içinde bulunduğum nesildir.
bir yere koymaya kıyamayıp yatağıma götürerek orada dinleyip öylece uyuya kalarak sabah kaldığım yerden devam ederdim. müziği böyle sevdik, böyle kıymetini bildik. sanatı bu yüzden seviyoruz, bu yüzden değerini anlıyoruz.
çantaya kaset istiflemiş, kasetleri karıştırmamak için üzerine enteresan şeyler yazmış ve play tuşuna bastıktan sonra cihazdan gelen hafif titreşimi duyumsamış nesildir.
evimizin yakınında kahve kokan bir kırtasiye vardı. walkmanimi oradan almıştık. dinlemeye kıyamıyordum. pili bitmesin diye dua ediyordum. şimdi teknoloji geldi ve telefon, mp3, bilgisayar derken şarkılar bile anlamsızlaşır oldu..
Birde bunun bir üst modeli olan discman vardır. içine CD koyar, her yere o koca zımbırtıyla gidersiniz. Ama bunun baslıgını daha sonra açacağım.
(bkz: Discman den şarkı dinlemiş nesil)
Kulaklığının birini hep arkadaşına vermek zorunda kalan nesildir.
Arkasından giriş çoklandırıcı çıkmıştır ancak çift kulaklık çok pil yediğinden buna da çare olarak walkman i adaptöre bağlamak işi çözmüştür.
En sonundan walkman e speaker takarak bütün sınıfı rahat ettirmişizdir.
Evet biz bilgisayar bölümünde okuyorduk *
şimdinin 8-10gb mp3 oynatıcılarına iki üç dk içinde sıkıştırılan binlerce şarkı içinde bocalamaktansa, alınan raks, tdk veya sony 90lık/120lik kasetlere, parçaları özenle seçerek, tek tek kaydeden ve bunun sonucunda zevkle, tadını çıkararak şarkı dinleyen nesildir..
bilgisayarı ayrı, telefonu ayrı, mp3 playeri ayrı, fotoğraf makinesini de ayrı kullanan insandır. Hepsinin bir araya gelmeyeceğine inanan insandır. Ne kadar teknoloji harikaları olsa da onun için hepsinin yeri ayrıdır.
ahh ah nerde o günler diye iç geçiren nesildir. gecenin karanlığına gömülüp gözyaşlarıyla ıslatılmış yastıkta hayallere dalan, şimdilerde aslında hiçte ummadığı sahte hayatı yaşayan gerçekten efsane nesildir. lanet teknoloji!
pilin bitmesi durumunda, kasedin yavaş dönmesinden dolayı, sesin boğuk ve kalın hale gelmesinin, ufak çapta tramvatik bir durum oluşturmasına da sebep olduğu nesil.