iyi olan şeylerin aksine kötülüklerin mantar gibi bittiği bi boktan ülkede yaşama ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
(bkz: türkiye)
umudunu artık yitirmiştir.
hiç bi boktan beklentisi yoktur. çünkü çocukların öldürüldüğüne tanık olmuştur.
içi acıyordur.
Bi yerden bi yere savrulur durur, belli bi rotası yoktur. Gözlerini kapattığına önüne sonsuz bi karanlık düşer,sabahları ilk gözünü actığında ne yapacagı, böyle ne olacagı sorusu aklına gelir. içinde hep bir huzursuzluk hissi vardır. ya bu his ya da ben terk edicek bu vucüdü ikimiz beraber aynı bedende var olamıyoruz.
Bunları Nerden mi biliyorsun sorusunun cevabı da çok basit.
eğer umudun süründürdüğünü düşünüyorsa, esasen "umutsuzluğu" ile sürünen insandır. ne demiş candan ablamız. " güneş her akşam batıp, her gün doğuyorsa, çiçekler solup solup tekrar açıyorsa, en derin yaralar kapanıyorsa, en büyük acılar unutuluyorsa, neden korkulur hayatta söyleyin bana".