bu durum baya bi sürerse ilerde sorun yaratabilir.Her gün onu görmek size yeter, kendinizi onunla hiç düşünemezsiniz hayal dahi edemessiniz, ama onu görmek size yeter...
bok çuvalının içine dalmaktır. o çuvalda nefes almaya çalışırken boku aspire etmektir. ciğerlerinizin en uç noktasına kadar pislik içinde olduğunuzu bile bile, her nefesin sizi ölüme sürüklediğini bile bile, nefes almak için uğraşmaktır. umutsuzca sevmek her sabah uyandığınızda hiç bir zaman yanınızda olmayacak insan kişisinin yüzünü yandaki yastıkta hayal etmek, o yastığa melün melün bakmaktır. ayrıca;
bile bile ladestir. olmayacağını onun seni sevmeyeceğini bile bile seversin. ta ki acı gerçekle yüzleşene kadar. o zaman zaten umutsuz bir yaşam bekler sizi.
bugün resmini indirdim duvardan.
duvar ağladı, ben ağladım.
var mı ötesi?*
sırf özgüven olmadığı için onun, başkasının kollarına gitmesine izin vermenizdir umutsuzca sevmek. öyle boş boş bakarsın işte. ne bekliyordun ki. bir gün elbet yapacaktı bunu. sonra belki bir kızı olacaktı. geleceği göremezsin, ama değiştirebilirsin.
bir an da gaza gelip, karşısına dikilip, "seni seviyorum" diyecekken, tüpün bitmesidir umutsuzca sevmek.*
umursuzca sevmektir, umutsuzca sevmek.*
umutsuz aşklarla ilgili, imkansız entryler yazarken* sol frame da bu başlığın görünmesidir umutsuzca sevmek.
seni severken, seni bir başkasının kollarına bırakmak ve seni bir başkasının* yatağın da düşünmektir, umutsuzca sevmek.
Seversin birini; lakin o senin değildir... Olmayacaktır da. Güneşi, bulutu sevmek gibi, kutup yıldızına 'o benim' demek gibi seversin. Haberi olmadan, o bilmeden, sessizce; tüm kalbinle seversin. O hayatında mutluyken; sen onun hayatında minik bir detay olmakla yetinirsin.. Masum bir aşkla, umutsuzca severken; kutup yıldızını yine de umutla beklersin...