reyting uğruna bit gibi çoğalan dizi kalabalığı arasında, duruşuyla, iletisiyle, bakış açısıyla, yapımı ve yayınıyla büyük takdiri hak eden dizi. takdirden öte reytingi ve konuşulmayı da hak ediyor tabii; ama bize ne değil mi orospulardan, pezevenklerden filan.
bu kadar gerçekle yüzleşmek, bu tip sorunlara kafa yormak hiç bize göre şeyler değil. bir ailenin tüm kızlarını elden geçiren piçler, yengesini becerip sonra kuzeniyle evlenmeye kalkışan sözde kazanovalar, yarı yaşındaki kızları götüren orospu çocuğu moruklar lazım bize izlemek için.
hatta o radde ki, bunların zamanında kaleme alınmış edebi eserler olduğunu bile sonradan öğreniriz. öğrenemeyen de "aa aşk ı memnu'nun kitabı çıkmış." diye hayretlere gark olur.
gerçek pezevenkler, orospu olmaya zorlanan genç kadınlardan kime ne amk. hani entrika hani ihanet hani geniş mezhepli aileler bu nasıl dizi?
bu da böyle bir girizgah olsun dedik, gelelim dizinin 14. bölümüne.
yaman'ı her gördüğümde nefretle "pezevenk" diyorum. hayatımda hiç bu kadar pezevenk dememiştim, üstelik adam pezevenk. vicdanım da rahat yani. herifin aşık olması bile köpekçe. eva'yı döverken "başka bir yolu var. tamam de, yeter de seni kendime ayırırım, kadınım olursun." demesi tek kelimeyle iğrençti. cevabını almaya aldı; ama ilerleyen bölümlerde eva'nın yaman'ın kendisine olan zaafını kullanacağını ve bu sayede kızkardeşini o cehennemden çıkaracağını düşünüyorum. kendisini ise önce allah'a sonra adem'e emanet ediyorum.
felicia'nın ablasını hazırlarken söyledikleri yürek dağladı. "onlar insanlığından, kadınlığından utanmanı istiyorlar; ama sakın kendinden utanma abla. öyle daha çok zevk alırlar..."
tak tak arif'in kendine gelmesini ve o son hesabı kapatmasını bekliyoruz sabırla. ayrıca işte gerçek bir kabadayı. bir melek değil, kusursuz bir kahraman değil, üstelik kendine katil, ayyaş diyebilen bir realist. adam gerçek yahu. gerçek.
ve pınar... dünyada gerçekten pınar'lar var mı? varsa neredeler? sayıları artsın istiyorum. veya insanoğlu pınar'dan bir şeyler kapsın istiyorum. iyi bir şeyler.
son olarak eva atıl'ı elleriyle öldürsün evet. bu söz, bu and güme gitmesin.
severek takip ediyoruz. az da olsak, yaptığınız işin takdire şayan olduğunu biliyoruz. reyting savaşlarında heba olup gitmemesini diliyoruz.
konusu, sahneleri itibariye geç saatte yayınlanması mantıklı olan, ancak sabahın körü dediğimiz saatte uyananlar için yayın saati uygun olmayan dizidir. kutlu yani enis arıkan çok iyi oynuyor, erdal yıldız yaman rolü için biçilmiş kaftan. velhasıl izlenesi bir dizi.
gece saat 1'e kadar soluksuz izlenen ve dizide geçen kişilerin tamamen hayal ürünü olmadığına inandıran dizi.
yaman'ın son bölümde kıza söylediği ''seni istanbul'da mezar mezar gezip taze ölü arayan sapıklara satacağım'' cümlesi beyinde hala yankılanmaktadır.
iyisine kötüsüne hayran kalarak izlediğim ama Adem in ölmesi ve şu yakışıklı gazetecinin gelmesi ile maalesef aşk dizisine iyice yaklaşan dizi. Lütfen toparlasınlarda tekrar izleyeyim dediğim dizi.
tek kelimeyle gerçeği anlatan dizi. izlerken o anda bu durumda binlerce kadının olduğunu bilmek acı. Aslında daha da acı olan, gazetecinin programını izleyen, duygulanan, ağlayan ama sonra dönüp arkasını giden seyircilerden farkımızın olmayışı. Dışarıda bir eva, bir pınar veya bir felicia var; biz görmesek de, kozamızdan çıkıp gerçeklerle yüzleşemesek de. Peki ya kötüler? Bir yaman, bir nur ya da bir atıl yok mu içimizde? Biz farketmesek de belki otobüste yol veren adam bir kadının hayatını söndürecek inince, kim bilir? Elimizden hiç bir şey gelemez; bir tek dua etmek gelebilir, değil mi?
