sonra teheccüd için ayarladığı çalar saati çaldı. hay amını eşşek siksin çalar saat dedi. baba yadigarı tavuklu saati bozulunca, bir ay evvel siyahi işportacıdan yenisini almıştı. halen sesine alışamamıştı yeni saatin.
yatsıyla yatmıştı belki.. lakin kalksıyla kalkma zamanı gelmişti. kalkamıyordu. ayaklarında inanılmaz veciz ve bir o kadar hazin yokluk hissi vardı. ayaklarını hissetmiyordu. ayaklar baş olmuştu.
biraz televizyon izlesem iyi olur düşüncesiyle televizyonu açtı.
enerji bakanı bazı açıklamalar ve güncellemeler hakkında bilgi verirken kombinin açık olduğunu farketti. televizyonu kapatma yerine kombiyi kapattı.
o hasta canitinin zenci amcaogluydu. hasta oldugu haberini onceki gun almisti. demek bilincaltina islemis olacak ki ruyasinda onu bir hasta olarak gormustu. ve onu bicakliyordu. amantanrim diyerek telefona sarildi ve amcasina amcaoglunun durumunu sordu.
kapıda bir de ne görsün çok degişik bir yaratık vardı insan hayvan karışımıydı ve canıtın a bana püskevit ver lan allahsız dedi oysa canıtın allahsız degildi afalladıktan sonra buzdolabına baktı ve evde hiç piskevit kalmamıştı şimdi ne yapacaktı.
ortalık dinmişti cin min artık canıtınla ugraşmıyordu canıtının evi dagbaşının dibiydi yakınlarda hiç ev yoktu tam o sırada bir araba geldi tam evinin önünde durdu arabadan 3 kişi çıktı biri zenciydi. zenci amuda kalka kalka canıtın ın evine dogru yaklaşıyordu.
Aman tanrım. Efes tombul şişeydi bu. Depozitosu vardı. Hewal yerde yatarken o paramparça olan 25 kuruş değerindeki kahverengi cam parçalarına bakıyordu yaşlı gözlerle.