edit4: behzat ç., muhteşem yüzyıl, suskunlar, ezel gibi diziler izlediğiniz bir çok diziyle kafa kafaya yarışır. şimdi kalkıp akasya durağından, arka sokaklardan dem vurmayın boşuna.
batı özentisi türk insanının içinde bulunduğu durumdur.
hadi zevktir renktir tartışılmaz izlemeyi seviyorsun anladık ama o dizileri türk dizileriyle kıyaslayıp türk dizilerine niye bok atıyorsun amına koyduğumun ergeni?
türk dizileri onlar kadar para harcayabiliyor mu?
ya da en basiti, yabancı dizide adam dünyadan zıplayıp uzaya çıksa "ayhhh çok seksi zıpladı. bayılıyorum bu adama. çok karizmatik." cüneyt arkın zıplarsa surların üstüne "ya ne kadar basit. bakar mısın? yerden bir zıplıyor surlara kadar."
lan yavşak. sana sesleniyorum evet iyi duydun. ya bi iki yüzlü olma allahını seversen.
ilkokulda türk malı haftasından kaçan yavşakta sendin dimi? fakir olmadığı için değil, türk malı bişeyi beğenmediğinden getirmediği için.
edit3: ulan bizimkiler yerden surlara zıplasa saçma diyorsunuz, vampirli dizi çekse "hiç türkten vampir mi olur amına goyum" diyeceksiniz. ne istediğinizi siz bile bilmiyorsunuz ya neyse.
edit:
--spoiler--
Geçtiğimiz sezon bölüm başına 150 bin dolar alan Fox, yeni sezonda ücretini 225 bin dolara çıkardı. Dizide canlandırdığı Doktor Jack Shephard karakteriyle üne kavuşan ünlü aktör, kontratını da yenilemiş oldu.
Dizinin bir başka yıldızı Evangeline Lilly ise ücretini bölüm başına 150 bin dolara çıkardı.
--spoiler--
DESPERATE HOUSEWIVES
Ülkemizde de beğeniyle izlenen, Altın Küre Ödüllü dizinin oyuncularından Teri Hatcher, ikinci sezonunda bölüm başına 150 bin sterlin (yaklaşık 352 bin 500 YTL) almaya başladı. ilk sezonda bölüm başına 38 bin sterlin (89 bin 300 YTL) alan oyuncu, dizinin ilgi görmesi üzerine fiyatını fazlasıyla artırdı.
LOST
Bu sene Altın Küre Ödülleri'nde drama dalında en iyi dizi ödülünü kazanan Lost'un kadrosu, ödülden sonra fiyatlarını ikiye katladı. Bölüm başına 45 bin sterlin (yaklaşık 105 bin 750 YTL) alan oyuncuların keyfine diyecek yok.
FRASIER
Ünlü komedi dizisi Frasier'ın yıldızı Kelsey Grammar, dizide bölüm başına 800 bin sterlin (yaklaşık 1 milyon 880 bin YTL) alıyor.
SEX AND THE CITY
Kadınların fenomeni haline gelen Sex and the City'nin başrol oyuncularından Sarah Jessica Parker, bölüm başına 182 bin sterlin (yaklaşık 427 bin 700 YTL) alıyordu.
FRIENDS
Jennifer Aniston ve Courtney Cox'un başrollerini paylaştığı Friends, büyük ilgi gördü. Dizinin oyuncu kadrosu bölüm başına 545 bin sterlin (yaklaşık 1 milyon 280 bin YTL) kazanıyordu.
WEST WING
Amerika'da büyük ilgi gören West Wing'de başkanı canlandıran Martin Sheen, bölüm başına 168 bin sterlin (394 bin 800 YTL) kazanıyor.
24
24' dizisinde Jack Bauer karakterini canlandıran ünlü oyuncu Kiefer Sutherland, bölüm başına 75 bin sterlin (yaklaşık 176 bin 250 YTL) kazanıyor.
çocuklar duymasın yada muhteşem yüzyıl fanboylarını hayli gıcık eden durum. yabancı diziler sadece izleyicileri değil türk yapımcılarıda ilgilendirmektedir. ilham kaynağı olmaktadır. yabancı dizi izlemeye yavşaklık diyen zihniyetin sözlükte onaylanması bizleri hayli şaşırtmış, şapkamızı önümüze koyup düşünmeye sevk etmiştir.
Ulan bu da mı yavşaklık oldu?
Ülkedeki futbol ortamından tiksinir Avrupa liglerini takip edersin yavşak olursun,minimum 2 saat süren ve suyu çıkana kadar devam ettirilen Türk dizilerini izlemezsin yavşak olursun,ne yavşakmışım lan ben.
Bak Game of Thrones gibi maliyetli yapımları geçelim,ben sadece yabancı komedi dizilerini izliyorum.South Park lan,görsen "kıçı kırık çizgi film" dersin,ben Avrupa Yakası'ndan beri bir Türk dizisi takip edemedim,yok işte kardeşim olmuyor,niye zorlayalım?