Ademin ölmesi çok saçma, sanirim oyuncu ve yapimci arasinda bir anlasmazlik oldu ve beklenmedik bir anda kadro disi birakildi. Iyi ama dizi anlamini yitirmis oldu boyle de. Simdi gazeteciye asik olacak eva, sonra onunla beraber kardesini kurtarmaya calisacak falan filan, yine hersey sil bastan..
Tanim: uykusuz kalmama degen bir yapim ama klise olma yolunda kucuk adimlarla ilerliyor gibi.
türkiye de yayınlanan en muhteşem dizi, ilk bölümünden itibaren izlemekteyim hiç bir dizi de bu kadar etkilenmemiştim tabi buna suskunlar ve ezel de dahil. farklı bir konu, mükemmel bir senarist.
klasik türk dizilerine alışkın bir millet olduğumuzdan ötürü dizinin reytingleri de pek iyi değildir ki dizinin teması uçuruma düşen kadınları anlattığı için 2. part da yani 23:00 sularında dizi başlamaktır. sülüman gibi sadece haremi anlatan bir dizi yerine uçurum, suskunlar, ezel gibi dizilerin yurtdışına satılması daha mantıklı ve büyük ses getirir.
--spoiler--
bugün ki bölüm de ademin ölmesine bi haylı şaşırdım fakat kerem deren bunu seviyor şimdi konuyu gazeteci üzerinden götürüp sezon finalinde ademi tekrar mantıklı bir şekilde diriltir ve hepimiz şok geçiririz.
--spoiler--
tabi bunu yapmayadabilir, uyduruk türk dizileri gibi ölen adamı sezon boyunca jenerikten ismini silmemezlik yapmıyor uçurum ekibi. birkan sokullu kadroya eklenince jenerikte geçtiler ismini. gelecek bölümde ademin isminin jenerikte geçip geçmeyeceğine bakarak daha iyi yorumlar yapılabilir.
--spoiler--
adem iyi girdi binaya. temizliği yaptı. şu yamanın baş yancılarından birini indirdi. head shotla hemide.
vurulması gerçekten kötü oldu. sevgilisi üzülmesin diye renk de vermedi aslan parçası. yiğit gibi öldü.
bir diğer klişe olan "ana karakter asla ölmez" denklemini kırmıştır.
felli de iyice mal oldu.
ama kızlar açısından aklımda kalan en büyük şey allahım pınar ne kadar güzel olmuş lan o gazinoya giderkene öyle? o saçlar o makyaj bir de gevrek gevrek bişi çiğniyor tanıyamadım resmen. vay anasını ne güzel kızmış öyle? oy oy oy.
--spoiler--
son bölümü ile beni hayal kırıklığına uğratan dizi. asla sıçmaz dediğim diziyi sıçırttınız agalar. bu dizi saçmalamaz dediğim 3 günde saçmalıyor. konu olarak çok özgün, yürekleri dağlıyor, gece yarılarına kadar uykusuz kalıp izliyorum. ama buraya kadarmış. bunu görünce bendeki tüm intibayı kaybetti.
--spoiler--
adem vuruldu. eyvallah. ama farkındaysanız sırtından ve en az 3 kurşunla vuruldu. hadi cüneyt arkın misali yıkılmadı yere arabaya binebildi. ona da eyvallah. yürüdü gitti geldi konuştu etti falan filan. arkadaş bu adam nasıl randımanlı bir şekilde nefes alır? fillerle ilgili hikayeyi nasıl teklemeden anlatır? nasıl yürür, nasıl araba kullanır, nasıl deniz kenarında oturup düşüncelere dalar? vuruldu lan adam ciğerlerinden...nasıl saatlerce hayatını idame ettirir ve sonrasında ölür.
sen fil değilsin adem.*
yaprak mı geçiyorsunuz la seyiciyle?
--spoiler--
--spoiler--
adem'in öldüğünü düşünmediğim dizi. ölseydi net şekilde gösterirlerdi bence, son nefesini verişini. zaten bölüm boyunca yaman vs. hava atıp durdu nasıl vurdum, öldürdüm onu diye. adem'i kutluya yaptıkları sebebiyle sevmesem de iyi bir aktör tarafından canlandırıldığından, eksikliğini çok hissedeceğimizi düşünüyorum. kısa süre içerisinde de tekrar ortaya çıkmayacaktır bence. tabi tekrar çıkacaksa ki bence çıkacaktır.
-evet adem'in malkoçoğlu resital sunması benim de hoşuma gitmedi. oysa ki otelde yaptığı şov iyiydi bayağı. ama vurulduktan sonra hastaneye gitmemesi ve onca zaman vurulmamış gibi dolaşması, dizinin gerçekçiliğine gölge düşürdü.
