piyasadaki en iyi karikatür dergisi olduğu bir gerçek.
yiğit özgür ve birkaç isimle başlanılan yoldaki başarının sırrı, "birkaç isimle başladık, aynen devam edelim" diye düşünmemeleri. daha önceden tanımadığımız isimler de yer bulabildi dergide. ve çok da başarılı olduklarını gördük. öte yandan, engin günaydın konusunda da ısrarcı olmamaları, ünlü isimler konusunda da sabit görüşlü olmadıklarını gösteriyor.
sırf isim yaptıkları için, üretim kabızlığına tutulmuş nice isimlerin dergi kadrolarından çıkarılamadığını düşünürsek, genç bir dergi için de ne güzel özelliklere sahip olan dergidir aynı zamanda.
bu haftaki kapağıylada gündeme değinmiş olan, sandık içi köşesinde ersin karabulut'un 90ların pop şarkıcısı tayfun'un hayranı olduğu görülmüş, yine her köşesiyle ayrı güldürmüş haftaık mizah dergisidir.
özellikle ersin karabulut, yiğit özgür, yılmaz aslantürk, umut sarıkaya, uğur gürsoy gibi on numara çizerleriyle çarşambayı iple çekmemize neden olan mizah dergisi. alpay erdem ve serkan altuniğne eksik sadece. umarız onlarda birgün Uykusuz a geçer.
ersin karabulut ve yılmaz aslantürk(otisabi) ikilisinin ayakta tuttuğu dergi. zira penguen döneminde 1 numaralı adamım yiğit bulut eski tadı vermemekte, umut sarıkaya 'montla sıç' bombasından sonra yine formu düşmekte, vedat özdemiroğlu ise asla güldürememektedir.
bir kaç kez okuma fırsatı bulup, surat ekşittiğim dergi. iyi hoş genç yetenekler var, yeniliklere çılgınlıklara açık bir dergi ama yenilik yok. sadece revaçta olan çizerler ile başarılı olunabilir mi? adam ne yapsa gülerim diye alınıp satılan bir dergi. dün itibariyle güzelim kızcağızın birini uludağ üniversitesi kampüsünde bu dergiyi okurken gördüm de yaklaşık 1 saat gezindim oralarda ancak ha yakaladım ha yakalıycam derken ufak bir tebessümü bile resimleyemedim hafızama.
kusura bakmayın ülkemizin en nadide çizerleri, gülemiyorum.
bugün bursa altinci kitap fuari'nda gerçekleşen imza gününde beni 2 saatten fazla bekletmiş yazarlara-çizerlere sahip dergidir. değdi mi? tabii ki de değdi. sergiledikleri samimi tavırlarla bütün yorgunlukları aldılar üzerimizden. zannedersem tam kadroya yakın gelmişler, en azından en sevilenlerin hepsi gelmişti. 19:30-20:00 civarı sona eriyodu. imzalı posterim, güzel çekilmiş fotolarla bir daha gelmelerini ümit ederek ayrıldım standtan.
mizah dergisi yazarlarının bir arada durunamaması sonucu, penguenden kopan bir parça. Fırat budacı, yiğit özgür, ersin karabulut, uğur gürsoy, umut sarıkaya gibi tüm muhteşem yazarları ve çizerleri bünyesinde toplamış, öğrenci ekonomisini sarsan(özellikle alpay erdem özlemi çekenlerin pengueni de alması sonucu çöken ekonomidir, sözü edilen) mizah dergisidir efendim.
05.09.2007 tarihinde ilk sayısını çıkaran, en çok yiğit ve ersin'e hayran olduğum, ilk başlarda ismini çok yadırgasam da yeni yeni alıştığım haftalık mizah dergisi.
ilk açıldığı haftalarda kadrosunda bulundurduğu "engin günaydın"ın yerine "cihan kılıç" ve "cihan ceylan"ı eklemiş dergidir. zaten engin günaydın o dergide resmen yer işgal ediyordu. yerine bu isimlerin gelmesiyle gücüne güç katmıştır.
bünyesinde ki bir kaç yazara değinecek olursam;
uğur gürsoy'un fıratı oldukça başarılı ve sempatiktir.
fırat budacı tam bir tespit adamıdır.
yiğit özgür diyaloglarıyla yine yarılma sebebidir.
umut sarıkaya penguen'de olduğu gibi uykusuzunda celebritysidir.
otisabi her hafta libido yükselmesine neden olur.
velhasıl kelam uykusuz piyasanın en kaliteli ve en başarılı mizah dergisidir.
bu haftaki sayısının kapağı türban tartışmalarına kapak olacak cinsten...
ayrıca vösym ayrı bir test olarak derginin içinden çıkıyor. her hafta isteriz. hep isteriz..
son sayısında şöyle bi karikatür vardı ki, çizenin yazanın ellerinden öpesim geldi:
bush sevinçli bi şekilde elindeki kağıda bakıp
- aa beni yeniden başkan adayı yazmışlar
diyor. danışmanı da durumu açıklıyor:
+ sayın başkan yanlış okudunuz. b harfini y olarak okumuşsunuz. ordaki aday barack...
bu haftaki 20. sayılarının kapağındaki "emrah ablak aramızda" yazısını görünce -ho ho ho iyi olmuş lan bu- dediğim bir çırpıda okunan mizah dergisi. huyum değil öyle karışık okumak ama bu sefer emrah ablak'ın köşesinden başlayayım dedim. birkaç karikatürüne göz attıktan sonra bu sayfada ersin karabulut'un sandık içi'ni çizdiği aklıma geldi. nanıamı diye bir tepki verdim birden. emrah ablak'ı alıp ersin karabulut'a yol vermesin bu ibn*ler dedim, sonra sakin sakin düşündüm, yok nanasınınamı dedim. arattım, tarattım, adam hastaymış, bu hafta yazamamış.