yapıldığı günde birkaç tv kanalını kapatan sesleniştir. neden yapılır, amacı nedir, insanlar bu konuşmalardan yaka silkmesine rağmen neden ısrarla bu konuşmalar yapılır bir türlü anlaşılmaz. halbuki bir referandum yapsalar kaldırılsın mı diye, kesin gider.
bugün bir yenisi eklenmiş arkası yarın kuşağıdır. o kadar dar bir ortamda yapılır ki, başbakan sanki silah zoruyla konuşuyormuş hissi verir biz aziz vatandaşlarına.
direk edit: iş bu entry, mevcut başbakana olan duygular tesir etmeden yazılmıştır. tamamen objektiftir. essah.
edite edit: ayrıca eminim başbakan ben olsam da komik gözükürüm kendime.
şimdi gençler; birincisi neymiş dogan grubunun gazetelerini almıyoruz. ibneler yok denizfeneriymiş yok ucu akp ye dokunuyomus saçmalıyolar kafanızı kırarım..
ikincisi; üç çocuk yapıyoruz..lan emeklilik yasını degiştirdik haberiniz yok mu olum yarın öbürgün kim bakıcak lan size düdükler..ite köpeğe muhtaç ettirmeyin kendinizi hem hz.peygamber ahiret günü cemaatinin çokluguyla övünecek diye hadis var işkembeden atmıyoruz burda..hem kim ne kadar erkek onu da görürüz..heh heh..
üçüncüsü; ramazan bayramı!..bu çok önemli bak..ne lan öyle şeker bayramı çocuk musunuz ulan..kırmıyım agzınızı efendi olun..
hadi bakalım nasipse önümüzdeki ay ben buralardayım yine görüşürüz, bulaamazsanız kasımpasa da esnaf çay ocagındayım.
son zamanlarda izlemek istesem bile daima başını kaçırdığım ve her denk geldiğimde "nöörüyo anne bu anladın mı bişey?" diyerekten sorguladığım kişinin biz türkiye cumhuriyeti vatandaşlarına seslenişidir. *
son zamanlarda çok sık karşılaştığım konuşmadır. başbakanımızın gözlerini hiç kırpmadan habire okuduğu yazılardan oluşmaktadır. bir bayrak ve masa üzerindeki bir abajurdan ibaret olan ortamdan atatürkün resminin kaldırılmış olması gerçekten dikkat çekicidir.
bugün yayınlanan ulusa sesleniş konuşması için; birkaç gün önce "ırak'ta şöyle yapıyoruz, böyle yapıyoruz, terörün kökü kazınmadan çıkmayacağız" tarzında çekilen ancak ani geri dönüş sonrasında 29 şubat 2008 tarihinde bir kez daha çekilen konuşmadır. hatta anadolu ajansı, önceki çekimi kanallara göndermiş, bugün öğle saatlerinde görüntüleri geri istemiştir.
bol bol hava operasyonu görüntüsü kullanılmıştır konuşmasında, ayrıca uykudan önce masal tadında olduğundan iyi gelir.
başbakanımızı son zamanlarda ekranda nutuk atmadığını gördüğüm konuşma türü. ne oldu acaba, anlatacak bir şey mi kalmadı yoksa her şey çok mu kötü gidiyor.
eskiden milli bayramlar öncesinde yapılan ancak güzide başbakanımız rte'nin kafasına estiği zaman yaptığı ; genel formatı halkı bilgilendirme , bayramını seyranını kutlamak olan hededir.
malum başbakan mantığıyla, gülünse mi ağlansa mı karar vermekte güçlük çekilecek bir beyanatın şöyle verilebileceği bir garip güzelleme;
"cumhuriyet kurulduğunda ülkedeki cep telefonu sayısı sıfırdır. hal böyleyken, ülkemizde şu anki cep telefonu sayısı* 60 milyonu geçmiştir."
bu kadar ekstrem bir beyanat ulusa sesleniş formatına uygun gelse de dillendirilmesi hoş karşılanmayacaktır elbette. sormazlar mı adama; kaç tane yerli cep telefonu markası vardır?***
bugüne kadar kim başbakanlık yaptıysa; madalyonun hep iyi tarafını halka göstermeye çalışmıştır. kimse benim iktidarımda şöyle kötü gelişmeler oldu, ekonomi kötüye gidiyor, ülke de kriz havası var diye açıklama yapmamıştır, bundan sonra da hiçbir başbakanın yapacağını sanmıyorum. hep ülkede olumlu giden şeyler söylenir. doğal olarak şu an ki başbakandan da* bu açıklamaları yapmasını bekleyemeyiz ama bu ulusa seslenişler de takıldığım bazı noktalar yok değil. başbakan bazen öyle konuşuyor ki şaşırıp kalıyorum. örnek vereyim; cumhuriyetin ilk yılların da süt üretimi, atıyorum 840 ton, biz bunu dönemimiz de ise 2240 tona çıkarttık diye başlıyor söze. iyi de zaten 84 tılı aşan cumhuriyet tarihin de elbette süt üretiminde ya da diğer ürünler de bir artış olacaktır. bu çok doğaldır. 84 yılda zaten süt üretiminin düşmesini bekleyemezsin. önemli olan o kadar uzun bir süreçte ne kadar arttığıdır. zaten nüfus artıyor, cumhuriyetin ilk yıllarında ki nüfus ile şimdiki nüfus bir mi? doğal olarak üretim de artacaktır, tüketimin artacağı gibi. tabi 5-10 yıl öncesi döneme göre de kıyasladığı şeyler de oluyor. hakkını yemeyelim ama bazen bu tür gafletlere de düşebiliyor.
her hareketin, her jest ve mimiğin kusursuza yakın bir şekilde yapılması, ya da yardımcılar tarafından yaptırılmasıyla, etkileyicilik açısından en iyisi istenen konuşma.
Vatandaşın vergileriyle ramazan aylarında kurulmuş iftar çadırlarına bile kendi poster ve parti afişlerini asmaktan çekinmeyen zihniyetin elinde, andersen'den masallar tadında bir parti propagandasına dönüşmüş programdır.