kafa boş vurdum duymaz yada derdi tasayı düşünmek için daha uygun bi vaktiniz varsa asla karşılaşmayacağınız durum. tabi gündüz vakti öğlene kadar yatıp geceleri de uyku tutmama hali de söz konusu olması muhtemeldir.
kişinin kendini uykunun ellerine teslim edemeyecek kadar gergin hissetmesi. bir de, kendini yaşamın ellerine teslim edemeyecek kadar bitkin ve depresif hissetmekten dolayı sürekli uyumak durumu vardır ki, apayrıdır.
uyuyamadığınız her saniye eksilerin (bkz: eski defterlerin açılması) hesabını yaptığınız, bu sebepten daha çok sinirinizi bozan durumdur. Çözümü vardır.
son günlerde yaşadıgım durum..dön dön uyuyamama hadisesi..uyuyamadıkça da sinir olunan ve bu da daha fazla uykusuzluga yol açan durum..aklınıza en guzel şeyleri de getirseniz , en kıl şeyleride getirsenız, saati 4 .. 5 yapan durum.. ingilizce meali insomnıac...
evde domuz suratlı, giydiği atlet göbeğinin yarısını öreten, atlet dışında giyecek olarak siyah çorabı olan ve üstelik kel bir adamın salyalar saçarak gezdiğini gördükten sonra gerçekleşen durumdur.
gecenin sessizliği sayesinde normal bi zamanda hiç aklınıza gelmeyecek, daha önce hiç düşünmediğiniz şeyler gelir aklınıza, belki yıllar önceki sevgiliniz gelir ya da çok uzun zamandır görmediğiniz bi arkadaşınız... o yüzden kişinin illa uyuması gerekiyorsa hafif bi gürültü ya da bi ışık, düşünmenizi engelleyecek bi şeyler olsun odada, yorgunluk da varsa kesin uyursunuz.
yalnız, sessiz, sakin, içine dönüktür kişi. hüzünde varsa eğer, işte o zaman yaratıcılığı tutar. sabah kalktığında, "bunları ben yazmış olamam." diyeceği şeyler yazabilir.
ilkokul öğretmeninden tut, eski komşunun kocasının eniştesine kadar herkesin akla geldiği bir illettir. kırk yıl oturup düşünseniz aklınıza gelmeyecek ne kadar alakasız ve gereksiz insan varsa beyninize üşüşür. bununla da kalmaz, rüyanıza girerler.
yatakta binbir türlü düşüncenin kafanıza girmesi ya da hiç bişey düşünemeyip bir boşluk, hiçlik durumunda hissederek sizi tedirgin eden ve neticesinde bir türlü uykuya dalamamanız sonucunda meydana gelen olay.
dayaktan sonraki uyku yokmu. hele şöyle yorganın altına
geçersin bitaraftan ağlarsın. Göz yaşların yastığa akar, kafanı diğer tarafa
çevirirsin. Orası da ıslanır, tekrar diğer tarafa çevirince az evvel acıyla
göz yaşı döktüğün yer suratına hayatın soğukluğunu vurur. Ah o zaman işte
hafif üşüme hissedersin. dizlerini karnına çeker ellerini apışarana alırsın.
Dalarsın tatlı alemlere. Ohh uyursun tabi piç. bunun canı dayak istiyo. gibi
sözleriduyarsın yorgan altında. ses çıkarmadan ağlamaya devam edersin. geçmişimle beraber unuttum bu uykunun derinliğini. bazen insan düşünüyorda illa dayak mı yemek lazım...