geçenlerde gripten yatıyordum, mecburen yatarken öğleden sonra bu unutma beni dizisini gördüm, yaklaşık olarak 4-5 bölüm izledim.
ben hayatımda böyle dizi görmedim, 900 bölümü devirmiş kimin kime tıktıkladığı, kimin kimi dolandırdığı, kimin kimden hamile kaldığı, kimin kimi öldürdüğü belli olmayan dizidir.
bi de izlediğim bu 4-5 bölümde bir şey anladım ki dizi de ki hemen her karakterin kapı-baca-pencere dinleme huyu var ama nasıl bir dinleme, kulaklar uzatılıyor fısı fısır dinliyor herkes birbirini. konuşulan gizli bir konuyken kapılar hiç kapalı tutulmuyor. kapılar hep açık ve sürekli dinleyen birisi var kapının kenarında.
şerif diye bir lavuk var, tam çakma polat alemdar.
ilkay diye bir geri zekalı var ki öyle böyle değil salaklığı falan.
daha sonradan merak edip internetten araştırdım, 15.30-16.30 arası televizyonda en çok izlenen programmış.
vay arkadaş ne kadar boş insanlar var ya. entrika hastasıyız.
sırayla cinsi latifleri pavyona düşüren ne bileyim sonra felç bırakıp öldüren, çiftleri boşatıp aynı gün başkasıyla evlendiren ankara dizisi. Emine diye bir karakter var mesela, herkes öldü sanıyor bunu. Saçlarını sarıya boyayıp geri dönüyor, ben menekşeyim diyor herkes de yiyor. aaa aynı rahmetli emine filan diyorlar, bunu diyenler de ailesi. ben şimdi saçımın rengini değiştirip eve gelsem babama da 'ben manolya karıştırdın canım sen' desem babam doktor doktor gezdirir beni tırlattım diye. Ankara dizisi diye kan çekiyor ama işte, içine psikopat kaçmış bu dizilerin.
ramazan bayramı, kurban bayramı, cumhuriyet bayramı, yılbaşı demeden hemen hemen her gün fox tv'de yayınlanan 2 saat süren ankara'da çekilen fazla yapmacık dizi. iyide bu adamlar hiç mi dinlenmez hiç mi yorulmazlar. her gün 2 saat dizi çekmek ne bileyim ben akıl sır erdiremedim bu duruma.
yapımcı nilgün sağyaşar'a sormak lazım nereden buluyor bu dizileri.