yemin ederim dinciye bile laf anlatması daha kolay, bunlara mümkün değil.
aslında bi şeye inanmaya teşne yapıları olduğu, ama dini ikinci plana attıkları (ve bazısı da dini tamamen attıkları) için olsa gerek tapınacak başka bi şey arıyorlar ve ordu, vatan vs oluyor tapındıkları.
dinciyi bile bazen ikna ettiğimiz oluyor ama ulusalcının inancını zerre sarsamıyorsun, kanaat de işe yaramıyor, kanıt da.
yeter kardeşim pes.. vaz geçtim ben ulusalcıya laf anlatmaya çalışmaktan. höh be..
1980'de darbe yapılan, işkence gören, faşistler tarafından iktidardan indirilendir ulusalcı. 1971'de idam edilen, 1960'da amerikancı menderes saltanatına son verendir.
ulusalcı hiç bir zaman amerikancı olmamıştır. amerikancılar tarafından kandırılmıştır. tıpkı bugünkü akp siyaseti gibi. geçmişte kandırıldığı için, bugün akp'nin çevirdiği tezgahları anlayabilmektedir.
amerikancı olanlar faşistlerdir.
faşistlerdir dün ülkücü çizgide kurt işareti yapanlar, bugün din diye iman diye milleti kandıranlar. ikisi de aynı halttır.
ulusalcı, 80 öncesi bozkurtçularla uğraşmıştır. 80 sonrası dincilerle uğraşmaktadır.
ulusalcının tankla topla işi yoktur. tankla topla işi olanlarla işi vardır. tanklar ve toplarla dünyayı yönetmeye kalkanlarla işbirliği yapanlarla işi vardır. dün böyleydi bugün de böyledir.
dün de emperyalizmin karşısındaydı bugün de emperyalizmin karşısındadır. dün olduğu gibi bugün de sömürücü ve yardakçılarının karşısında duracaktır.
amerikan kültürüyle yetişen, amerikan kültürüyle yaşayan ve fakat amerika'ya küfreden, ne yaptığını bilmez, kimliğini, benliğini kaybetmişler topluluğu. türk demek için birmilyon tane şahit gerektiren.
bu yüce millete çok çektirmiş sözde anti-empeyalist özde işbirlikçi ve faşist ittihat ve terakki zihniyetinin en son sürümü olan zihniyetin mensubu olmaktan mes'ut olan insan.
ulusalcı diğerini şeriatçı olarak nitelendiriyor ve onun adına korku salıyor, şeriatçı diğerini ulusalcı olarak nitelendiriyor ve onun adına korku salıyor. ben cahil bir adamım böyle işlerden anlamam. ama benim bildiğim şu ki; bir ülkede iki taraf var ve kavga ediyor. Biz de enerji kaybediyoruz. ülke kaybediyor. (bkz: hepinizin ta)
Tabi bu hadise türkiye'nin siyasal atmosferi ve kaderiyle de ilgilidir. 68 hareketinin amerika'ya, dünya emperyalizmine karşı cephe aldığı aşikardır. Bu cepheye karşı bazı vatanseverler (!) tavır almış; hatta saldırmışlardır. Şimdi devran dönmüştür. Ama aynı felsefe iş başındadır. Bunları amerika aleyhine tek bir söz söylerken göremezsiniz. iş caz yapmaya gelince bir numaralı sahne sanatçısıdırlar. Ulusalcılık diye bir akım varsa ki bu özellikle oluşturulmuş bir hareket olamaz, kesinlikle diğer arkadaşların felsefesinden bir adım öndedir. Dünya düzeninin temel işleyişi değişmez, ancak şekil alır, değişen olsa olsa insanlardır, kullanılanlardır. Aynı işgal yine var. *****Sahnenin aynı olduğu bir tiyatrodayız. Aktörlerin sözleri bile aynı.
