vahdettin

entry403 galeri57 video2
    127.
  1. 126.
  2. evet atamızdır dedemizdir ama bunlar yaptıklarını haklı göstermez. ezanı yasaklayan ingiliz kararlarının altına imza atmıştır. vatanı kurtarmak için savaşmamıştır. ne deniyorsa yapmıştır. bunun da adına vatan hainliği diyoruz.
    3 ...
  3. 125.
  4. 124.
  5. 123.
  6. türkiye cumhuriyetinin kurucusudur.

    araştırmacı-yazar vehbi vakkasoğlu, timaş yayınlarından 1990 yılında neşredilen “son bozgun” adlı araştırmasının birinci cildinde, mareşal fevzi çakmak’ın ağzından vahdettin’in mustafa kemal paşa’yı anadolu’ya milli mücadeleyi başlatması için gönderdiğini yazar. hatta mareşal’in bu olayı uzun yıllar sır gibi sakladığını söyler. kitapta yer aldığına göre çakmak paşa, eşi fitnat hanım’a ´fitnat. öyle birşey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe bugüne kadarki tutumumuz ve davranışlarımız müsait değil. mecburum, bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeğe.” fevzi paşa’nın fitnat hanım’a anlattıkları şöyle yer alır sözkonusu kitapta: “mütareke senesinde, bir cuma selamlığından sonra sultan vahdettin beni huzuruna kabul etti.

    “paşa, dedi. durumu görüyorsunuz. bu işler anca anadolu’da teşkilatlanarak kurtarılabilir. bana anadolu’da teşkilat kuracak, memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin.”

    ertesi cuma, yine selamlıktan sonra huzuruna girip hazırladığım listeyi verdim. dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır, tane tane konuşmaya başladı:

    “paşa, mustafa kemal paşa hırsız mıdır?”
    “haşa padişahım.”
    “bir namussuzluğu, ahlaksızlığı var mıdır?”
    “haşa padişahım.”
    “beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?”
    “hayır efendim. o hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir.”
    “o halde bu listeye niçin onun adını yazmadınız?..”

    hiç düşünmeden cevap verdim:

    “padişahım, mustafa kemal paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.”

    padişah elindeki kağıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı… ayağa kalkıp pencereye döndü. limanda demirli itilaf devletleri (ingiliz, fransız, italyan, yunan) gemilerini göstererek:

    “paşa, paşa… bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun… kendine selamla birlikte tebliğ ediniz, haftaya cuma günü mustafa kemal paşa’yı göreceğim
    2 ...
  7. 122.
  8. vahdettin'i savunmayı anlayabiliyorum saltanat ve monarşi idaresini benimsemiş ve doğru olduğunu düşünebilirsin fakat her götü sıkışanın ingiliz veya amerikan kucağına kaçmasını hicret diye savunman en başta hz. muhammed'e hakarettir.

    tanım: ingiliz zırhlısıyla hicret(!) ettiği savunulan padişah.
    3 ...
  9. 121.
  10. 120.
  11. o malum puslu dönemlerde anadolu ya gizliden silah sevkiyatı yapılmasını temin ve tesis etmiştir. ikili oynamasının sebebi, şüphe çekmemektir. zira artık kendisi de görmekteydi ki, kurtuluş ancak istanbul dışında bir noktadan gerçekleşebilirdi. bu anlamda baktığımızda, ince bir strateji izlediğini görmek mümkündür. hain damgası yemeyi göze alarak büyük bir fedakarlık örneği sergilemiştir. vahdettin in bilgisi dahilinde yapılan silah dağıtımını biraz araştırma yaparak bulma imkanına sahipsiniz. böylece olayları sadece tek bir açıdan ve dar bir boyuttan değerlendirme durumundan kendinizi kurtarmış olursunuz. son olarak, bülent ecevit in cümlesiyle bitirelim: vahdettin hain değildi.
    3 ...
  12. 119.
  13. atatürkü, atatürk yapan son osmanlı padişahı. atatürkü samsuna gönderende bizzat kendisidir ama bilmezler ki vatanı kim kurtardı bu destan nasıl yazıldı, bildikleri tek şey vardır vahdettin ülkeyi terk ederek kaçtı ey kara cahiller tarih yoksunu sığ beyinli insancıklar vahdettin niye ayrıldı ata topraklarından okuyun da öğrenin.

