uludag roman kayip ada

entry120 galeri0
    51.
  1. brendın hindistan cevizi yemekten götü göbeği eritmişti. bu böyle olmaz haftasonu için balık avlıyım, rakı balık yaparız diye iç geçirdi.
    0 ...
  2. 52.
  3. iyi de oltayı nereden bulacaktı?
    2 ...
  4. 53.
  5. oltaya gerenk yok dedi brendın. ucunu sivrilttiği bir tahtayla nokta atışı yapacaktı.
    0 ...
  6. 54.
  7. oltayı aramaya başlamıştı ama. bilmiyordu ki adada rakı balık yapacak hiç rakıda yoktu. bu acı gerçek belkide tamda balık sofrasında aklına gelicekti.
    0 ...
  8. 55.
  9. oldukça iri aynalı sazanlar cirit atıyordu coşkun akan derede. ardından levrekler arası yüksek atlama müsabakaları yapılacaktı. bu arada güneş batmaya yüz tutmuştu; ay doğmaya astar...
    1 ...
  10. 56.
  11. ve imdada yine uzaklardan gelen bir dost, müslüm baba yetişmişti.
    0 ...
  12. 57.
  13. hafta'da bir, bir takım ipnelerin sürdüğü uçan daireden bozma helikopterle tuvalet kağıdı'da dahil bütün ihtiyaçlar ada'ya atılıyordu. brendın kapağı sağlam yere atmıştı.
    0 ...
  14. 58.
  15. brendın'in aklına sahilde bulduğu şişenin içindeki not geldi. gözleri sevinçle parladı. sahile doğru koşarken, ''artık çektiğim acılar son bulacak '' diye düşündü. başını kaldırıp denize baktı...brendın beyninden vurulmuşa döndü: sahile yaklaşan saldaki erkeklerin tümü silahlıydı. kadınlarda ise türlü kesici aletler vardı...
    5 ...
  16. 59.
  17. en etkileyici horatio caine bakışını gözlerine yerleştirdi. bıçağını havada sallayıp tutmaya başladı. sandaldan inenler yanından geçip gidince şaşırıp kaldı. sandaldan en son inen sordu: ' bu adada bir askeri kamp varmış, doğru mu? '
    1 ...
  18. 60.
  19. brendin çok korkmuştu. turuncu tulumlular onu dehşete düşürmüştü. ve adam sormaya devam etti:

    -şimdiye kadar hiç ajanlık yaptınız mı?

    -bana böyle suçlar atamazsınız.

    -peki bu adada ne yapıyorsunuz?

    -benim özel işlerime karışamazsınız. size söylemek zorunda değilim.

    bu adam son derece meraklının biriydi....
    5 ...
  20. 61.
  21. sonra sordu kendi kendine
    ne isim var lan benim sözlükte
    ulan daha demin ibne-forum.* daydim ya.
    1 ...
  22. 62.
  23. brendın kabus gördüğünü sandı. neredeyse ağlayacaktı. başını kaldırıp adamın yüzüne baktı. dudaklarını oynatıyor ama hiçbir şey söylemiyordu. sonunda ''ne oluyor, burası neresi ?'' dedi.

