda kesinlikle kimseyle veya hiçbirşeyle muhatap olmayıp spora gidip geliyorum. Bu benim seçimim. Kafamı dinlendiriyor. işte esas yalnızlık budur. Kendini bir evin bir odasına kapatmak yalnızlık değil, acizliktir.
tercihen yalnızlıkla mecburen yalnızlık arasında büyük fark vardır. insanların çoğu ilkinin edebiyatını yapmaktadır. yalnız insan değil özgür insan güçlü olabilir.
yalnızım ve bu yaşıma kadar her işimi kendim hallettim. ailem dahil kimseden bir yardım almadım. zaten istemedim de.
tek başıma okudum, tek başıma en iyi işi buldum, tek başıma çalıştım, tek başıma çok güzel paralar kazandım. ameliyat oldum, ona bile tek başıma girip çıktım. ameliyat sonrası önce hastanede sonra evde tek başıma kaldım.
bu duruma öyle bir alıştım ki biri bana yardım etmeye çalışsa çok tuhafıma gidiyor, hatta yardım edilmesinden rahatsız oluyorum.
hayata normal insanlardan 4-0 geriden başladım. hastalığa yakalandım yıkılmadım, soruşturmalar davalar geçirdim yıkılmadım, babam öldü yıkılmadım, yalnız kaldım yıkılmadım. bu şartlarda bile kimsenin kolay kolay elde edemediği şeylere sahip oldum.
evet yalnızım ve çok güçlüyüm. çevremde bu halimi gören herkes bana gıpta ediyor. şimdiye kadar altından kalkamadığım hiçbir zorluk olmadı, bundan sonra da olmayacak.
burada yalnızlığa bakış açısı çok önemli. insan organize olabilen bir varlık vs diyorsunuz, kime göre neye göre? her bir tarafımız insan zaten. zerre hayatımda olmamalarına rağmen diğer işcilerle hergün göz göze geliyorum, istişare ediyorum misal. markete gidiyorsunuz, kasiyerle konuşuyorsunuz. sinemaya gidiyorsunuz, filme salonda hep birlikte kahkaha atıyorsunuz. yani bir şekilde başka insanlarla iletişim halindesiniz. dolayısıyla hayatımızda kimse olmasa bile gerek fiziksel, gerek de içgüdüsel olarak organize olma görevimizi tamamlamış oluyoruz. biri de gelmiş genetik kodlardan falan bahsediyor, o ayrıca komik : )
bir insan yalnız başına kendi kendine yetebilir. zira benim de toplasan arkadaş sayım 2'yi, 3'ü geçmez. ha bir de ailem var ama onlar da ömrümün sonuna kadar yaşamayacaklar. yani kıçımı kollamak için illaha da hayatımda birisinin olmasına gerek yok. gerek olsaydı, şuan hayatımda bok püsürden başka "insan" diyebileceğim hiçbir varlık olmazdı.
hayat devam ediyor. siz de kalıcı değilsiniz. yani yalnızlığa ya da birlikteliğe bu kadar anlam yüklemenize gerek yok.
insan doğası gereği elbette yalnız olamaz. Neticede iş ortamında ya da aile hayatında birtakım kişilerle iletişim kurma zorunluluğu vardır. Fakat yalnızlıktan kasıt bir eve tıkılıp da sabahtan akşama kadar yalnızlık edebiyatı yapmak değildir ki.
Yalnızlık bir seçimdir. Günün belli saatlerinden sonra iletişimi kesmek, kendisiyle mutlu olabilmek de yalnızlığın bir çeşididir.
Ayrıca güçlüdür, güçsüzdür gibi yarıştırmalar bence yalnızlığı seçen insanlar için anlamsız bir kıyastır. Çünkü maddi ve manevi güçlü değilseniz yalnız bile olamazsınız.
Yalnız kalan kişinin kendini avutmak için söylediği yalan sözdür.
insan sosyal varlıktır ne kadar yalnız kalmak istese bile genetik kodlarına karşı çıkamaz ben çok cesurum yalnızlık iyidir derse de poposuna tekmeyi yer hayat tarafından.
Tamamen yanlıştır.
