bir pink floyd eseri. the wall albümünde yer almamasına rağmen aynı adı taşıyan filmde karşımıza çıkmaktadır. yumuşak atmosferi ile yatıştırıcı etkiye sahiptir.
It was just before dawn one miserable morning
in black forty-four
when the forward commander was told to sit tight
when asked that his men be withdrawn
And the generals gave thanks as the other ranks
held back the enemy tanks - for a while
And then the Anzio beachhead was held for the price
of a few hundred ordinary lives
And kind old King George sent mother a note
when he heard that father was gone
It was, I recall, in the form of a scroll
with golden leaf and all
And I found it one day in a drawer of old
photographs hidden away
And my eyes still grow damp to remember
His Majesty signed with his own rubber stamp
It was dark all around
There was frost in the ground
When the tigers broke free
And noone survived from the Royal Fusiliers Company C
They were all left behind
Most of them dead
The rest of them dying
And that's how the High Command took my Daddy from me
$arkidaki toplumsal ele$tiriyi tekrar tekrar vurgulamaya pek gerek yok acikcasi. bu konuda $arki kendi kendini acikliyor; eric fletcher kraliyet piyadeleri z bölügünde 2. dünya sava$inda hizmet vermi$ birisi ve the wall'da, pink'in babasinin rol modeli olarak gösterilmi$.. bu perspektiften bakildiginda, $arki daha da anlamli hale geliyor.
disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. şarkı yapısına göre bazılarında kafiyelere rastlanabilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.
***
kara 44' yılında, sefil bir sabahın şafak vakti öncesiydi
cephe komutanına adamlarını geri çekmek istediği zaman,
yerlerinde kalmaları söylendiğinde.
ve generaller teşekkürlerini sundu,
bir süre için diğer saflar
düşman tanklarını püskürttüğünde.
ve böylelikle anzio sahili elde tutulmuştu
birkaç yüz sıradan hayat karşılığında.
ve nazik yaşlı kral george bir not göndermişti anneme,
babamın gittiğini duyduğunda.
hatırlıyorum da, süslü püslü bir yazıydı;
altın yaprağıyla, her şeyiyle.
ve bulmuştum onu bir gün,
saklanmış fotoğrafların olduğu, eski bir çekmecede.
ve hala nemleniyor gözlerim hatırladığımda
o notu imzaladığını majestelerinin, değersiz, lastikten mührüyle.
kapkaranlıktı her yer,
buzlanmıştı topraklar
tiger'lar serbest kaldığında.
ve kraliyet piyadeleri z bölüğünden sağ kalmadı hiç kimse!
hepsini bırakıp gittiler
çoğu ölü, geri kalanlar ölüyorken
işte başkomutanlık babamı böyle aldı benden.