(bkz: how i met your mother) dizinin maliyeti yok zaten topu topu 2-3 mekanda geçiyor. ama dizinin kalitesine bakınca aman neyse boş ver anlamıycaksın zaten
özet:sana ne amk isteyen istediğini izler istediğini dinler istediğini takip eder
Yakalaşık 2 saat süren, kısır bir konu üzerinde sürekli kendini tekrar eden, bütün konusu adamın yengesiyle yatması veya bir kadına tecavüz edilmesi üzerine kurulmuş izleyiciyi salak yerine koyan diziyi izlemek yerine adam gibi konusu olan yapımları tercih etmek yavşaklık oluyo. Biliyormunuz o izlediğiniz dizlilerin bir çoğu, o izlemek yavşaklık dediğiniz dizilerin cakması onu ne yapacaz. Hayır çakmasını yapıyorsunuz bari adam gibi yapın demi. Hayatımız bahane üretmekle geçiyor. Sen dünyada o kadar izlenebilen kaliteli diziler yap, o oyuncuların aldığı ücreti alırsın zaten.
fakir edebiyatı yapmaya gerek yok. insanları yavşak diye etiketlemek yerine önce bir durup düşünmek gerek.
paradan önce senaryolar insanların tercihlerini belirliyor. yaratıcı, ilginç, kendine özgü senaryosu olan, kaliteli ve kısır bir döngüye sahip olmayan tüm yapımlar dizi severler tarafından -doğal olarak- ilgi görüyor. umutsuz ev kadınları dizisi, desperate housewives'ın çakmasıyken kalkmış yabancı dizileri tercih eden insanlara laf atılıyor. kanıt dizisi bile Crime Scene Investigation türevlerinin sıradan bir çakması.
o nedenle, türk senaristler yaratıcılıktan yoksunken kendi yaratıcılıklarını -izlenme kaygısı olmadan(!)- ekrana taşıyan adamların başarıya ulaşmış yapımlarını takip eden izleyiciye kimse bok atmasın.
aklı başında olan ve düşünebilen her insan iyi yapımı överken, kötü yapımı da eleştirebilme hakkına sahiptir.
sen, başı dertten kurtulmayan fatmagül'ün suçu ne sorusuna cevap bulmaya çalışırken millet paralel evrenler arası mekik dokuyor haberin yok.
ayrıca cüneyt arkın'ın filmleri başta olmak üzere tüm yeşilçam filmlerini -dizi değil film çünkü bunlar- hala büyük bir keyifle izleyen insanlar da var bu hayatta. onlar yeşilçam filmleri ile günümüz türk dizileri arasındaki farkı gayet iyi bilmekle beraber, o yeşilçam filmlerine hakettikleri saygıyı zaten gösteriyorlar.
kaliteli program izlenir. yabancı, yerli ayrımı yapmak anlamsız.
içimizde yabancı programları izlemeyi yavşaklık olarak görenler olabileceği gibi cidden bunları izlemeyi bi b.k sananlar da var.
yavşaklık falan değildir. sanki anasını satıyım memlekette harika yapımlar çıkıyor her yıl da biz izlemiyoruz. yıllardır temcit pilavı gibi tecavüz vb. dramatik gerzek hikayelerle milletin beynini uyuşturuyolar. işte yeni yeni leyla ile mecnun gibi behzat gibi üstüne kafa patlatılmış kaliteli ve en önemlisi sıra dışı yapımlar çıktı ki türk dizisi izlemeye başladım ben. her bölümü film tadında elin dizileri. napalım şimdi, the office gibi mükemmel şeyler varken oturup öyle bir geçer zaman ki gibi uçurumdan arabayla uçup iki üç sıyrıkla sağ çıkan adamların olduğu diziyi mi izleyelim amk.
izlenen diziye göre derecesi değişen yavşaklıktır, game of thrones izleyen feminist yavşaklardan tutun, spartacus izleyen sixpack hastası yavşaklara bunlardan çok var. lost karakterleri sayesinde felsefeyle tanışan yavşak bunlar arasında en beteri olmakla beraber big bang theory izleyen deneysel yavşak nerd ekibinde tercih edilesidir. 'adını feriha koydum' ile 'survivor x ler y ler' arasında gidip gelen zevk yoksunu yavşaklar yabancı dizi izleyen yavşaklarla deplasmanda maça çıkıp 3-1 mağlup olduktan sonra sinirlerini sanal ortamda atarlar.
dizi izlemek başlı başına bir bokmuş gibi bu bokun lacivertidir.
öyle izleyince kendilerini farklı sanarlar. entellektüel falan sanarlar. halbuki akasya durağı izleyenden arpa boyu kadar farkı yoktur. o da vaktini sikertir bu da. yani aynı bokun lacivertidir.
muhterem dizi savunucularının sahip olduğu niteliktir. üstün görüşleriyle bize yol gösterirler. game of the thrones izlemeden onunla iletişim kuramaz ve yahut görüşlerinizi bildiremezsiniz.