Aslında yalnız değilim ama yalnızım.
Kimseyle aynı kafada, frekansta değilim. Ailem, arkadaşlarım aslında hepsi ile çok mükemmel ilişkilerim var. Şükrediyorum varlıklarına ama bazen o yalnızlığı o kadar çok hissediyorum ki çok garip bir his. Sessizliğe gömülürüm ben bazen hayatımın bir döneminde sanırım o dönem yaklaşıyor o yüzden böyle hissediyorum.
iki hafta kadar yine duyma sorunu yaşadım ve yine grip oldum. Doktor eris varyantı olduğumu söyledi. Geçti ama iyileştim. Bu işitme sorunu okulla birlikte girdi hayatıma. Eris varyantının belirtilerinde ise işitme sorunu göremedim. Doktor öyle söyledi. Duyabilmek ne güzelmiş. Arabaların seslerini duyamadığım için arkama bakarak yürüyordum. Geçti. Çok şükür. Tekrarlamaz umarım. Zira geçen sene üç kez en az bu sorunu yaşamıştım.
Herkesi ve her şeyi bırakıp dönüp en yakınım bildiklerinin aslında hiç de yakının olmadıklarını görmek...
Ben sürekli aynı kişinin nankörlüğüne uğramaktan çok yoruldum.
Aslında artık yapayalnız olduğumu kabul etmem gerekiyor. Bunu kabul etsem her seferinde sanki ilk defa buna maruz kalmış gibi hissetmezdim, belki de.
çok hoşuma giden bir arkadaşım var kendisiyle uzun senelerdir arkadaşız ama birkaç senedir görüşemiyorduk geçen gün denk geldik bir kahve içelim dedik. Ya ben bu çocuğun yanında öyle mutlu öyle huzurlu öyle güvende hissediyorumki aynı zamanda çok da iyi anlaşıyoruz o kadar güzel konuşuyor ki benimle hiç kimsenin görmediği taraflarımı görüyor yanında da hiç rahat duramıyorum beş yaşında çocuk gibi ne elim duruyor ne ayağım çok şımarıyorum sabah akşam görsem gece yine görmek isterdim o kadar iyi geliyor bana. aşık olmadığımı biliyorum çünkü aşkı iyi tanıyorum bu aşk değil galiba uzun süredir içinde bulunduğum duygusal boşluk onu düşünmeye itiyor beni bir de sevgilisi var ki böyle düşündüğümde kendimi çok kötü hissediyorum o kıza karşı sözlük ama bu düşünceler ve duyguları ben seçmiyorum ki :(
senin yaşadığın o duygunu sikeyim kardeş. Sen neden karaktersizsin biliyo musun birader. Öyle aşık olduğun için falan değil. Aşk başına gelir, tasarlamazsın, tercih değildir. Sana kimse bu yüzden kızamaz. Sana aşık olduğun için orospu evladı diyemem ama eşinle boşanmadan bunu yapıyorsun, hamile bırakıyorsun ya. işte bu tercihtir. Hah işte sen tam da bu yüzden inanılmazzzz mükkkemmmmmmel bir yavşaksın kardeş.
Sahibi olduğum işletmemin müdürüne, batıyoruz yolun açık olsun diye şaka yaptım. Sabah işe gelirse şaka olduğunu tebliğ edeceğim.
Edit1: konu hakkında bir gelişme olursa buraya eklerim.
Edit2: pastanile gönlü alınmıştır.
buraya yazacaklarımdan dolayı beni yargılayanlar olacak, bana kızanlar hatta küfür edenler, adam değilmişsin diyenler olacak inanın siz de haklısınız ama yaşadığım duyguyu yaşasaydınız benim yerimde olsaydınız siz ne yapardınız? iyi ki de değilsiniz…
bundan 1 yıl önce benden 8 yaş genç bir kızla tanıştım ben 33 yaşındayım. 7 yıldır evliyim. bu kızla ilk tanıştığımda hiçbir yakınlık göstermedim hatta beni evine çağırdığında gittim ve olamayacağımızı anlattım ama iki hafta sonra onu özlediğimi fark edince ben aradım… o gece ilk kez beraber olduk sonrası, sonrası zaten aktı gitti. sevgili gibiydik. gerçi ilk başlarda ikimiz de ‘sadece sevişiyoruz’ modundaydık o date’e çıkıyor bana anlatıyor başarısız datelerinle dalga geçiyorduk. aylar geçti, beraberliğimizin beşinci ayında bir anda beni bıraktı, evlisin devam edemeyiz dedi o an canımın acıdığını aslında onu sevdiğimi hatta aşık olduğumu fark ettim. sonra tek bir sözümle ikna ettim onu; yarınımız yok diye bugünümüzü yok etme… sonrasında yine sadece seviştiğimiz neredeyse dışarıda vakit geçirmediğimiz bir beş ay daha. bu beş ayda birbirimize aşık olduğumuzu defalarca söyledik ama bir gün geldi, öyle bir gün ki ülkenin de kaderini belirleyen o gün 28 mayıs 2023… eşimle bu kızla tanıştığımdan beri neredeyse hiç yakınlaşmamış toplasan bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar birlikte olmuştuk. ama o gece seçim sonucunum üzüntüsüyle çok içmiştim o gece eşimle birlikte olduk… 3 hafta sonra eşimin hamile olduğunu öğrendim. sevgilime onu kaybetme pahasına hemen bunu söyledim. ona yalan söylemezdim. sonra bir ay çalkantılı bir şekilde devam ettik ve bir gün ona ‘bu rasyonel değil devam edemeyiz’ dedim. yollarımız ayrıldı. filmlerdeki gibi bir aşk yaşadığıma inandırmıştım kendimi öyle ki eşimin iş sebebiyle istanbul’da olmadığı bir hafta sonunu sevgilimle beraber geçirdik. veda anında kapıda oturduk yere düştük ve ağladık. sonra çıkıp gittim. ne o beni ne ben onu arayacaktım. dayanamadı üç gün sonra aradı. yine buluştuk, sonra ben böyle dayanamayacağımı söyledim çünkü ne sarılmama ne öpmeme izin veriyordu benimle sadece paylaşmak konuşmak istiyordu. yapamam dedim bu acıya dayanamam seni görmemem lazım… yine gittim ama çok alkollü bir gece yine ona gittim… bu sefer sarıldı, bu sefer beni yatağına aldı. sevgilim var ona daha fazla bunu yapamam dedi. yıkıldım… şimdi beni kötü geçen gününü paylaşmak için arayıp limanımsın diyor ben ise geç kalmış bir kararı almadığım ve yaptığım bir hatanın (karıma doğru zamanda doğru şeyleri söylememek) acısını yaşıyorum. hiçbir arkadaşıma anlatamıyorum, anlatamamak daha kötü içinde büyüyor acı. nasıl kurtulurum nasıl geçer bilmiyorum. her şey anlamsız…
Zaman zaman evlenmek istiyorum. Evlenmiş olmak. Sonra görüşmek veya direkt evlenmek isteyen biri çıkınca çok geriliyor ve reddediyorum. Açıkçası zaman tanımak falan da geriyor bana. Onun vaktini çalıp oyalıyormuşum gibi. Ayıp olmasın diye evlenirim de ben yarın bir gün. Neyse, dizilerdeki gibi arka planda müzikli yıldırım aşkı olmayacağına göre bu saçma sapan hareketten kurtulmam lazım ama nerdeee. Anca gereksiz tiplerle muhabbete devam.