    kırşehir mebusu yahya galip sultan vahideddin'e ''istanbul'a geldiğimizde seni sultan ahmet meydanında asacağız. karılarını kızlarını da askerlere vereceğiz diye telgraf çekti.
    bu esnada ankara meclisi padişahı( vatana ihanet etmediği halde) vatana hıyanet ile itham eden teklifi kabul etti.
    padişah canının ve ırzının emniyette olmadığını anladı. siyasi bir buhrana ve iç savaşa neden olmak istemedi. sonradan ''yaşamak imkansız olan yerden hicret hazret-i peygamber'in sünnetidir diyerekten kendisini müdafa etti.
    vefat haberini roma büyükelçisinin telgrafından öğrenen mustafa kemal'' çok namuslu bir adam öldü. isteseydi sarayın bütün mücevherlerini götürür ve öyle bir ordu kurup geri dönerdi ki.. demekten kendini alamadı.
    7 ...
  14. 118.
  15. samsun'a çıkmadan önce atatürk ü saraya çağıran ve atatürk e artık ülkeyi kurtarabilirsin tarzında bir söz söyleyen padişahtır. duyduğu sözden sonra atatürk şaşırmış ama vahdettin in bunu ne mânâ ile demek istediğini hiçbir zaman anlamamıştır. *
    1 ...
  16. 117.
  17. bu osmanlıdan konu açıldığında türk yurdu, türk milleti diyenlere artık götümle bile gülemiyorum.

    türk olmak ya da birisine türk denilmesi osmanlıda neredeyse hakaret sayılırdı. osmanlı sülalesi otomatik olarak kendi yerlerine oynayabileceklerinden türklerin hepsinden özellikle de asilzade türklerden korkarlardı. en çok türkleri ezerlerdi en fakirler türklerdi.

    türk olan osmanlı tebaasına türk denilmez osmanlı denilirdi.

    ezik bir adamın kendi götünü koyduğu tahtını kurtarmak için yapıp ettiklerini vatanseverlik olarak kimse yutmaz artık.

    osmanlıda türkler diye arayın google da yüzlerce sonuç çıkar zaten. kaynak koymaya gerek yok.
    3 ...
  18. 116.
  19. idam fermanı yazmamış kişi. o idam kararı bir mahkeme tarafından alınmıştır ve o da onaylamıştır. ancak karar gıyabında alındığından idamına karar verilen kişiler yakalandıklarında tekrar yargılanmalarıda vardır o kararda. eee ulubatlıyı gerçek zanneden bir neslin o kararı bulup okuyup anlamasını beklemek hatadır.

    "Dosya Tasnifi
    Harbiye-Divan- Harp
    DOSYA No : 70
    Harbiye Nezareti
    Adliye-i Askeriye Dairesi Şubesi
    Nüsha : 705

    PADiŞAH BUYRUĞU

    Mehmet Vahidüddin

    “Kuva-yı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla
    para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp
    yıkmaya kalkmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava
    açılan, Üçüncü Ordu Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan Selanikli
    Mustafa Kemal Efendi, Eski yirmi yedinci fırka kumandan miralaylıktan emekli istanbullu Kara Vasıf
    Bey, Eski yirminci kolordu kumandan Mirliva Salacaklı Fuat Paşa ile Eski Vashington (Washington)
    elçisi ve Ankara milletvekili Midillili Alfred Rüstem ve sıhhiye eski müdürü istanbullu Doktor Adnan
    Bey ile Üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni Halide Edip Hanımın, ayrıntıları 11 Mayıs 1336
    (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzere, Mülkiye Ceza Yasası’nın kırk
    beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı
    maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi unvanlarının
    kaldırılmasına ve idamlarına, halen firarda bulunmaları dolayısıyla yasa hükümleri gereğince
    mallarının haczedilerek, usulüne göre yönetilmesine ilişkin
    --spoiler--
    istanbul bir numaralı sıkıyönetim
    mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak
    üzere onaylanmıştır.
    --spoiler--

    Bu Padişah Buyruğu’nu yürütmeye Harbiye Nazırı görevlidir.