solculuğu kaldırım taşlarını kaldırıp cam çerçeve kırmak, vatan ve millet sevgisine karşı olmak sananların asla anlayamacakları insanlardır. ne ilginçtir ki abd'nin ve ab'nin kucağına oturmakta sakınca görmeyen akp yanlıları ile halkının ulusal değerlerini savunmayı faşizm olarak algılayan ruh ve erdem yoksunu marksistlerin "düşmanımın düşmanı benim dostumdur" mantığyla ortak hedefi haline gelmeleri bile ne kadar doğru yolda olduklarının kanıtıdır.
milliyetçidirler, vatanseverdirler ve bu ülkeye karşı tehditlerin farkında olup vatanları için en iyisini isterler..
büyüyünce geçicek bir duygudur ve normal karşılanması gerekir. Bir de bunların " elinde coca cola ile milli maç izleyenleri" de vardır ki bunların asılması için mahkeme kararını beklemek bile abesle iştigaldir.
dünya üzerinde milletler var olduğundan beri var olan ve ülkesi ,milleti mevzubahis olduğunda hassas olan vatanseverlerdir.
ülkemizde politik anlamda hemen her siyasal parti içerisinde vardırlar.ancak biraz aklı selim olanlarının politikadan uzak durduğu görülür.
bir kısım gruplarca sevimsiz olarak nitelendirilmelerinin altındaki sebeplerin başında; dine olan mesafeli duruşlarıdır.türk ulusalcıları * bütün dinlere karşı laiklik prensibinden ödün vermeyen bi anlayışı temsil ederler. sevimsiz olarak nitelendirilmlerinin bir diğer sebebi de demokrasi,insan hakları ,hoşgörü ve diyalog adı altında etnik faşistlik ya da emperyalizm kuklası dincilik yapanları hemen tanımalarından kaynaklanmaktadır.
türkiye'de son yıllarda türklüğün maruz kaldığı tehlikeleri sık sık dile getirdikleri için maalesef başlarına gelmeyen kalmamış olan ulusalcılar, kurtlar vadisi ve tek türkiye gibi abd yanlısı projelerle de halka yanlış tanıtılmaktadır.
ulusalcılar ne demektedir;
-özelleştirmelerde milli davranılsın ileride cari açığa sebep olacak ya da stratejik öneme sahip kurumlar gavurlara yani haçlı zihniyetine teslim edimesin
-dini kullanarak yapılan stadyum siyasetine son verilsin,syasette ve devletin her alanında türkçülük fikri etken olsun
-abd ve israil politikalarına alet olunup ortadoğudaki mazlum milletler ezdirilmesin
-türklük dünyaya tıpkı eskiden olduğu gibi adaletiyle hakim olsun.
-türk gençliği mesaj bağımlısı değil ülke sevdalısı olsun.
-****
- Söz sahibi olanlar ve yönlendiriciler
- söz sahibi olmayanlar ve yönlendirilenler
Önce ikinci güruh : Ülkemizde ulusalcılık akımına kapılmış olan ve ulusalcı geçinen bir çok insan, birinci madedeki yönlendiricilerin de kışkırtmasıyla sağcı mekanizmaya diş biler, onları vatan haini olarak görürler. Niyetleri iyidir. Ülkenin içine saplandığı bataklıktan kurtulmasının yolunun ulusal değerlere, atatürk ilke ve inkılaplarına sarılmaktan geçtiğini düşünürler. Siyasi çıkarları yoktur, işinde gücünde insanlardır, hayat mücadelesi vermektedirler.
Şimdi birinci güruh : Ulusalcılık akımını ortaya atan söz sahibi kesimdir. ikinci kısımdaki güruhu yönlendirerek rakipleri olan akp ve şurekasına karşı kışkırtırlar. Amaçları ulusalcılık akımına kapılmış iyi niyetli ve saf kesim üzerinden maddi ve siyasi prim elde etmektir. Ön planda Vatan millet sakarya diye bağırırlarken arka planda ABD ile dirsek teması sağlarlar. Görevleri abd'nin kurduğu dengeyi korumaktır. Sürekli ortalık karıştırır, kendilerine bağlı kesimi diğer kesime düşman ederler.
