galasına katılmış biri olarak en iyi cem yılmaz filmi diyebilirim. eğlenirken çok eğlenilen bir film. komedi düzeyi üst safhada.
gala da demet evgar kırmızı giyinmişti. derin göğüs dekoltesi vardı. gala tıklım tıklımdı. yine gözler cem yılmaz'ın üzerindeydi. ünlüler akın etmişti. ben de bayağı dekolte ve cancanlı giyindiğim için kırmızı halı da yüyürken birçok kişi beni oyuncu falan zannetmiş ise şaşırmamak lazım.
zafer algöz, özkan uğur, ozan güven bi de joker demet evgar (önceki filmde nil karaibrahimgil). recep ivedik i eleştirenlere cem yılmaz ın bu sıkıcı cast tekrarları kapak olsun. her filmde aynı kadro mına koyim. insan ne göreceğini fragmanını dahi izlemeden tahmin edebiliyor.
--spoiler--
genel anlamda 20 bin dolarlık bir çizme hikayesi diyebileceğimiz bir film. gora ve arog'un arif ışık'ı bu kez aziz vefa tiplemesiyle karşımızda. nargile kahvesinde bir arkadaşına tarihi bir çizmeyi kitlemeye çabalarken anlattığı öyküden oluşuyor film. Yılmaz'ın diğer filmlerinin aksine öykü bizi bir yere taşımıyor daha ziyade uç uca eklenmiş skeçler ile kahkaha ata ata izliyoruz filmi. elbette saygı duyulacak bir set işçiliği söz konusu; kovboy kasabası, başroldeki kahramanların kostümleri filan iyi ama yoldaki nümunelik kaktüsler, kapalı mekanlardaki aksesuar cılızlığı kadrı yere eğerek kurtarılmaya çalışılmış. cem yılmaz zekasına yakışan ince göndermeler ile klişe espriler bir güzel harman edilmiş. şahsen en çok Brokeback Mountain filmine yapılan göndermede yerlere yattım. film yer yer spagetti western tadına bürünse de, eski yeşilçam kovboy filmlerine benzeyen yönleri de epey çok. en komiği de cem yılmaz ın film öncesi sahneye çıkıp yazar çizer takımına işin çerçevesini salık vermesiydi. eğer tv teaserları ile desteklenmezse korkarım ki arog'dan da daha az gişe yapacak bir film olmuş. yine de izleyip, izletmek lazım.
--spoiler--
ilk yarısında pek espri yok ama ikinci yarıya bomba gibi giriş yapan film. kızılderili çadırının içindeki makara süper. zaten fragmanında da vardı. (geçen hafta gelseydiniz, yerli malı haftasıydı)
film arası olduğunu da ilginç bir şekilde öğreniyorsunuz. filmde bunun gibi değişik, daha önce başka bir filmde olmayan bir bölüm daha vardı.
geneline baktığımızda gora ve arog kadar komik olmasa bile, izlemeye değecek bir film. filmde gora ile ilgili espri de vardı. gora'nın meyvesini yemeye devam etmişler. ilk yarısı kötü diye, ikinci yarıdan endişe etmeyin. ikinci yarısı baya komik olmuş.
filmde +7 yaş sınırı var ama recep ivedik 2'de olduğu gibi, 3. günün ardından filmde izleyici sayısı baya bir artınca kültür bakanlığı'dan filme +13 uygulaması gelebilir. (kesin gelecek demiyorum ama ihtimaller dahilinde) o yüzden 7-13 yaş arası çocuklar bu haftasonu mutlaka izlemeli. benden söylemesi...
ayrıca filmin muhtemelen ikincisi gelecek, o da çin'de çekilecek.
cem yılmaz'ın fren filan dinlemeden 'am, göt, sik'in havada uçuştuğu film. habire koyuyor. baktı ki arog'da edepli olmak para etmiyor 'alın size' diye düşündü sanırım ve eminim izleyici bayılacak!
