sonra 300 km ileride bir benzinci daha buldu. umarım burada top veriyorlardı.ama bu benzinlikte bir gariplik vardı..hiçkimse yoktu etrafta. sessizdi. ıssızdı. ıssız adam dı. *
boş depodan daha sonra aklına opet'in kampanyası geldi, beleş adidas top veriyordu, evet bunu yapmalıydı..
işten faydalanmak için direk istasyona gitti, depoyu tam doldurttu:
-topumu istiyorum..!, dedi..
-efendim kampanyanın süresi üç gün önce doldu iyi yolculuklar..
paltosunun yakasını boynuna kadar kaldırmış, rüzgardan ve yağmurdan korunmaya çalışıyordu. yağmur damlaları sırılsıklam saçlarından süzülerek geniş alnına, oradan şakaklarına ve nihayet boynuna iniyordu. çöp konteynırlarının iyice daralttığı kaldırımdan yürümek yerine arnavutkaldırımlı yolun ortasından sarsak adımlarla ilerliyordu. yağmur şiddetini kesmeden yağmaya devam ediyordu. nemle beraber gelen çöp kokusu, şehrin en iğrenç atıklarının toplandığı mazgallardan buram buram havaya dağılıyor sonra tekrar mazgallara geri dönüyordu.