spinoza'nın tilmizi erich fromm'un entelektüel yabancılaşma ile bir adım öteye taşıdığı marx'ın kuramı.
insanın, doğadan, toplumdan ve yaşamından uzaklaşması ve bu kanalla yabani bir mahlukat olması ile sonuçlanan ve tekrar doğanın çağrısına uyması ile devri daim etmesini belirten bu yabancılaşma belki de camus'nün yabancısıdır.
kapitalist düzende bir o yana bir bu yana zaman içinde sürüklenen ve adına para denen nesnenin kölesi olarak yaşayan kişi, her ne zaman kendisine, "neden?" sorusunu sorsa yanıt bulamaz. bu durumda ya toplumdan uzaklaşır ya da siktir et devam der.
işte fromm'a göre; yabanileşen entelektüel yabancının da, siktir et çalışalım anasını satayım, takmışım varlık nedenine diyen sürüklenici sürüngen insanın da bekaası onlara tekrar insan olduklarını hatırlatmaktır. bu, spinoza'nın, bütünün parçası olan insanıdır. böylece düşünsel yabani de, düzene köle olarak hizmet eden birey de insan olduklarını anlayacaklar ve yaptıkları her edimin bütünü etkilediğinin sorumluluğuna varıp insanlaşacaklardır.
Bu insanların toplamı ise ayrıntıları burada verilemeyecek kadar uzun olan insancıl sosyalizm'i bu alemde kuracaklardır.
öncelik üretmektir, küçük yaştan itibaren. ellerini kullanarak işe yarar bir nesne yapmak. bütün çocuklar en az bir kere bunu yapacaklar ve ne yapacaklarına dair sağlam fikirlerle yetişeceklerdir. öss'deki gibi puanım şunu tuttu ben de şöbiyetçi oldum diyen mutsuz insanlar ortadan kalkacaktır. zira fromm'un sosyalizminde aslolan fikir ve eylemler öncüldür, desteklenir, her daim her kaynak ile beslenir.