bu başlıklarda anlatılan olaylardan, gelişmelerden sonra twitter'dan attığı mesajlarla kendini ispatlama peşinde koşan ergenleri sokağa dökmüştür. son yaşanan bağdat caddesi olaylarının arkasında bunlar mı var bilmiyorum ama en azından ortamı sakinleştirecek bir mesaj yayınlamak zorundaydılar.
Uzun bir süredir e-bilet ismiyle gündemde olan ve son günlerde Passolig olarak lanse edilen bilet sistemi tüm itiraz ve çekincelere rağmen uygulanmaya başlamıştır. Bizler ultrAslan olarak bilet sisteminin Gençlik ve Spor eski Bakanı Suat Kılıç tarafından bize anlatıldığı andan itibaren defaten bu uygulamanın yanlışlığını dile getirdik. Ancak üzülerek görüyoruz ki futbolun temel öğesi olan ve e-biletten en çok etkilenecek olan taraftarların görüşleri yine umursanmamıştır.
Türk sporunu geliştirmek için önlemler alınıyor, yaptırımlar uygulanıyor. Ancak tek sorun taraftarmış gibi her uygulama tribünleri biraz daha sıkmaya yönelik olurken diğer tüm unsurlar göz ardı edilmeye devam ediyor. Kısaca Türk Sporunda sorumsuz yetkililerin cezaları taraftarlara fatura ediliyor.
Stad girişlerinde alınan güvenlik önlemleri, anlık olarak takip edilen saha içi kameraları ile hâlihazırda taraftarın her hareketi saniye saniye kaydedilirken bir de ilk baştan fişleyerek daha güvenli bir ortam oluşturulamaz. Günlük hayatta kullanılan her kişisel bilgiyle zaten kolaylıkla ulaşabilen yetkililer bu ortamda bir de e-bilet ile sadece toplu halde fişleme yapabilecek ve stadlardaki durum aynen devam edecektir.
Çözüm yolları dahi aranmaya tenezzül edilmeyen sayısız sorunlar dururken Passolig uygulamasına öncelik vermek de bizlere manidar gelmektedir. Zaten bir maç izleme maliyetinin yaşam standartlarına oranla çok yüksek oranlarda olduğu düşünülürse bu sistemle maç izlemek daha da imkânsız hale gelecektir. Passolig zırvasıyla sağlanacak haksız RANT, zaten biletinden lisansı ürününe kadar kulüplerini finanse eden taraftarların ceplerindeki son paraya bile göz dikenlerin iştahlarını kabartmaktadır.
Burada sadece birkaç maddesine değindiğimiz problemlerin aslında sayfalara sığmayacağını hepimiz biliyoruz. Ancak yetkililer de bilmeli ki taraftarlar olarak biz sporun ve camiamızın 7/24 peşindeyiz ve belki de sorunları onlardan daha iyi takip ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta Passolig olmak üzere sorunları haykırmaya devam edeceğimizin bilinmesini isteriz!
inanılmaz bir bildiri yayınlamış taraftar grubudur.
tepkilere bakıyorum da herkes mancini için söylenmiş sözler diyor. alakası yok. orada yazan her şey herkesi ilgilendirir. sahada ruhsuz gezen futbolcuları ve ne yaptığı belli olmayan mancini'yi ve aslında en başından fatih terim'i gönderen yönetimi.
herkes suçlu bu süreçte. masum olan taraftar. stamford bridge'i arene'ya çeviren, kar kıyamet demeden saat 15.30 da juventus maçı için stadı dolduran taraftar. yapılan ve oynanan oyun sahadaki, hele hele 18 mart gibi özel bir günde, kabul edilemez. nitekim tv başındaki bizler olsun, stadyumdaki taraftarlar olsun adeta kanser olduk chelsea maçında.
bir melo, bir muslera ile olmuyor. bu takımın potansiyeli çok hatta şaka gibi gelebilir ama bu takımı ipi şampiyon olarak da göğüsleyebilir. yeter ki herkes bir kendine gelsin. selçuk 2 sezondur oynadığı gibi oynasın, burak kral gibi oynasın... taraftar desteğe devam edecektir. bu çıkış yanlış anlaşılmasın, galatasaray taraftarı rahmetli özhan canaydın'a da gazetelerden mektup yayınlayıp artık istifa etmesi gerektiğini söylemiş taraftardır.