cem yılmaz fragmana filmin en komik sahnelerini kasıtlı olarak koymamak gibi bir politika izlemiyorsa maalesef beklentilerin çok altında kalacak filmdir. dekor, kostüm vb konularda masraftan kaçılmadığı belli ve bu açıdan da cem'in sinemaya verdiği değeri de göstermekte ancak espriler çok da sağlam değil gibi. * ne yap et her şey çok güzel olacak ve hokkabaz günlerine dön be usta.
arkadaş bu sefer 4 milyon, 3.5 milyon kişi izlemesinde biz şöyle filmden anlayan 1.5-2 milyon civarında kişi ağız tadıyla bi' türkiyenin en iyi komedyenini izleyelim dediğimiz filmdir.
cem yılmazın filmlerine, goraya skeç filmi eleştirisi haricinde ağır bir eleştiri gelmez arkadaş; hele güldürmüyor hiç gelmez. amerikanın sakarlık, beceriksizlik, cinsellik üzerine kurulu saçma sapan komedilerinin, son dönem türkiyede o çizgiye özenen berbat yapımların yanında filmden anlayan biri böyle bir şey söylemez.
nerde o 'her şey çok güzel olacak' zamanları diyenlere o filmi yaptığım zaman kimse böyle söylemiyordu ama demiş cem yılmaz. durum tam olarak budur, başarıya karşı bir memnuniyetsizlik, beğenmiyorum burun kıvırıyorum böylece kendimi ululuyorum tavrı...
gelmeyin oğlum filme, gözlem ustasından yine şahane tespitlerle süslü bir parodi izleyeceğiz keyifle; canımızı sıkmayın...
fragmanlarından yargılanmaması gereken film. çünkü bundan önceki arog filminin fragmanında, filmle ilgisi olmayan bir sahne konulmuştur. ilgisi olmayan derken, 120 dakikanın gereksiz 1 dakikası. daha film çıkmadan, filmi eleştirmekte ayrı bir komik canım.
sadece fragmanlarından verilebilecek sonuç;emek harcanmış dekorlar,kostümler vs... içinde bolca bulunan filmdir.fakat gora ve arogdaki daha fragmanından fırlayıp,dillere yerleşecek bir esprinin göze çarpmamasıdır.ayrıca dış sesin neden filmi bu kadar övmesine ihtiyaç duyulmuş bunu da anlayamadım.cem yılmaz gibi bir adamın imzasındaki filmin böyle bir şeye neden ihtiyacı olsun ki?! olmamış,çok reklam kokmuş.
gora ve arog gibi 2 güzel filmden sonra artmış beklentileri karşılayacak gibi duran filmdir. eğer aksi olursa acımasız ve iki yüzlü izleyici kitlesi ortaya çıkıp cem yılmazı linç etmeye çalışacaktır.
cem yılmaz yapıyorsa izlenilmemesi gerekiyor. bu flmi başkası yapmış olsun izleyelim. cem ylmaz stand-up yapsın ya da sadece yapımcı olsun. arog'tan sonra ikinci bir cem yılmaz filmi izlemek bu halkı bitirir.
eğer çocuklara kötü örnek olmasın diye, arog'ta olduğu gibi, argodan uzak, steril bir dil kullanılacaksa komik olmayacak filmdir. o zaman şöyle abuk birşeye benziyor;
fragmanıyla herkeste büyük beklenti yaratan 2012, bugün ''çok klişe yea'' diye seyircinin 50% sinden olmamış yorumu alıyorsa, bu filme de aynı şekilde fragmanı izlenip ön yargıyla yaklaşılmamalı. şahsen; belki bu sefer cem yılmaz, filmdeki esprileri filme saklamıştır diyip filmi iyimser gözle bekliyorum.
cem yılmaz adının arkasına sığınmaya başladı başlayalı her şey bok oldu. bu film de cem yılmaz isminden dolayı çok izlenecek ve bok gibi olacak. bu kez yemezler.
edit: o eksileyenleri film vizyona girdikten sonra görmek isterim.