Önce dizel motorlu taşıtların emisyon testlerinde hile yaptılar, yakalandılar.
Sonra "sıçtık madem, niye sıvamıyoruz" diyerek laboratuvar maymunlarını dizel araçların gazında boğdular.
Şimdi de çarpışma testlerinde kullanılmak üzere üretilen pre-production araçları tüketicilere sattıkları anlaşıldı.
Oğlum, biri tüm yönetimini kovsun lan şunların. Dünyanın en büyük otomotiv üreticisi şirketlerinden birini resmen yerin dibine soktular. Hayır, Porsche'nin de sahibi bu yavşaklar. Ona acırım bir tek.
bana kalırsa dünyanın en sağlam araba markası babamın aracı olduğu için söylemiyorum tabi.. Mardin'de doğu vw'den satın almıştık. araçların kalitesi kendisini belli ediyor zaten bayii olarak türkiye'de en samimi bayiilerden biri olabilir (bkz: dogu.vw.com.tr)
Almanların “fave” (folksvagın) olarak da telaffuz ettikleri şekliyle halkın arabası anlamına gelen marka.
Tabi bunda hitler’in nasyonal sosyalist parti kongrelerinde her aileye biri ev biri araba olmak üzere iki anahtar sloganının da payı var. Tahmin edeceğiniz üzere burada kastedilen marka vw idi ve aynı slogan yakın siyasi tarihimizde kadın bir lider tarafından da sıklıkla kullanılmıştı.
Bayağı memnun olduğum markadır. Golf modeli var bende. Sürüşü, yalıtımı ve malzeme kalitesi çok iyi. istanbulda yaklaşik 28 kuruş yakıyor. Aracım dizel otomatik. Hatchback olarak bu arabadan ötesini tanımıyorum. Bakım masrafları da az. Volkswagen'in özellikle almanya fabrikasında üretilen araçları çok iyi işçilik bakımından.
seat ve skodayı satın aldıktan sonra yüksek marka değerleriyle buluşturan firma. eskiden seat ya da skoda olsa burun kıvırırdın, lakin bunlar şimdi aynı segmentlerde ford ve toyota ile yarışıyorlar. bilgi sahibi olduğum türkiye pazarı için konuşuyorum tabii ki.
ülkemizde ikinci el piyasasında en çok satan arabadır.
almanyada halk arabasıdır. memurun arabasıdır. zaten onlar audi ye hasta artık. bizde ise korkunç fiyatlar nedeniyle borç harç krediyle orta sınıf bir ikinci el vw alan kendini zengin sayıyor.
ikinci dünya savaşı öncesinde hitler'in bilgisi dahilinde kurulan otomobil markası volkswagen, günümüzde oldukça düz/banal tasarım çizgilerine sahip otomobiller üretmektedir.
müşterilerini 'kargo' olarak görür, gaye a noktasından b noktasına taşımaktır.
Sözde yeni polo’su 2012 bmw 1’in kopyasıdır, acaba bu tasarım için telif ödendi mi? *
(img:#1577654)
retro beetle ve arteon(ön tasarım hatları) harici spesifik tasarımı yoktur, şimdi bazı alıngan arkadaşlar alınacaklar, yalnız bu markanın bu ülkede prim yapmasının yegane sebebi, ikinci el değerini muhafaza etmesidir. b sütunu ile c sütunu arasında bir tasarım öğesi dahi yoktur. tasarım her ne kadar görece barındırsa da durum bu, üzgünüm.
şimdi konuya gelelim.
yazar arkadaşımın beyanına istinaden bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim,
iso'dan bahsedeyim,
'iso 9001(ınternational organization for standardization)bir kurumun hizmet verirken uyması gereken prensipler topluluğudur, 1. prensibi, hizmet, müşterinin ihtiyaçlarına karşılık vermelidir, siz otomobil alırken, hizmet satın alıyorsunuz, yani nihayetinde sizin distribütör ile olan tüm diyaloğunuz ' hizmet ' ile ilintili. otomobili vw'den hizmeti ise bayi'den almaktasınız öncelikle bunu belirtmeliyim.
kalitenin bir diğer öğesi ise, 'güvenirlik ve tekrarlanabilirlik' yani çalışanlar her müşteriye, her seferinde eşit şekilde prensip ve kurallar dizisini uyguluyorsa, o firma kalitelidir, güvenilirdir.
biz kurumdan içeriye girdiğimiz zaman o kurumun, des görevlisinden temizlik görevlisine, güvenlik görevlisinden satış temsilcisine, satış temsilcisinden satış müdürüne her biri bir bütünün parçası, eğer o çalışanlardan bir tanesi dahi, kurallar ve prensipler dizisine uymuyorsa, o kurum kalitesizdir. bunu ben söylemiyorum, iso söylüyor.'
tabiatı ile canını sıkan des görevlisinden ziyade 'bayi'
yerinde olsam, düşünmeden hukuk yolunu izlerdim.
geçmiş olsun.
ayrıca almanya için tablo bu şekilde, rica ediyorum insanları yanlış yönlendirmeyin.
eğer bir volkswagen sahibi ile tanıştıysanız size en geç 10 dakika içerisinde kapısının ne kadar tok kapandığından bahseder. çünkü vw 30bin liralık arabaları 80bin liraya satarken onu bu özelliğin dayanılmaz cazibesi ile sikmiştir.
Genelde ford’un kalitesinden bihaber insanlar veya gençler tercih eder.