15.bölümün en güzel sahnesi yine kutlu-feli'den geldi ;
feli kafası bir milyon*, kutlunun odasına gider.. "hop şışt naber kız"* tarzında konuşur. tabi kutlu anlar bir terslik olduğunu. feli'nin dibine kadar sokulur ve onu koklar. sonra da "sen felicia'sın. ben başka birinin geldiğini düşündüm!" der. onu şaşkın gözlerle ağzı açık izleyen feli, bu lafla kendisine gelir ve kutluya sarılıp, onu öper "hayır! benim. başka biri değilim.."
--spoiler--
ek:
--spoiler--
şu yeni gelen gazeteci, eva'ya "sen de oradaydın. başına kötü şeyler geldi.." diyince eva "ben sana söylemedim. kimseye söylemedim." dedi. hani "bunu (tecavüz) söylemedim kabul et" gibi demediyse bu adamdan birşey çıkabilir..
--spoiler--
yeni gazeteci de yamanların tayfadan. zaten o tayfadan olmayan kişi sayısı olanlardan çok çok daha az. tahminime göre felicia'yı ona aşık olan adam kurtaracak parası ile.
Bir zamanların en çok konuşulan olaylarından olan gelin olma cağındaki kızları kaçırıp zorla cinselliğe zorlanması konusunu içeren ve pek sevilmeyen bir dizi.
gazeteci çocuğun tanıtımı üzerine kurulu bir bölümü yayınlanmış olan dizi.
eleman iyimiş. kişinin kafasına giriyor , onun gibi yazıyor. o kadar takıntılı ki intihar etti diye yazdığı çocuk gerçekten intihar edince seviniyor sonra üzülüyor falan.
gelelim mantık hatalarına,
1-eva intihar ederken 2 bileğinide kesmiş. bir insanın kendi iki bileğini kesmesi imkansız.
2-dik olarak kesmiş ki enine kesince kurtarma ihtimali vardır ama dik? çok zor be güzelim. kısacası eva yı kurtarmaları zor.
diziyle ilgili bir şey farkettim. oda adem karakterinin soy ismi yani sır. bu sır kelimesinin ardından birşey çıkabilir. yani bir karakter oluşturup da karakterin soy ismini öylesine sır yapamazsınız.. kesin bir anlamı vardır bu soy ismin.
dün akşam yayınlanan bölümünde uludağ sözlük'e jest yapmış olan dizi. hayret kimse yazmamış. pınar ve kocası gazeteci ulaş'ın geçmişini araştırmak için internette sörf yaparken pınar "bakalım uludağ sözlük ne demiş" diyerek sözlüğü açıyor. uludağ sözcüğü biplense de ağız hareketinden ve sayfada sol üst köşede görünen "uludağ sözlük" logosundan anlıyoruz bunu. ben kendi adıma - nedense - çok gururlandım da kimsenin farketmemiş olması gerçekten çok ilginç. kerem deren'in uludağ sözlük'e geçtiği bu kıyak yabana atılır cinsten değil doğrusu.
not: felicia nihayet melek tavırların bir şeye yaramayacağını anlamış ve isyan etmiştir. ki bu hali çok daha gerçekçi...
--16.bölüm-spoiler--
dizi'deki anlamsız değişiklikler, olumsuz etki yarattı bence. Mehmet Ali Nuroğlu ayrılığı (ki bu dizi için büyük sıçış. senaryo gereği olmadığı da açık) diziye büyük ivme kaybettirecektir. ama ben yine de kutlu, feli ve pınar için izlemeye devam ederim muhtemelen.
bu bölüm, kutlu ile felicia arasındaki konuşmalarla beni mest ettiler yine. kutlu'nun "ben senden korkuyorum. sen felicia gibi değilsin" demesi ve deftere felicia ile arasında geçen tüm konuşmaları yazması, "bunu okursan eski haline dönersin belki" demesi, bunun üzerine felicia'nın yeni kabuğundan çıkıp samimiyetle herşeyini kutlu'ya anlatması ve "şimdi eski halimi hatırlayamam, buradan kaçmayı planlıyorum. kötü olmalıyım."* demesi çok güzeldi.
felicia : sen yalan söyleyemezsin değil mi?
kutlu : nayn. ben yalan yapamıyorum*
-felicia, tecavüze uğradıktan sonra, dark side'a ikinci geçişini yaptı. korkulur senden valla! ev yıkan feli!
-felicia siyah elbisesiyle melek gibi olmuştu. demeden geçemedim. o nasıl bir güzellik ya! elf gibiydi elf.
-bu yeni ulaş karakteri şimdilik ademin yerini tutmamış gibi. adem hem karakter olarak hem de kendisini canlandıran oyuncu olarak ulaştan daha iyiydi. bakalım ademin yokluğuna ve kendisine alışabilecek miyiz.
--spoiler--