kendini de varlık varsayan bizlerin etkileşime geçebildiği, duyu organlarıyla anlayabildiği varlıkların olası farklı boyutların ihtimalinde varlıklarının ne denli geçerli olduğudur.
bunlar milattan önce kaldı diyenler olmuş, kadir-i mutlak allah herkesi aynı anda farklı bir hayatı yaşadığına inanacak şekilde bir algı ile yaşatabilir. bakın uyandırayım her şeyi yapmaya muktedir bir güçten bahsediyoruz.
insan hesap makinesi gibi. kendisine verilen sayıda basamağı çarpabiliyor sonrası error yazısı çıkıyor.
sırf konuşmak için konuşma meraklısı felsefecilerin sorusudur. bunlar mö 2'de 10 km'lik dünyalarında hayal kuran romantik felsefecilerin çağında kaldı. varız işte. yolda yürürken varolan başka bi varlık kafamıza çarpıyor, sonra var olan başka bi varlığın içine atıyolar bizi. var olan atomlarımız form değiştirip farklı şekillerde varlığını sürdürüyor.
yani neyin geyiği bu. ne aynası ne kimliği benliği.
(bkz: fizik var fizik)
varlık var mıdır yok mudur bunu bilemeyiz. varlığı algılayacak kişi yani insan da bir maddedir. insan gerçeği algılar ama algı esasen sinirsel bir uyarımdır. sonuç olarak var olduğu konusunda sabit alabileceğimiz bir nokta olmadan ( bilinç olarak) varlık varsa da anlamlandırılamaz.
felsefeden anladığımdan değil ama madem bir şeyin varlığını sorgulayacaksın ona varlık deme kardeşim şeklinde cevap verilesi soru. Ayrıca biraz determinist ve pragmatist yaklaş ve de ki: bana ne?
önce bunu okudu; hipotez, deney, veri, ispat, teori, öngörü.(#18008416) sonra da; bilimsel olsun ya da olmasın, herhangi bir açıklamanın yapabilmesini sağlayan 'şey' o'nun varlığıdır. dedi.* (#18009127)
"vardır." denilerek cevaplandığında hiçlik, yokluk asla tanımlanamaz, daha doğrusu "hiçlik, varlığın yokluğudur." şeklinde absürd bir kısır döngüye girilir. Hiçlik aslında yoksa o zaman onun hakkında nasıl konuşabiliyoruz? Tanımlama ya da olmayandan zihnimizde onu kavramsal olarak karşılığını yaratmadan bahsedemediğimiz için mi? Yoksa hiçlik de bir çeşit varlık mı?... Sonsuza dek sürebilir.
farklı cevaplar:
- varlık, var olma olgusunun kendisinin sebebi olduğu için; "var" ya da "yok" şeklinde tanımlanmak zorunda değildir, bunlardan münezzehtir.
- varlık yoktur, oluş vardır.*
- varlık vardır, var olmayan var değildir.*
-varolmak algılanmaktır*(varlık değil varolmak, ama ilintili oldığu söylenebilir)
Bilhassa teorik fizikteki gelişmeler yeni cevaplar verebilmeye olanak sağlar.
Varlık vardır demek, varlık sorununun ilk ortaya atıldığı zamanda saymak demektir.
varlık derken var olduğunu ifade etmekteyiz. eğer varlık ise vardır. eğer varlık ise ve yok ise mekan olarak paralel evrenlerin kesiştiği bir noktada negatif maddeye maruz kalıp evren değiştirmişizdir. o zaman bu yazıyı bu şekilde okuyamıyor olurduk. eğer bu yazıyı bu şekilde okuyabiliyorsak varlık vardır.
varlık bilimin temel sorusudur.
varlık, bilince tabi olmaksızın var olabilir. onu bilinebilir kılan, bilincin ta kendisidir. varlık ve bilinç iki ucu açık bir durum olarak çıkıyor karşımıza. varlık gerçekten bilince tabi olmak zorunda mı?
peki bilince tabi olmaması, bilinememesi hangi sonucu doğurur?
muamma değil ama ne yazık ki şu anda bilinebilir de değil.