ölmekten korkmaktir. ölümün yatakta değil de ayakta sizi yakalamasini istemektir belki.
kimbilir... cünkü yasamak eğer boktan bir şeydir bunu biliriz elbette. az cok yasayan bunu bilir. bilmeyen ise ite ite ögrenir ne yazik ki... ama bütün bunlara ragmen hiç olmazsa adam akıllı ölmek istemez miyiz?
sevdiklerimiz basimizin ucunda ölümü bir dostu karsilarmiş beklemek istemez miyiz?
sorarim size?
yapayalniz bir vaziyette cenemiz atarken bir su verenimiz bile olmadan nallari dikmek hele de uykuda gitmek kelek durumdur.
Sınav dönemi bolca yaşanılan durumdur. Sabah 8:30'da önemli bi final vardır.Peki en erken 12'de uyanmaya alışmış bu hastalıklı bünyenin o saatte uykudan sıyrılabilmesi,gözlerini dünyaya açabilmesi ne derece mümkündür, sorarım sizlere aziz dostlarım. Hasılı, sınavı kaçırırım tırsıntısı uyutmaz adamı, sınava da zombiler gibi girilir.
bu sabah karşılaştığım durumdur. zira ders var diye memleketten gelinmiş, sabah 6:00 da inilmiş, eve gidip eşyalar bırakılarak 8:00 de derse gidecek olamanın verdiği dayanılmaz sıkıntıyla yatağa uzanılmıştır. Uzanıldığı andan itibaren "şimdi uyursam hayatta kalkamam, hadi açık tut gözleri" gibi söylemlerle beden ikna edilmeye çalışılmış buna rağmen saat kurulmuş ancak kapatılarak uyumaya devam edilmiştir.sonuç olarak "uyanamamak korkusuyla hiç uyumamak" düşüncesi herkesin aklına gelse de uygulama istikrarı bünyeye göre değişebilir.
sabah ki işe, derse, randevuya yetişememe düşüncesiyle uykusuz kalmaktır.
kişi gecenin bir yarısı kendine saçma sapan işler çıkarır.
bunlardan birisi de saçma sapan başlıklara entry girmektir.
sabah saatin beşinde olan uçağı kaçırmak korkusuyla uyuyamama durumu olabilir. zira uçak beşte ise en geç 3 te kalkmak lazım, bu durumda da 'e uyumıyım daha iyi' diye düşünmek çok mantıklıdır.