başlıklardan anladığım kadarıyla bu gece olan gece. yazarlar el birliğiyle birbirlerini ürkütmeye çalışıyorlar. pencerede beliren kedi, lambaların sallanması, yedi gün sonra öleceksin diyen bir adamın konuştuğu telefon tarzı başlıklar beklemekteyiz.
korkunçlu kadınların görsellerde kol gezdiği gecedir.
yalnız böyle bir ülkede yaşarken amerikan tipi klişe korku senaryolarından korkmaya lüzum yoktur. zira her an her yerde bombalar patlar, coplarla saldırırlar, kim vurduya gidersiniz. korkulması gereken bunlar...
rüzgarın pencerelere durmadan vurması ile, perdelerin kendi kendine sallanması ile daha da tırstırmış gecedir. vay amk elektirikler de gitti, perdelerin gölgesi ayaklarımın üzerine düşüyor, korkuyorum sözlük köpekler canavarlar gibi ulamaya başladılar. garip sesler duyuyorum, çişim var ama mum yakıp tuvalete yalnız gitmekten ve önüme kafası 360 derece dönmüş beyaz elbiseli, eli kanlı küçük bir kızın çıkma ihtimalinden tırsıyorum. *