Yalnız kişi savunmasız ve çaresizdir, elbette yaptığı hatalar onun için derstir. kimin ne olduğunu anlar sadece , ve o hatanın etkisinde olduğu için yeni bir hata yapma ihtimali oldukça yüksektir.
Yanında o na destek olan biri olmadığı sürece bu böyle devam eder.
yalnızlıktan sıkılmayan, yalnızlıkla bütünleşmiş insan güçlü insandır dersek katılabilirim belki lakin her yalnız için güçlü insandır demek avuntu gibi gelir bana...
yalnızlıkla ilişkiniz belirler güçlü olup olmadığınızı.
katılmadığım gözlemdir. neden bilmiyorum benim tanıdığım yalnızlar hep güçlü gözükmeye çalışanlardı ama çok naif insanlardı.gerçi "güçlü insan yoktur, güçlü görünmeye çalışan insan vardır." bu söz çok sevdiğim bir dostumdan kulağıma küpedir efendim!
"Şimdi bir dağ düşün yalçın mı yalçın. Sivri kayaları var. işte doğar doğmaz bizi "hadi bu dağı aş" diye eteklerine bırakıveriyorlar."
- "Hayat yani?"
+ "Aferin! ilk başlarda iş kolay. Ama yükselmeye başladıkça dağ sarpa sarıveriyor... Dimdik kayaların, uçurumların arasında kalıveriyorsun. Gücün azalıyor... Derken senin gibi bir yolcu daha çıkıyor. Yoldaşınla omuz omuza, can cana verip bir keçi yolu açıyorsun kendinize. Artık tek başına değilsin. Biliyorsun ki artık o yolu iki kişi yürüyeceksin... Dağ yine yalçın. Ama artık yürümek zevkli. Nefesim tükenecek diye korkmuyor insan. Çünkü yanında kendi nefesin gibi bir nefes daha var..."
(bkz: 7 numara)
Şimdi bu dağı ister tek başınıza "güçlü" biri olarak çıkarsınız, ister yanınıza bir "yoldaş" alıp güçlükleri paylaşırsınız. Ancak ikinci seçenek sizi daha güçsüz yapmaz. Önce bunu kabul etmek gerekli.
Her yalnız olan güçlü olamayacağı gibi Başkasına ihtiyaç duymak da acizlik değildir.
insan doğasına aykırı olan durumdur.
Sosyal varlıklar olduğumuz için sohbet edebiliceğimiz, konuşup zaman geçirebiliceğimiz vaşka insanlara ihtiyaç duyuyoruz. Bazı zamanlarda yalnız kalmaya ihtiyacınız olabilir doğaldır ancak ben yalnız kalmayı seviyorum diyen insan yalan söylüyodur.
aklıma erkek kardeşim ve annem geldi :D onlar da diyor çocuk gibi arkadaş edinemiyorum demeyi bırak, yalnızlık bir erdemdir gibisinden şeyler. ama bu şekilde yalnızken mutlu değilsem güçlü ya da erdemli olmakta bi anlam göremiyorum.
Hiçbir insan yalnız kalmayı tahammül edemez. Ya da yalnızlık dediğimiz şey farklı olabilir. Bedeni yalnızlıktan mı bahsediyoruz yoksa ruhsal yanlızlıktan mı?
Eğer bedeni yalnızlık ise o bile uzun sürmez bir süre sonra insanlara ihtiyaç duyarsınız. Kim olursanız olun çünkü sonuçta insansınız. Ruhsal yalnızlığı hissettiğiniz an bilin ki bunalıma girmiş ve bir çıkış yolu arıyorsunuzdur.
Züğürt tesellisidir. Yalnız insan diğer insanlarla bir arada bulunabilmeyi başaramamış, tahammülsüz yada megaloman mizaca sahip birisidir. Tarihte yalnız başına başarılmış hiçbir olgu, icat, eser v. b yoktur. Buradan yola çıkarsak günümüzün sistemi insanoğlunu kasıtlı ve bilinçli bir şekilde yalnızlaşmaya itmektedir.
Bok güçlüdür, güçlü gibi görünür ama dokunsalar ağlayacak gibi olunur. içi kan ağlar dışı güçlü olsa ne yazar. (bkz: kan kustum kızılcık şerbeti içtim).