Unutmak eylemi yerine getirilmesi zor hatta imkansız olan bir şey. illaki bir şeyler de kalır izi unutmak istenenin bazen yenilenen bir şarkıda, bazen bir şiirde, bazen yürüdüğün o kaldırımda, bazen üzerine usul usul yağan o yağmur damlalarında..
bir çok şey hatırlatmak için sıraya dizilir bir bir.. Çağrışımların ardı arkası kesilmez bazen bir film karakterinde bulursun, bazen sarmaş dolaş bir çiftte.
Unutmayı başarıp devrim yapabilen biri var mıdır bilemem. Tek bildigim unutmak yerine kalbinin derinliklerine, ötelere itmek var. Hatırlamamak var.
Özlüyorsun ama gelsin istemiyorsun.
Mesaj atsın istiyorsun, ama konuşmak istemiyorsun.
Deliler gibi sesini duymak istiyorsun,
ama aramak istemiyorsun.
Umrunda değil, ama aklına geldiğinde
kalbindeki o sızıyı yok edemiyorsun...
Sevmek mi acaba bu?
Unutmak mı yoksa yavaş yavaş?
Bilemiyorsun...
Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.
-Emrah Serbes
'Unutmak kolay demiştin,
Unutursun demiştin,
Öyleyse sen unut beni'
'Kolaysa sen dene' dercesine sevilene sitem eden nakaratı olan bir barış manço şarkısıdır.
Zirâ unutmak imkansızdır.
Unutulmaz asla hiç kimse.. Sadece zamanla onsuzluğa alıştırır kendini insan..
bazı insanlar unutamazlar, bir ömür unutmaya çalıştıklarının acısı ile yaşamak zorundadırlar. hafızamın bir kısmını değil, tamamını sildirmek isterdim. çünkü iyi bir şey yok içinde, kendi başıma unutmayı denedim ama başarlı olamadım. unutamamakla lanetlenmişim ..
bazen yaşamaya devam etmek için tek çözümdür. çünkü bazı insanlar bitmek ve yenilmek kelimelerini kabul etmez, uzaklaşırken, giderken size de acı çektirmek isterler. onların geride bıraktıklarını karanlığa gömüp renkli ve keyifli hatıralar edinmek yaşamanın anahtarlarından biridir. bazen unutmayı unutmamak gerekir. bazı kişiler için hayata küsmeye değmez.
ilginç bir şey. ne olaylar, anılar, insanlar, aşklar unutuldu gitti lan. önceden dünyanın dönüşü kadar gerçek ve önemli olan şeylerin üzerinden unutalı çok zaman geçmiş. neler yaşandı, neler hatırlandı neler unutuldu hey gidi bee.
unutmak diye bir şey olmasaydı hayat tatsız olurdu.
kendini gerçeklerden soyutlamanın en iyi yolu. ne var ki kolay değil. belki de zor olması gerçekten bizim için iyi olandır. yaşananları silersek bizden geriye ne kalır? çekilmez olsa da hayat, pes etmeye her geçen gün biraz daha yaklaşsak da bizi biz yapan değil midir yaşadıklarımız? bunları da silersek ne kadar gerçek, ne kadar "biz" oluruz?
"unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnuyla kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyom la. her gün ne zaman unutucam diye soruyorum kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. unutamıyorum ben."