her uzun tatil döneminde biraz daha karmaşık hale gelendir. bazı hafta sonları arkadaşlarla içtikten sonra da hangi saatte uyanacağınızı bilemeyebilirsiniz.
vücudum ile beynimin yaptığı ve bir türlü sonucuna varamadığı savaş.
yahu gece 03:00 civarında yatmışsın, dinlen yahu uyu neyine senin 7de uyanmak? hayır yani kimse karışmıyor da derdin ne?
sabahtan akşama kadar gözünüzün yaşına bakmayıp sizi köpek gibi çalıştıran bir işte çalıştığınızda düzülmüş olarak rayına oturan düzendir. sonra sabahlara kadar süren özgür uykusuzluklarınızı özlersiniz.
uykusuzluk sorunu çekenlere önerim sizi yoracak bir uğraş bulun, düzen kendiliğinden oturacaktır.
tabiri caiz ise tecavüze uğrayıp boğularak öldürülmüştür. ulan bende ciddi ciddi güneşi göremez oldum sabahı özledim öğleyi özledim ben lan. bu işin sonu nereye gidiyor kestiremiyorum. tek artım body bağımlısıyım en azında 15 tane falan şınav çekmeden uyuyamıyorum hepsi bu.
Bozulunca sizi de bozan olgudur. Saatlerce uyumaya çabalarsın, yatakta bir sağa dönersin bir sola, daha önce uyurken dinlediğin o huzurlu şarkılardan açarsın. Olmaz, ne denesen olmaz. internete girip vakit geçirir, saçma sapan şeylerle uğraşırsın falan. Uyumaya çalışıp boş geçirilen saatler can sıkıcıdır sonuç olarak bunu anlarsın.
Akşamları bilgisayar veya televizyon ekranına maruz kalan beynin, gelen o parlak ışığı güneş ışığıyla özdeşleştirdiğini ve beyne güneşin batmadığı sinyalinin gittiğini, dolayısıyla uykunun geciktiğini de okumuştum (burada). ilk bakışta saçma gelse de, fototerapi yönteminin tam tersinin uygulanması bakımından şaşırtıcı bir bilgiydi, aklımda uzun süre kaldı.