allahım i.kaş'ı gönderdin, s.özkan'ı gönderdin, gökhan zan'ı gönderdin..bir nobre bir de uğur inceman kaldı. ramazanın yüzü suyu hürmetine bu arkadaşları da uygun yerlere postalayacak basiret ve zekayı yönetim ve teknik direktörümüze nasip eyle. amin.
hayır guti ve quaresma'nın olduğu bir kadroda dış kapının mandalı gibi bile durmuyor kendisi.
7'ye 7 halısaha maçına çağırmayıp yerine babamı ortasaha dinamosu olarak sahaya süreceğim beşiktaş'lı oyuncu. evet acı ama gerçek, bu adam beşiktaş'da oynuyor, utanmadan da guti'nin yerine oyuna giriyor.
vikingur gibi zayıf demeye dilimin varmadığı bir takıma karşı bile oynarken geleneksel vasatlığını aşamayan, top ezen, kaybeden, yaratıcılıktan nasibini almamış ve beşiktaş gibi bir kulüpte nasıl forma şansı bulabiliyor aklımın hayalimin almadığı futbolcu.
biliyoruz, mustafa denizli'nin prensiydi ama schuster'in kurbağası bile olabileceğini sanmıyorum.
zaten guti - delgado- necip - tabata - onur - ernst ve fink'ten oluşan o bölge için bu sezon yeniden bir şans bulup bulamayacağı muamma.
beşiktaşta bulunma sebebini hala çözebilmiş değilim.
çok seviyorum kişiliğini , istikrarlı forma şansı bulduğunda iyi de değerlendirdi ama sanki beşiktaştaki misyonu fenerbahçe deki selçuk a yakınsıyor diye düşünüyorum.
ayrıca etinden sütünden faydalanıyoruz , takımda alman çok olduğu için kendisinin almanca bilmesi tercüman olarak değerlendirilme sebebi.
daha önceki maçlarının aksine bugün son derece iyi bir performans sergilemiş ve bizlerden alkış almış futbolcu.
isteyince oluyormuş ama değil mi sevgili kardeşim.
27 mart 2010 beşiktaş eskişehirspor maçında oyuna sonradan girmesine rağmen resmen şiir gibi oynamış futbolcu. sanırım beşiktaş'a geldiğinden beri en iyi oyunuydu bu.