Mustafa Kemal Paşanın yaptığı çok büyük iş, bir millet yarattı. Bir ulus yarattı.
"Türk Tarih Kurumunu kurdu. Dil Kurumunu kurdu, kendi parasıyla kurdu. Ve yeni bir dil yaratıldı Türkiyede, zenginleştirildi dil, o günden bugüne bizim dil fakirleşmedi. Allah bin razı olsun o adamlardan, Mustafa Kemallerden, ismet Paşalardan, Hasan Ali Yücel, Sabahattin Eyüboğlundan, bunlar bize büyük olanaklar getirdiler.
Ve nasıl güçlüklerle kurduğunu Atatürkün bir bilsen sen. Dünyadaki bütün Türkologları toplayıp, dünyadaki bütün din âlimlerini, bilim adamlarını toplayıp, neler çekti.
"1950de halkın verdiği oy yanlış bir oydu.
Olabilir de yanlış bir oy, çünkü çok çekmiş bir halktı. Ama bu
adamların kimse bilmezdi ki karşı devrim yaptığını. Ve gelir
gelmez karşı devrim yaptı bunlar. (Demokrat Parti)
Köy Enstitülerini kapattı, halk evlerini kapattı, hiçbir şey bırakmadı büyük devrime ait, neredeyse şapkayı değiştirecekti,
fes takacaktı.
Demokrat Parti herkesin zannettiği gibi bir demokrasi gelişmesi değil, bir karşı devrimdir o. Her şeyiyle bir karşı devrim.
"Mustafa Kemal bir diktatör olsaydı Serbest Fırkayı kurdurmaz, kendi canına kasteden Terakkiperver Fırkasını da kurdurmazdı.
Bunlar demokrat insanlardı.
ismet Paşa şu zorunlulukla kurduruyor hayır, Mustafa Kemalin
arkadaşı olduğu için, insanlarına, ülkesine saygı duyduğu için demokrasiyi kurdurdu.
Işıklar içinde uyuyası güzel insan. ince memed serisi bitmişti. Ortadirek de tamam. Şimdi sıra serinin diğer iki eserinde.
Okurlarına vasiyetidir: Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. iki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşagılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. insanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.
Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.
Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.
Hayat görüşünüz bu olduktan sonra kötü biri olamazsınız.
sosyal medyada paylaşılan sözlerine yazılarına baktığımızda yazarın ne kadar az okunduğunu gugıldan aratarak ya da bir arkadaş paylaştı diye aynı sözü paylaşanlar ile görmüş bulunduk. yaşar kemalin bütün eserleri bu tür güzel cümleleele doluyken hep insanın piçine kalan, insanın yüreği kadar yer tuttugu, umudun umutsuzluğun dile getirdiği paylaşımlar tipik sosyal medya duyarlılığının önüne geçememiştir. o yazar ki türkiye insanının en güzel tahlilcisi o ki bizi bize anlatan, içimizi ısıtan yazar öldüğünü duyduğunda aklına daha fazla yazamayacağını düşünüp üzülüyorsan evet gerçekten yaşar kemal için üzülmüşsündür. saygıyla anıyoruz, anacağız.
Edebiyat çınarını ırkıyla yaftalamaya çalışmak yazar arkadaşlara ne kazandırıyor anlayabilmek gerçekten zor. Adamı kaleminizle yenemeyip veyahut tırnağının bir zerresi olamayıp ya da olamayacağınızın bilincinde olduğunuz için mi "kürt la bu" diyecek kadar şarlatan olabiliyorsunuz? Yoksa bir kitabını dahi okuayamayacak kadar köhne mi beyinleriniz?
hayatlarında değil bir Yaşar Kemal eserini, gazete okuyamayan tiplerin eleştirme cürretinde bulundukları yazar.
fanatik,fotomaç,iddia kuponu okumak size yeter de artar bile tabi sizde haklısınız.
bizce onun edebi yönü önemlidir. yeri doldurulamayacak yazarlarımızdandır.duru, temiz türkçesi, halk deyişlerini yerli yerinde kullanması onun eserlerini klasiklerin içine sokar.ben, çukurova'yo onunla tanıdım, sevdim. eserleri her zaman okunacaktır. sanatçı için ölümsüz olmak; budur..
bu topraklar ve dahi bu sözlük içerisinde ne kadar boş beleş adamları barındırğımızın ispatı olan bir yazar olmuştur aynı zamanda. adamın ülkesinin yaşar kemal gibi bir değeri var, arkasından ettiği laf "iyi ki gebermiş". ama sorsan baldır bacak açan karıların daha çok yaşaması için utanmasa secde eder. Yaşar Kemal, okumayı bilen,toprağını seven insanlar için eşsiz bir nimetti,nimettir. yedi sülalesi gelse bu büyük yazarın kesip attğı tırnak olamayacak olan tipler, varsın ölüsüne hakaret etsin. güzel bir laf vardır, bilen bilir o da benden bu büyük yazara hakaret edenlere gelsin: afkur.
Fikirlerine katılmıyorum diye bir insanın arkasından iyi ki gebermiş diyemem. "Yiğidi öldür hakkını ver." demişler. Yazar insana saygı duyarım, başımız sağolsun.
Yolda görsem tanımayacağım çünkü yüzünü hiç bilmediğim adam. Ama anonim bir paragraf verseler elime, onun kaleminden çıktığını daha ikinci cümlesinde anlarım.
Türkçeyi en derinlere saklanmış olanaklarını bulup çıkararak en yetkin şekilde kullanan, bizi bize anlatan yazar. Aynı alanda eserler yazan john steinback kadar takdir edilmemişse bugüne kadar, anadolu topraklarında yaşamamış insanların kitaplarının tadını tam olarak asla alamayacak olmasındandır.
Edebiyatta otorite değilim ama tüm kitaplarını okumuş biri olarak gözümde çok çok çok değerli olduğunu söyleyebilirim. isterdim ki ölüm ona hiç uğramasın, sayfalarca doğayı betimlesin, insanı anlatsın bize içtenlikle, ince memedin gözünün bebeğine oturan çelik pırıltısından bahsetsin, ortak bir dili konuştuğumuzu hissettirsin okurken. Çukurovada güneş batarken kıpkırmızı yanan tepeleri hiç görmemiş bir insana bile öyle bir anlatsın ki şaşkına döndersin doğa karşısında, hayranlık duydursun. insanı tanıtsın kitaplarıyla, tiksindirici yönleriyle de destansı yönleriyle de. isterdim ki, ölüm birini pas geçecekse bu kişi o olsun. Yine de bu şekilde, ölümüyle hiç tanımadığı birinin gözlerinden yaş gelmesine sebep olacak kadar güzel eserler bırakıp gitmek bu dünyadan o kadar kötü değil. Asırlar boyunca okunacağını biliyorsan hele de. Toprağı bol olsun.
nadiren gördüğümüz şeylerden birşeyi farkettirmiştir bana; toplumun herkesiminin sevdiği, kendi ülkesinde ve dünyadaki pek çok yerde saygı duyulan bir insan olunabilir. iyilik, güzellik değer görebilir bu dünyada..
dünden beri her ortamda karşılaştığım sözündeki gibi, hacmi değil, kalbi kadar büyüktür insan bu dünyada..büyük bir kalbi varmış.
maviyi de çok fazla severmiş..
ruhu şad olsun..yarın teşvikiye camiinden yeni yerine gidecekmiş ayrıca..