- hoşgeldin baba.
- he öğretmenin de öyle dedi zaten, hoşgelmişim!
- hadi ya öyle mi dedi?
- bi de soruyo eşşoğleşşek, adam mısın da öyle desin?
- ne bilim işte umut fakirin ekmeği.
- sen o ekmeğe de ağzını açıcan bu gidişle, bi halt olmaz lan senden!
tarzında uzayıp giden diyaloglara sebep olan toplantı ve alev püsküren ebeveyndir.
- ne dedi anne?
- ne diycek seneye toparlar dedi.
- nası yani?
- çift dikiş yani!
bu ebeveyn -ki genelde anne olur kendisi- veli toplantısına her gidişinde umutlu olurlar belki çocuğum düzelmiştir felan.öğretmen gerçekleri anlatmaya başladıkça anne hayal kırıklığına uğrar.sonra o hayal kırıklığı öfkeye dönüşür.o anda yeniden hayal kurmaya başlar.eve döndüğünde neler yapacağının hayalini.bizim evdeki işleyiş mekanizması da default olup güdümlü anne terliği ile hayaller gerçeğe dönüşmeye başlar.eğer hırsını alamadıysa manuel yollara başvurur ve tokat fasilitesi başlar.bu tokatlar sırasında sözler hecelenerek direk beyine gönderilir.
bu emirler harf harf beynine kazınmış öğrenci odanın yolunu tutar ve ders çalışır.orta 2 ye kadar bu şekilde süren veli toplantıları silsilesi lise de değişmeye başladı.anne yine standart bir veli toplantısından sonra eve gelir ve çemkirmeye başlar.taa ki o güne kadar...
lise 2 de yine böyle bir sevgi yumağı halindeki salona baba girer ve "yeter" der.o an babamın da benden yana olduğunu düşünmekteydim ki o güne kadar duyduğum en ağır laflardan birini işittim.bırak kendine yakıştırıyorsa yapsın.ve sevgili uuser lar o gün büyüdüm aniden.sonra hiçbir toplantım eskisi gibi olmadı...
burdan iki çift lafta o öğretmenlere etmek istiyorum.
be mna koduklarım sanki kadın doğurduğu malı bilmiyor mu?nie her seferinde oğlun yaramaz oğlun çalışmıyor diyip kadını gaza getiriyorsunuz.bi gün de sevabına oğlunuz mükkemmel çoook çalışıyor deseniz gönlünü alsanız o insanların.o pazar günlerini zehir etmeseniz hem anneye hem çocuğa.
anne: hocan sanırım senin salak olduğunu söyledi.
ben: ciddi olamazsın vay ahlaksız peki sen ne dedin.
anne: nerde hata yaptığımızı biz de hep kendimize soruyoruz dedim.
ben: aferin iyi demişsin.** ya yuh tescilledin yani iyi kadın bundan daha beteri çıkmamış demedi suratına.
anne: o notlar bir düzelmesin ben ozaman babana zeka testi yapıcam rahat ol sen.