    24 Mayıs 1336 (1920)

    Sadrazam ve Harbiye Nazır Vekili

    DAMAT FERiT"
    edit: sayın şebek gördüğünüz gibi belgeli konuşuyoruz. kararda yakalandıktan sonra yeniden yargılanması da var. yani aslında karar laf ola beri gele var.
    0 ...
  20. 115.
  21. hain olmadigi kesindir. zaten saltanatin elden gittigi zamanlarda tahta geçmis padisahtir. ataturk'ün samsuna gitmesini saglayan kisidir gemiyi o tahsis etmiştir ve deniz in mayinlandigini, samsuna giderken karadeniz kiyilarindan gitmesini açıktan gitmemesi gerektigini iletende kendisidir. sevmiyor olabilirsiniz ama hakaret etmeyin.

    düzeltme: imla
    2 ...
  22. 114.
  23. lise tarih kitaplarından okunmaması gereken güzel adamdır.
    3 ...
  24. 113.
  25. zamanı doğru okuyabilmiş ve gitmesi gerektiğinde gitmiştir. tıpkı daha öncesinde zamanı doğru okuyup mustafa kemal ve arkadaşlarını anadolu'ya göndermiş olduğu gibi. kendi istemese kimsenin onu göndermeye gücü yetmez ve çok kan dökülürdü. saltanatını evlatlarının kanına tercih etmeyip gittiği için bir kat daha fazla saygıyı hak ediyor.
    2 ...
  26. 112.
  27. istese saraydan istediği kadar yükte hafif pahada ağır eşya alır, kaçtığı yerde öyle bir ordu kurup dönerdi ki...
    ben demiyorum. kemal paşa diyor.
    1 ...
  28. 111.
  29. bilmem kaçıncı hede, bilmem kaçıncı hüdü olan padişah bozuntusu vatan satıcısıdır. sonra siktirip kaçtı gitti zaten...
    4 ...
  30. 110.
  31. talat, cemal, enver ve bilumum ittihatçı "kahraman" olarak anılırken, savaşın bitmesine bir kaç ay kala padişah olan 6. Mehmet Vahidettin "hain" olarak anılıyor. bu işte bir terslik var ya. birine "hainlik" gibi birşeyler yüklerken bir bakın bakalım bu adamın elindeki imkanlara. bu arada 2. abdülhamit'in tahttan indirilmesiyle saltanat zaten bitmişti.
    1 ...
  32. 109.
  33. ingiliz işgal orduları komutanı General Harrington'a

    'Dersaadet işgal orduları başkumandanı General Harrington cenaplarına... istanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden, ingiltere devlet-i fahimanesine (yüce devletine) iltica ve bir an evvel naklimi taleb ederim efendim'

    diye dilekçe yazıp, hiç utanmadan, 'halife-i müslimin' diye imzalayan, ingiliz işgal zırhlısının ambarına fare gibi saklanarak kaçan, yurdumuzu düşmanlardan kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal için idam fermanı yazan hain son osmanlı padişahı...
    4 ...
  34. 108.
  35. şakirtlerin taptığı bomboş başarısız monarşik.
    4 ...
  36. 107.
  37. işgalci generaller ve sömürge valileriyle payitahtında çay içetiği halde ülkeyi paşa paşa terk etmesine izin verilmiştir.

    muammer kaddafi yi düşünüyorum da...
    1 ...
  38. 106.
  39. 1918'de o sırada 17 yaşında olan ayşe sönmezler'le evlenirken 57 yaşında olan kart horoz. her yaptığıyla islam halifesine yakışan davranışlarda bulunmuştur.
    1 ...
  40. 105.
  41. çanakkalede yüzbinleri şehit eden topların olduğu itilaf devlerinin gemileriyle kaçmış gayet kifayetsiz monarşik kişilik.
    2 ...
  42. 104.
  43. (bkz: vahdettin vatan haini değildir)

    --spoiler--
    son padişah vahdettin'in millî mücadele'ye desteği, ingiliz belgelerinde çıktı

    yakın tarihe ışık tutacak bilgilerin yer aldığı ve 90 yıldır ingiltere devlet arşivi'nde bulunan türkiye raporu orijinal haliyle yayımlandı. zaman gazetesinin haberine göre 1921'de istanbul'da bulunan ingiliz yüksek komiseri sir horace rumbold'un kaleme aldığı raporda padişah vahdettin'in millî mücadele'ye açıkça destek verdiği anlatılıyor. istanbul'daki nazırlardan birinin bu süreçte millî mücadele güçlerine silah ve cephane tedarikinde bulunduğu belirtiliyor. anadolu'ya asker, savaş malzemesi vs. göndermek için istanbul'da örgütlerin kurulduğuna da dikkat çekiliyor. ayrıca resmî tarihi sarsıcı şu tespitlere yer veriliyor: "istanbul hükümeti, yunanlılarla mücadelede ankara'dan yana tavır koymuştur..."

    türkiye hakkında ayrıntılı ve çarpıcı bilgiler içeren belgeleri yayımlayan marmara üniversitesi fen edebiyat fakültesi öğretim üyesi yrd. doç. dr. ali satan, söz konusu raporların kapsamlı ve soğukkanlı analizler olduğunu belirterek, objektif veriler barındırdığını ve döneme ait bilgilerimizi zenginleştirdiğini dile getiriyor. raporda resmî tarihi sarsıcı şu ilginç tespitler yer alıyor: "istanbul hükümeti, yunanlılarla mücadelede doğal olarak ankara'dan yana tavır koymuştur... sadrazam ve hariciye nazırı, ankara hükümeti ile doğrudan ilişkilerinin olmadığını söylese de buna inanmak güçtür... istanbul hükümeti nazırları ankara'dan bağımsız görünmekle beraber ankara'nın görüşlerini göz önünde tutuyorlardı." öte yandan, ingiliz diplomatlar yazdıkları raporda, itilaf devletleri'nin türk-yunan savaşında tarafsız olduklarını ilan etmelerinden sadece birkaç gün sonra bu karara uymama konusunda anlaştıklarını itiraf ediyor.

    ali satan, an-kara'nın milli mücadele zamanında müslüman ülkelerden yardım istemesinin itilaf devletleri'ni kaygılandırdığının raporlardan anlaşıldığını ve bu durumun raporlara, 'ankara'nın dış ilişkilerinde panislamist bir etki görülmektedir' diye geçtiğini ifade ediyor. kitabın, dönem ile ilgilenen herkes için kaynak bir eser olduğuna dikkat çeken satan, "raporlarda, azınlıkların durumu, ekonomik ve adlî reformlar, sıhhî hizmetler, gümrükler gibi pek çok konuda bilgiler sunulmakta. yalnızca siyasî tarih için değil, sosyal tarih ve şehir tarihi araştırmaları için de değerli bir kaynak." diyor.

    dokümanların ortaya koyduğu gerçekler

    "sadrazam ve harbiye nazırının inkâr etmesini rağmen istanbul hükümeti, anadolu direnişini destekliyor, silah ve cephane gönderiyor."

    "ankara'nın dış ilişkilerinde panislamist etki görülmektedir."

    "ingiltere türklerin mukavemetini, direncini görmek istiyor."

    "türkler, yunanlıların arkasında ingiltere'nin olduğunu bilerek hareket ediyor."

    (çember daralıyor, gerçek hainleride öğreneceğiz bir gün. hiçbir yalan ilelebet payidar kalamaz.)
    --spoiler--

    ekleme: vahdettin ingiliz gemisiyle malta'yı ziyarete gitti. geri döndü ve 150 kişilik ailesini sürgün ettiler.
    ingiliz fesatları da gazetede ona yer vermek istedi. "sen halifesin, gücünü kullan." diyerek ülkeyi bozmak istiyorlardı. vahdettin ise tek bir kelime yazmadı. kışkırtmak istediklerini biliyordu fitnelerin.
    ülkesini satan kaç kişi öldüğünde kefen parası bulamıyor? vahdettin han öldüğünde gömme işlemi bile parasızlıktan çok zor yapılmıştır. bu kadar günahı alınmaz bir insanın. kaç kişi bilir şarapnelin gelmesiyle conkbayırı'nda atatürk'ü kurtaran saatin vahdettin'in hediyesi olduğunu? 10.000 altın verildiğini kurtuluş mücadelesi için. emir komutayı aldığını. kazım karabekir'de osmanlıcıydı ve orduyu topladıktan sonra atatürk'e, "emrinizdeyiz" dediğini kaç kişi bilir? yazıktır. bu adam osmanlı soyundan geldi. dedesi fatih, yavuz, kanuni. oların hikayeleriyle büyüdü. kaç kişi bunları bildikten sonra vatanını satar?
    4 ...
  44. 103.
© 2025 uludağ sözlük