kimisi uykuludur ama yatağa yatınca uykusunu oturduğu koltukta bıraktığını anlar. sonra tekrar uykusu gelsin diye aynı koltuğa oturup bekler, amacına ulaşır ve yeniden yatağa gider. sonra görür ki meğer uyku o koltuktan yatağa gelmemektedir. en iyisi koltukta yatmaktır, ne acı.
" kaliteli yazar hem suda hem karada hem havada yaşayabilen kimsedir " demeli ilk önce. vardır efendim böyle yazarlar. yaşam fonksiyonlarını surdurecek kadar yer, içer, uyurlar. birilerinin acilen bu duruma son vermesi gerekir. zira onlarda insandır.
belki de haftasonu çalışmayacak olmanın rahatlığıyla erken yatma zorunluluğu olmayan yazardır. ertesi gün erken kalkması gerekiyorsa ve yine de uyuyamamıyorsa kahveden, çaydan uzak durması tavsiye edilir.
bir şekilde 3.5, 4e kadar uyumamış, uykusu geldiği halde " lan bu saatten sonra uyusam ne uyumasam ne? " düşüncesine sahip yazardır. uyuma 2 entry daha, güneş doğuyor.
(bkz: güneşi gördüm)
edit: lan saat de baya geç olmuş. yani erken olmuş mu demek gerekiyo. aha paradoks oldu. böyle de enerji bakanının kararına uyup 6 da kalkmışım gibi oldu. daha uyumadım yanlış anlama olmasın.