    adam silahını yere bıraktı ve...
    5 ...
  24. 63.
  25. brendın'a sarıldı. korkma yigenim, şaka yaptık dedi. biz halay ekibiyiz, buralarda bir düğün varmış, ona geldik dedi. brendın adamın kolları arasında what the fuck is that diyerek iç geçiriyordu...
    2 ...
  26. 64.
  27. ancak adada, halay ekibi'nin bu tavırlarının dayanağı olan bir ortam yoktu.
    brendın kanmadı tabii...''ben oyunlara aldanacak kadar aptal bir adam değilim'' dedi.
    4 ...
  28. 65.
  29. brendın ın aklına birden sementa geldi. hasktirdi, unutmuştu hatunu. hemen arkaya dönüp eve doğru bir bakış attı. sementa 'nın gelen kadınlarla geyiğe başlamış olduğunu görünce biraz rahatladı ama bi parça da ürperdi. ne konuşuyolar acaba diye düşündü. birden adamlardan birinin;
    - bilader yalnızken bööle daldaşak gezebilirsin dabii de şimdi biraz ayıb oluyo, kıçına bişey giysen ii olcak, sesiyle irkildi. o an sementa nın üzerine birşeyler giymiş olduğunu farketti ve birden içine bir sıcaklık doldu. "namuslu karıymış aq aferim" diye geçirdi içinden.
    - pardon babuş haklısın, dedi adama ve daha önce ağacın dalına asmış olduğu donunu kıçına geçirdi.
    0 ...
  30. 66.
  31. brendın mickey mouse'lu boxer'ını götüne geçirdikten sonra, sözde halay ekibi'nin halay başısı olan rıfat'tan sigara istedi. sigarasızlık başına vurmuştu brendın'ın. rıfat cebinden samsun 216'yı çıkardı ve brendın'a içerisinden bir dal verdi. brendın duman'ı ciğerine çekerken bir yandanda gözleriyle rıfat'ı süzüyordu.
    0 ...
  32. 67.
  33. aq bu daltarakalar niye geldi lan şimdi adaya, bi kapçıkağızlılık var bu işte ama hayırlısı diye geçirdi içinden.
    - abi memleket nere, diye sordu aniden. muhabbeti derinleştirip gerçek maksatlarını çözmeye karar vermişti.
    0 ...
  34. 68.
  35. brendın duman'ı ciğerine çekerken bir yandanda gözleriyle rıfat'ı süzüyordu....rıfat ın çok hoş dolgun kalçaları vardı.. brendın zihnini kontrol edemiyor şuursuzca rıfata dokunmak, dokunmak, dokunmak istiyordu.

    rıfat kendini manalı bakışlarla süzen brendın a dönüp

    -noldu yiğenim.. ağır mı geldi sigara.. hele gel soluklan şöyle dedi. bunu söylerken haifce brendının omzuna dokunmuştu.. brendın artık kendini iyiden iyiye kaybetmş kamçılanamaz şehvet duygusuyla dolup taşmıştı..

    zavallı rıfatsa başına geleceklerden habersizdi..
    0 ...
  36. 69.
  37. ...brendın geceyi gözleri açık geçirdi. sabahın 4 ünde kalktı. yanında yatan rıfat'ın iki büklüm uyuduğunu gördü. sonra göbeğinin altına düşen mickey mouse'lu boxer'ini çekiştirerek çalılara doğru yürüdü...
    4 ...
  38. 70.
  39. çok sıkışmıştı. ilk bulduğu çalının arkasına çöktü. tam da o esnada rıfatın uyandığını gördü ve sessizce onu izlemeye başladı. sabahın 4'ünde ne diye kalkmıştı ki rıfat?. sanki bir şeyler arıyor gibiydi. brendin rıfatın bu davranışlarından kıllanmaya başlamıştı...
    1 ...
  40. 71.
  41. brendın yine bir hışırtı duydu ve içinden bu hışırtıları hikayeye katan spaltula'ya küfretti. daha sonra roman akışını bozmamak için yavaşça arkasını döndü ve çalılıkların arasında bir sesin hey dude dediğini duydu. evet bu oydu. brendın'ın şans topu aldığı sırada nimet abla daki görevliydi. adı hugo'ydu yanlış hatırlamıyorsaydı evet. ama henüz amına koyulmamış gibi duruyordu*. aniden ellerini açarak red or blue? dedi homurdanarak. brendın şimdi anlamıştı. lost adası matrix'e wireless geçiş sağlıyordu.
    1 ...
  42. 72.
  43. bir an dötü kaybedecekmiş sandı ve romanın yazarlarına saydirımaya başladı brendın "aq beni ipnede yapacaksınız en sonunda" diye seri halde sövüp durdu sözlüğe...
    1 ...
  44. 73.
  45. Bu rakamlar 4-8-15-16-23-42 den oluşmaktaydı. Acaba bu rakamlar bir şey ifade etmekte miydi ?
    0 ...
  46. 74.
  47. tabii ki etmemekteydi. yerde bulduğu bir çakıl taşı ile bu ampülü kırdı ve sayıları düşünmeye başladı.
    0 ...
  48. 75.
  49. brendın gülümsedi, eliyle hugo'yu yanına davet etti. hugo kırmızı renkli deri giysinin içinde kalçalarını kıvırıyordu. iki koca göğsü dışarı taşmıştı. brendın ona bir kere daha dikkatle baktı...
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük