Okumayı yeni öğrenmişsinizdir.Haberlerde seyredersiniz adını iç duymadığınız bir adam suikaste kurban giderek ölmüştür.Uğur Mumcudur adamın adı. Tanımıyorsunuzdur ama madem heberler o kadar basediyor demek önemli biri diye düşünürsünüz o küçücük aklınızla ve madem önemli biri o zaman babaya bu haberi vermek zorundasınızdır.Derken aklınıza parlak bir fikir gelir.Yazı yazmayı öğrenmişsinizdir artık babaya bu şekilde aber vermeya karar verirsiniz bu önemli olayı.KAğıda yazar ve babanın gelişini beklersiniz baba gelince eline tutuşturursunuz notu.Baba notu okur ve ağlamaya başlar.Ne oldu acaba diye düşünürsünüz ne güzel yazmışım işte babam niye bana aferin demedi.Büyüdükçe öğrenirsiniz aslında niye o akşam bir aferin alamadığınızı.Daha sonra aferin diyen çok olur ama o ölen adamın yerine geçebilecek kimse yoktur.*
kalemini kırmak isteyenlere dik duruşuyla göğüs geren, doğruları söylemekten asla çekinmeyen birisidir.
aynı yılın ertesinde bir mart ayında erkek kardeşim olmuştu. babam ugur mumcuların ölmeyeceğini ve onların daima gerçeklerini söyleyeceğini söylüyordu. onların sesini kesmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söylerdi her zaman. bugün kardeşim 15 yaşında. adı uğur. uğurlar ölmedi, biri ölürse diğeri çıkar. nice uğurlu yıllara.
onların sesini kesmeye ne florasanların, ne de ampüllerin sesi yeter. karanlık yüzlerini ampüle sığınarak saklamak isteyenlerin yüzlerini o 15 yıl öncesinde söylemişti bizlere. onun söyledikleri bugün birer birer çıkıyorsa ortaya, o ampülü yüzüne tutarak, gözlerini kamaştırarak görmesini engellemeye çalışanların gerçek yüzlerini daha o ampüller yanmadan önce görmüştü. ve hep dediği bir şey vardı. o ampüller bu kadar sıcağa dayanamaz, mutlaka birgün patlayacak.
zamanında said nursi'nin sarığını bayrak yapan menderes'e ne oldu? bitti, tüm hacı hocaların sakklarını okşayan süleyman demirel'e ne oldu? halk cevabını verdi, din istismarı yapan turgut özal'a ne oldu %20'lere indi, halka güvenmek gerekiyor diyen rahmetli gelmiş geçmiş en büyük yazarlarımızdan.
dediklerinin tekrar olmasını temenni ediyoruz. kendine müslüman diyip, ülkenin satılmasına göz yumanlara en büyük ayardır uğur mumcu.
suikaste uğradığı gün başbakan olan zat-ı muhterem'in * mumcu'nun katillerini bulmak namus borcumuzdur dediği lakin borcun hâlâ ödenmediği , rahmetlinin kendisinin " bir gider bin geliriz " dediği ama hâlâ ne gelenin ne gidenin olduğu görünüşe göre de uzunca süre kimsenin gelmeyeceğinin anlaşıldığı , değermiydi sorusunu sormamıza neden olan kişi .
yıllar önce yazdıklarını okuyorum, öldürülmeseydi yarın sabah türkiye'nin üstüne güneş bir başka doğardı .bu kadar umutsuz olmazdık çocuklarımızın geleceğinden, bu kadar korkmazdık 100 yıl geriden gelen beyinlerden.
birkaç klavye (veya daktilo) darbesiyle ülkenin makus talihini yenebilen, toplumun refah düzeyini arttırabilen, yaşadığı dönemde muasır medeniyetler çıtasını çoktan aştığımız üstün argümanlarla donatılmış merhum kişi. ölünün ardından olumsuz konuşmak ne kadar iğrençse adını anıp yaşasa şunu şunu yapardı diyerek yüceltmek bir o kadar daha iğrençtir.
uğur mumcu hakkında 3 cümle neden?, niçin katledildi? sorularına cevap veremeyecek bünyelerin sikko bir atıfla şeriatçıların şehit ettiği yazar olarak adlandırdığı kişi. ama durum o kadar farklı ki...
şu an başta doğan medyası olmak üzere birçok yerde yazan kendini laik, çağdaş vs gören ukala, şımarık, şovenist yazarımsı yaşam formlarının örnek alması gereken. gerçekten kaliteli ve adam gibi muhalefet yapan sağlam bir yazardı. ülkemiz için büyük kayıptır yokluğu.
abdullah ocalan ile devletin bir ilişkisi olup olmadigini cozmeye calisir iken oldurulmesi ile kafalarda soru isareti birakmis bir aydin. nur icinde yatsin.
türkiye için uğurdu , mumu çabuk söndürüldü..düşünceleri enerji misali yok edilemedi,nesil değiştirerek aktarılıyor hala..umarız ki yerine konmaya çalışılan yüksek wattlı ampuller hatırasını hiç unutturmaz..