yitiririz çoğu zaman umutlarımızı. çıkmaza girdiğimizi farkeder veya başka bir yönünü görüp de hayal kırıklığına uğrarız. peki herşeye anlayışla yaklaştık da, bu bir değil, iki değil. insan hep mi umudunu yitirmek zorundadır? hmm demek ki burda yanış giden birşeyler var. mesela ne olabilir, ne olabilir..
sanırım bulduk.. çok hayal perest olmamak gerekir yani alçaktan uçmak gerekir ki; hayallerimize erişebilelim. veya onlara ulaşma ihtimalimiz yüksek olsun. arkadaş ben obamanın yerine geçecem hayalini kuruyorsan, geçersin bekle. (!) gerçeklerle yaşamaya alışmak zorundayız nihayetinde.
ama değinmek istediğim başka bir nokta da var elbet. nedir bu nokta? arkadaş bu nokta yanlış anlaşılmayı önlemek için var. Neden var? çünkü, büyük hayaller kurmayın derken, küçük hayallerin adamı da olun demiyorum ki ben size. mantıklı olun, realite terazinize göre hareket edin. ne aşşağlık kompleksine kapılın, ne de kibirli olup ve uçuk hayaller peşinde olun. ortasını tutturun arkadaş. her zaman dengede kalmak iyidir.
madem melankolik olmaktan bıktın, karamsarlık canına tak etti, ruhunu bedeninden çekip atmak istiyorsun; o zaman olayı beyninde bitirmen gerekli. nasıl yani? olmayacak duaya amin demiyeceksin bu bir. ikincisi ise herşeyi zamanında yaşamanın faydası vardır, buna dikkat et. illa bir üçüncüsü olsun dersen, al sana üçüncüsü, ne olursa olsun pes etme ve ideallerinin peşinden koş. haa ama başta ne dedik, dengeli ve mantıklı ideallerin olsun ki boşa koşmuş olma. bir işi yapıyorsan en iyisini yapacaksın arkadaş. en azından en iyisini yapmaya çalışacaksın. "a" mesleğini mi yapıyorsun? o zaman en iyi "a" mesleğini yapanlardan olmalısın ki karşılığını bulabilesin.
bir de şu var elbet. en iyi ve en verimli çalışabileceğin işi seçmelisin imkanın varsa. bunun temelleri de üniversite sınavlarında ki bölüm seçimi ile alakalı. şimdi genç, sesime kulak ver. eğer sırf macera olsun diye "b" mesleği okuyacaksan bunu yapma. çünkü mareca bittiğinde, hevesin geçtiğinde bi halta yaramaz artık. yıllarca sıkılmadan yapabileceğin bir meslek seçmelisin kendine. insan ancak sevdiği işte başarı gösterebilir. sevmediğin bir insanı ne kadar mutlu edebilirsin?
ey oğul bu nasihatları iyi belle ki, hayallerinin ve güzelliklerin meyvesini yiyebilesin. özgür iradeni doğru yerlerde, doğru şekilde kullan ki, hayat da sana gümüş tepside sunsun güzelliklerini. yoksa ne gerek var kendi dünyanı cehenneme çevirmeye? hakediyor musun hiç? tertemiz kalbin var, özünde iyi birisisin. az biraz laylaylom yaşıyorsun belki ama kalbin temiz be adamım. biran evvel toparlanmakta fayda var.
demem o ki; umudu yitirmemek için evvela kararlı ve mantıklı adımlar atmak gerekir. hayatta insanı en çok yavaşlatan şeylerdendir umudu yitirmek. bu yüzen; ne yaşamın tadına varmaya geç kal, ne de karamsarlık parmaklıklarına hapis kal.
herşey güzel, umut güzel, hayaller güzel, idealler güzel ve yarınları iple çekmek güzel. işte bu yüzden güzelliğin devamı için, biraz dikkat etmek gerekli dostum, sevgiler..