2011-2012 sezonunda olympiakos takımının lideridir. yunanistandaki kriz sebebiyle para muslukları kapatıldığından takımının tek yıldızıdır. şimdiye kadar bu işi çok iyi götürüyor. kendisiyle beraber gençlere de şans tanınması belki de olympiakosa istediği başarıları getirecektir.
eski spanoulis değildir. evet bizim maçta 25 sayı attı evet bugün yine olypmiakos'u sırtlıyor ama ne bilelim. o baba günlerini özlüyoruz. şöyle maçı alıp götürdüğü ortalığın amına koyduğu günlerini özlüyoruz. tabi bizim takımlara koymaması şartıyla.
dimitrios diamantidis, thedoros papaloukas ve juan carlos navarro ile birlikte avrupa basketboluna son beş yılda damgasını vurmuş dört dış oyuncudan birisi. diamantidis ve papaloukas 'un oyunu okuma, oyunu yönlendirme, saha görüşü, savunma, kritik anlarda öne çıkma gibi hususlarda epey gerisindedir. oyun olarak geri planda kaldığı vatandaşlarından üstün yönü ise saf bir süper skorer olmasıdır ve başka yıldızı kalmayan olympiakos' u tek başına yüksek yüzdelerle sırtlamaktadır. bu sezon sayı krallığında birinci, asist krallığında beşinci sırada yer almaktadır ve euroleague'in son haftalardaki en formda oyuncusudur. son 3 maçta sırayla 23, 26 ve 29 sayı atan spanoulis bugün fenerbahçe'nin korkulu rüyası olacaktır.
adı iyiden iyiye efes pilsen'le anılan basketbolcu. bir hafta içinde kesinleşir fakat seneye efes pilsen forması altında izleyeceğiz gibi duruyor kendisini. büyük oyuncudur.
ömer onan'ın deyim yerindeyse adım attırmadığı oyun kurucu.zaten sonunda spanoulis de soğudu oyundan.şahsen yunanistan'ı yenmemizdeki en önemli faktördü ömer onan'ın spanoulis'e yaptığı efsanevi savunma.
ölü bakışlarına hasta olduğum, hiçbişey yapmayıp gibi görünen fakat şahsımca avrupanın en iyi guardlarından olan yunan sepettopçu. houston kıymetini bilemedi onun. sonra rafer alston falan aradılar bi dünya.
Yunanistan'ın Panathinaikos Kulübü'nden Olympiakos'a transfer olan, bu transferden yılda 2,4 milyon alacak olan 28 yaşındaki basketbol oyuncusudur. 1.93 boyundaki guard 3 yıllık sözleşmeye imza attı.
en iyi savunmacımız olduğunu düşündüğüm sinan güler tarafından niye savunulmadığını merak ettiğim insan. sinan ın spanoulis i savunacağı bir rotasyon kurulamaz mıydı diye aklına geliyr insanın.
soktuğum her yerden atıyor. götüne girsin o basketbol topu. serbest atış da kaçırmıyor ipne. ha bunu ve diğerlerini savunmaktan aciz oyunculara sahip olmak da mağlubiyette etkili mi? hemi de nasıl! şu heriften bi tane de bizde olsa fark atardık yunanistan'a. bi taneyi de siktir et. yarısı bizde olsa tamamdır. çeyreği yetmez ama söyliyim. bu herif bizde olsa da yenemezdik yunanistan'ı vazgeçtim. geride kalan "11 dev adam" maçı sikip atardı büyük ihtimalle. çok siniriliyim olum öyle deme.
öyle veya böyle örnek alınması gereken basketçidir. adamın tipine bakıyorsun sanki 5 dakika önce yataktan kaldırmışlar "kanka gel iki basket at geri yatarsın" demişler, o da kıramamış gelmiş gibi. adam sikinde değil sanki maç. tipi aynen o yönde mesaj veriyor. ama aynı soğuk kanlılık oyununda da var. herif en kritik anda tak atıyor üçlüğü. ha attımı atıyor ama mademki atıyorum sürekli üçlük sallayım da demiyor. gerektiği yerde gereketiği zamanda...
bir de bizimkilere bakalım. hızlı hücumla rakip sahaya giriyoruz. içeri girip garanti basketi atacağımız yerde üç tane üçlük attık diye gidip tekrar üçlük sallıyoruz. seken top kendi potamıza üçlük olarak dönüyor.
iki elle bir adamı tutamadınız lafındaki adamdır.
ya bir adamı savunamaz mısın kardeşim ya. tamam oda profesyonel, oda oralar gelmek için kıçını yırtmış ama adam her aldığı topu sayıyla mı bitirir ya. savunmamız çok iyi diye geçiniyorduk. öyle savunmaya böyle geçirirler kardeşim.*
faul atışlarına hasta olduğum öldüren şutör. top çemberden geçerken 'blops' diye bir ses çıkartıyor, bizim küçükken 'deliksiz' diye nitelendirdiğimiz türden.