Söz sahibi ulusalcıların tek rakibi akp ve şurekasıdır. Akp ve şurekası da kendilerine bağlı ve oy vermiş kesimi kafir, imansız ve benzeri suçlamalarla diğer kesimin üzerine sürer. Türk halkının müslüman olduğuna, müslümanlığın kurtuluşa giden tek yol olduğuna inanan iyi niyetli saftirikler akp'nin ılımlı islam modeli ile onun dümen suyunda, kafir ve islam düşmanı olarak gördükleri ulusalcılara karşı yoğun duygular beslerler. Bunlar dinci kesimin söz sahibi olmayan salaklarıdır. Tıpkı ulusalcıların söz sahibi olmayan dangalakları gibi.
Demek ki neymiş, ülkeyi ikiye ayırabiliriz :
- söz sahibi olanlar
- söz sahibi olmayanlar
söz sahibi olanları da ikiye ayırıyoruz :
- ulusalcı olanlar
- dinci, ılımlı islamcı olanlar
Her iki kesim de abd ve küresel şebeke tarafından bizzat oluşturulmuş, birbirine rakip iki cephedir.
Amaçları aynıdır, abd'nin çıkarları doğrultusunda ülkemizde tahsis edilmiş dengeyi korumak.
Bu iki dangalak kesim de, söz sahibi olanlara saf duygularla inanırlar, onların peşinden giderler. Ancak söz sahibi olan iki düşman cephenin de aslında aynı gücün ortaya çıkardığı iki karanlık cephe olduğunu anlamazlar, anlamak istemezler.
Hem ulusal çıkarları gözeten, hem dış güçlerden beslenmeyen, sadece ülkesini ve halkını düşünen, dinini olması gerektiği gibi yaşamaya çalışan, siyasi ve maddi çıkar peşinde koşmadan sadece vatanına hizmet etmeyi düşünen, ülkesine zarar verdiği belli olan ya da zarar vereceği muhtemel olan unsurlara karşı eşit şekilde karşı çıkan, hiçbir ideolojiyi gütmeksizin sadece ülkenin ve halkın refahı ve gelişmesi için çaba sarfeden kimseler, yöneticiler, söz sahibi insanlar bu ülkede mevcut değildir.
Dolayısıyla, herhangi bir ideolojiyi sahiplenmek, dava edinerek savunmak, yaymaya çalışmak, aslında, karşıt ve düşman ideoloyi beslemekten, güçlendirmekten başka hiçbir şeye yaramamaktadır. Ulusalcıları destekleyen salaklar ılımlı islamcıları güçlendirmiştir, ılımlı islamcıları destekleyen dangalaklar da ulusalcıları güçlendirmektedirler. Her iki tarafın kaymak tabakası sürekli yükselirken, kaymağı yukarı iten asıl güç giderek dibe batmaktadır.
Netice itibariyle, bu ülkenin düze çıkacağına dair en ufak bir umut dahi bulunmamaktadır.
vatan: zamanında işgale uğrayan bu topraklarda savaşan halk osmanlının tebaası idi. yani reel anlamda kurulabilecek yeni rejimli bir devlet adına değil hali hazırdaki devletin bekasını devam ettirme adına savaştı. vatanı 1923 ten sonra kurulan bir yermiş gibi göstermenin ve ondan önceki dönemleri hiç yaşanamamış sayıp görmezden gelmenin vatan sevgisi ile bağlantısı nedir acaba. bu vatan uğrunda şehit olanlar arasında o yobaz dediğiniz sınıfa giren kaç kişi vardır hiç düşündünüz mü?
millet: her türlü güçlüğe karşın dimdik ayakta kalmak için savaşan, yılmayan yıkılmayan millet(imiz) elistist kesimin hıncına maruz kalıyor biteviye. jakoben bir tavırla halka rağmen halk için deniyor. yani bunun anlamı şu siz doğruları göremiyorsunuz, düzgün düşünemiyorsunuz deniyor. bir avuç aydın görünümlü örneklerinde hitlerde halkın büyük çoğunluğunun oyunu almıştı dünayayı sürüklediği felaket ortada diyerek günümüze ve halka(ımıza) gönderme yapıyor. ama yine de seviyor onları değil mi? yani ellerinden gelse onları başka topraklara gönderip elitist bir kaç kişi ile bu ülkede yaşamaya dünden razılar. sonra bunun adı millet sevgisi oluyor. ama hangi millet.
