kaybolmuşluğunu anlamlandırmaya çalışmak, şizofreniye açılan kapı.
küçüklüğünde, ruhunda derin yaralar açılan ve gittikçe büyüyen, hiç kapanmayan yaralarıyla; 2 duvarın kesiştiği yere oturup ellerini dizlerinin altında kavuşturan ve ağlaması bile neredeyse yasak olan bir insanın sessiz çığlığı.
kesinlik duygusunun yitirilmesi, yahut ta hiç olmadığı düşüncesi.
teorik olarak var oluşun, anın yaşanmasının katiyeti de söz konusu değildir.
kim ispatlayabilir ki?
matrixvari mimarilerde yahutta hep aynı günün devinmesinde geçmediğini hayatın.
macrovers ile microvers arasında bulunulan noktanın kestirilemeyeceği gibi.
ya hepsi sadece yaratıcının hayallemesi ise?
veya zamanın akışında sadece ufak bir nokta bile değilsek.
işte budur ispatı diye koymak kimin harcıdır.
bir senaristin elinde şizofrenik bir dünyanın mahdumları misali.