tamam, sosyal içerikli falan, "kültürenelim" diye izlemeyi düşünülebilir ama izlememiş olan biri pas geçse de olur.. çok kasvetli.. kadınlar hapishanesi konusu..
madem canının sıkılmasını göze alıyorsun, "yol"u izle.. bari seyit ali'nin zine'yi dağlara vurduğu sahnelerde için parçalanır, o ruh halinin hakkını verirsin..
"hem canım sıkılmasın, hem kültürüm bir şey kaybetmesin" diyorsan, "piyano piyano bacaksız"ı izle, bari biraz 40'ların havasını alırsın...
illa kadın hapishanesi izleyeceğim diyorsan, "kadınlar koğuşu" var. hülya koçyiğit'i barındırdığı halde sevdiğim tek filmi..
Çocukken izlemiştim. inci'nin o mezbelelikte ışıldayan tavrı, hal ve hareketleriyle bana çok başka biri gibi gelmişti. Kadın milleti kötü olmayı ve kir pasak içinde şartların kendini değiştirmesini hak etmiyor. Bu film, çocuğun masum dünyasını yıkmadan anlatmaya çalıştığı umut mefhumunu en iyi şekilde inci karakteri üzerinden seyirciye veriyor. Sıralamaya girecek kadar güzel bir film.
vurucu bir öykü, eşine az rastlanır cinsten. Türk sinemasının en nadide filmlerinden. Bittiğinde ya yüzünüzde kocaman bir gülümseme kalacak ya da güldürmeyecek kadar sarsacak.
ayrıca, bu yaşımda kendime küçük de bir uçurtma almama sebebiyet vermiştir.
unutmuşum ne kadar özgür hissettirdiğini uçurtmaların.
ilk kez küçükken izlediğim bir filmdi. Hatta diyordum bu çocuk neden çıkmıyor hapisten yoksa suç mu işledi diye. Uçurtma sahnesinde yukarıya bakıp izlediği zamanda 5 yaşında olduğum halde bile ağlamıştım. Değişik bir aurası olan film.
Türkiye cezaevlerinde hali hazırda bulunan 6 yaş altında yaklaşık 700 çocuğun benzer hayatlar yaşadığını düşününce etkisi çok daha fazla olan film-kitap. Adaletini dünya... Adaletini... Ayrıca o uçurtma bir gün uçacak.