sanırım insanın ömrü boyunca en çok sevgisine değer olan sevgiliye karşı yapılacak bir davranıştır.bazı insanlar vardır herşeyi çatır çatır savunur yaşamında,insanların yüzüne bakarak,gözlerinin içine bakarak konuşur.fakat sevdiğinin karşısında,bazı anlarında gözlerinin içine bakamaz,utanır,mahsunlaşır..sanki bütün hayatının parlaklığı o gözlerin parıltısıdır.onun ışıltısından korkar,bakmaya kıyamaz,baksa da doyamaz.hangi güzel olan birşeylere doydukki?yada bizim için hangi güzelliklerin zamanında farkına vardık?o güzel olan bizden uzaklaştığı zaman...uyurken bakarsın yanında yatan yabancı gibi gelir ,afallarsın napıyorum ben diye...sen acaba bir ömür benle olacakmısın yada seni ne zaman kaybedirim?bunlar yalnız kalınca sorulacak sorulardır ama o duyamaz,duyar farkeder diye ödün patlar.bir kıpırdayacak olsa sevgili yerinden,o anda aklın çıkar uyanacak ,eyvah görecek napıyorum ben diye öylece şaşkın ifadeyle suratıma bakacak..bunların hepsi güzelşeyler bir daha başka hiçkimseye kıymete binemeyecek haller.milyonlarca insanın arasında eğerki bir kişi size bu duyguyu yaşatabiliyorsa elinizden kaçırmayın kıymetlinizi...
bizim memlekette pek bi geçerliliği olmayan, pek yapılamayan eylem.
biz sevgili bulsak, gidecek ev bulamayız. evi bulsak bile eve gitmek için kolay kolay kızı razı edemeyiz. öbür taraftan kızı razı etsen ev müsait olmaz. türkiye len burası, sen türk erkeğisin, karşında da türk kızı var. öyle düşün. düşünme hatta, gençliğini gözünün önüne getir. eve gitmeye ikna etsen bile sevişene kadar 3 saat dil dökmekle geçer. kız özgüven kazanacak, kendini rahat hissedecek ve sair.
diyelim ki şansın yaver gitti, her şey süper, ki eve de sağ salim gidebildiniz. kapıyı içerden kilitledin, oh şükür. uzatmayayım hadi seviştiniz. nihayetinde zaten sınırlı bir zaman var. ve birden "sevgiliyi uyurken izlemek" geldi aklına. tabii, her haltı doyasıya yedin ya bir o eksik kaldı.
bi kere bizim kızlar öyle her yerde uyumaz. olmaz. "ya aşkım, sen bi uyur musun, seni izlemek istiyorum" desen, ki deme, o kız seni bi daha aramaz. huzursuz olur, kaçar o coğrafyadan, manyak len bu der.
hem uyanık iken sevdiceğin duygu dolu gözleri her bi şeyden çok daha güzeldir.
yalnızca sevenin yapacağı şeydir.
o senin gözlerinin içine bakarken izlemeye utanırsın, çekinirsin. kendi sevginden kıskanırsın. öyle sey olur mu lan deme, oluyor..
sessiz sedasız uyumasını beklersin. perdeyi acarsın, ay ışığı cehresine vursun diye.
başlarsın küfür etmeye. bilirsin bir gün ayrılacağını, herşey yolunda gitse bile hissedersin boktan kaderini.
doya doya seyredim dersin, onun yanında olduğum bir saniye bile kaçırmim tek bir bakışını, gülüşünü diye.
onu kaybedecegini bildigin zaman onun yuzunu bir harita gibi milim milim ezberlemek icin yapilan eylemdir.yuzundeki benlerinin sayisini ve yerlerinin koordinatlarini bile verebilirsin zamanla.
sevgilinin g.tunde pireler ucusup, dunyadan bir haberken, onun o masumane ve saf halini izlemek durumudur. cok keyiflidir. kılla, tuyle, yunle hassas noktalarına * temas ederek seyir daha da keyifli hale getirilebilir.
gerçekleştirilmesi zor eylemdir. zira, sevgilinin o en masum haline dayanılamaz ve mıncıklanmaya, cop cop öpülmeye başlanır ve nihayetinde sevgili gözlerini açmıştır.
uyanıkken görülebilecek en güzel rüyadır. bakmaya doyamazsın. yumulmak istersin, için içini yer ama kıyamazsın. hatta bunun bi üst seviyesi var ki tadından yenmez
(bkz: yeni uyanmış sevgili)