1800'lü yılların ortasına kadar azınlıkları ile birlikte dostça yaşayan milletimize şimdi onlara düşman olun, zamanında bize oyunlar oynadılar denerek bir kutuplaşma, bir nefret iklimi oluşturulmaya çalışılıyor. zamanında paylaştığımız iyi şeyleri düşünmek sanırım en doğrusu. kin ve nefret tohumları ekmek yerine.
bayrak: rengini kurtuluş savaşında akan kanlardan alan bayrağımız nedense ajite edilmeye çalışılıyor sürekli. ona rengini veren kan ise eğer, o dökülen kanların arasında kimlerin kanı olduklarını sanırım gayet net biliyorlar bu arkadaşlar. sadece ve sadece ülkenin geleceğini kendi ellerinde ve kendi düşündükleri sistemde görenlerin dedeleri, nineleri bayrak için koydu canını ortaya. sürekli bir ajitasyon... her karşı çıkışınız size yoksa sen bayrağını sevmiyor musun? sorusu ile dönüyor. üzüntü verici bir durum.
seçim öncesi bayrağıyla birlikte milyonlarca arkadaşının yanına, meydanlara dökülüp mitinglerde sesi kısılana kadar onuncu yıl marşını söyler, bütün türk milletinin önderi olan Atatürk ü ve bayrağımızı kendi ideolojisinin simgesi yapar, seçim sonrası yüzde 47 lik mağlubiyetten sonra bu türk milleti aptalmış der ve aziz nesini saygıyla anar. budur ulusalcı.eminimki yüz ulusalcıdan 99 u budur.
bu ülkede solculuk yaparak biryere varamayacaklarını anlayıp, nasıl etsem de arabayı devirmeden sağ şeride çeksem diyen eski solcuların, milliyetçi dememek için kendilerine koydukları isimdir.
şahancan kahvede güzel bir vatan, millet, sakarya nutku çekmektedir. o sırada sahneye eski bir dost karışır.
-şahancan nedir bu halin? mhp'li mi oldun?
-ya ne mhp'lisi. ulusalcıyız abicim biz.
-o da nedir ki lo?
-iyi birşey abi. atatürk milliyetçiliği.
-atatürkün devrimciliği, halkçılığı ne oldu peki?
-sırayla abicim. önce milliyetçilik.
-iyi hadi yolun açık olsun. akşam grup yorum konseri var. seversin sen. gidelim akşam.
-ne yorum'u abi. bıraktım ben o işleri. ismail türüt dinliyorum.
-tamam. akşam görüşmeyelim. hatta hiç görüşmeyelim. öperim. tuncay özkan abime selam.
ruhunda genel bir sinirlilik hali hakim olan , bu sinirlilik halinden ötürü erken yaşta kalp hastası olan , fazla üzerine gidilirse ''tamam abi büyüksün'' gibi laflarla yatıştırılması gereken, Türkiye'nin dört tarafının düşmanla çevrilmiş ve her an üzerinde plan yapılan bir ülke olduğu paranoyasından bir türlü kurtulamayan insan.
Sosyal demokratların moda terimidir. "ulusal" ve "milli"nin eş anlamlı sözcükler olduğunu bile bile çeşitli ayak oyunlarıyla hem sağa hem sola şirin gözükme kaygısıdır. Belki şeriatçı tehdite karşı duruş sergileyebilirler; fakat bu kararlılık emperyalist saldırılarda kendini göstermeyip bi'l fiil tetiklenmektedir.
(bkz: yola çıkmak)
(bkz: önce sağına sonra soluna sonra tekrar sağına bakmak)
(bkz: yaya kalmak)
mhpnin kan kardeşleri. tam bağımsızlık diye yanıp tutuşurlarken amerika'nın elini sıkmaktan geri kalmayanlar. bırakınız avrupa birliğini doğu ile birleşelim diyenler.allah ordumuza zeval vermesin diyenler.