zaman zaman sabırlar taşar. böylesine kritik süreçlerde bazı çıkışlar iyi gelir. he sorarsanız bu çıkışı taraftarın yapması ne kadar doğrudur diye orası tartışılır ancak şurada yazanlar birçoğumuzun içinden geçen şeylerdi chelsea maçından sonra. o yüzden ua'nın yaptığı bu açıklamaya içerik olarak katılıyor ancak zamanlama ve sınırlarını bilmek yönünden katılmıyorum.
inşallah her şey galatasaray için daha güzel olur.
her şey güzel gidiyor. 2-0 öndesin.
sonra fenere küfürler...
bırakın şu işleri artık. en ufak bir durumda ceza vermeyi kolluyor tff. ama gene araya küfür sıkıştırmayı başarıyorlar.
*Galatasaray Basketbol takımı izmirde gittiği her maçta taşlanırken neredeydiniz?
*Polis parkede takımı kalkanlarla korurken neredeydiniz?
*Demirel federasyonunun hakemleri olaylara göz yumarak her şeye rağmen maçı oynatmayı düşünürken neredeydiniz?
*Şube Koordinatörü Murat Özyer "Şeref Tribünü"(!) dedikleri yerde yumruk yerken neredeydiniz? Kınamadan başka ne gibi girişimleriniz oldu?
*Hakemler maçları katledip, haklarımızı çalarken neredeydiniz?
*Geçen sezon kendi evimizde bir izmir takımıyla oynayacağımız maç öncesi daha takımlar sahada bile yokken tribünlerde olay çıkmasından dolayı tribünler boşaltılıp oynatılırken neredeydiniz?
*Yıllardır masa başı oyunlarla kadın ve erkek basketbolda şampiyonluklarımızı çalanlara ve maşalarına karşı bu kadar sert tutum sergilemek aklınıza geldi mi?
*Bu ve bunun gibi onlarca olayda hangisinin kararlılıkla üstüne gidip Galatasaray Spor Kulübünün hakkını korudunuz?
tribünlerden siktir edilmesi gereken pislikler topluluğudur.
alpaslan dikmen'in emanetine ihanet edenlerin eline düşmüştür. inşallah yeni sezon'da tribünlerden kovulurlar.
bazılarının dini, allah'ı kullanarak insanları sömürdüğü ülkemizde, bunlar da galatasaray'ı kullanarak galatasaray üzerinden servetlerine servet katıyorlar..
her zaman kendi çıkarlarını, galatasaray'ın çıkarlarının önünde gören çakallarla doludur bu grup.
eskiden çok güzel işler yapan "tam bağımsız" bir sürü alt grubu vardı. tribünlerin rengiydi bu gruplar. ultraslan'ın merkezindeki kişiler iktidar yalakası, polis sevdalısı olmaya başlayınca (sebebi tamamen duygusal) kendilerini feshettiler.
şimdi bu ua denen saçmalık ultras kültüyle alakası olmayan, "tam bağımlı ve yalaka" bir gruba evrildi.
içindeki bütün güzel insanlar, bu grupla bağlarını kopardılar. geriye kalan pislikleri de inşallah en kısa zamanda yönetim şutlayacaktır.
not: onlar galatasaray için kar kış demeden türkiye'nin dört bir yanına deplasmana gidiyorlar, taraftarı organize ediyorlar diye karşıma gelen liselilerin beynine sıcarım peşin söyleyeyim. siktiğimin istanbul'unda 800tl maaşlı bir iş bile bulamayacak bu vasıfsız dalyaraklar, galatasaray sayesinde her ay binlerce tl'yi cebe indiriyor.. at gözlüğü takıp da gelmeyin kalbinizi kırarım!
sonra Ultraslan ve Galatasaray'ın aradığı ve özlediği adaleti yazmak şart oldu:
1) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, formasını sırtından çıkarmayan Haluk Ulusoy, Mehmet Ağar, Mesut Yılmazın dağıttığı adalettir!
2) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Hıncal Uluçun kayıtlara geçirdiği, içinde bizzat Fatih Terimin olduğu 1976 Göztepe-GS maçındaki adalettir!
3) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Haluk Ulusoy döneminde Yılmaz Vural Rizesporun başındayken ve maç oynanırken Bu maçta GS lehine şike var diyerek sahayı terk etmesine sessiz ve seyirci kalan adalettir!
4) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, TVlerde canlı yayınlarda itiraf edilen Malatyaya giden paralardaki, arabalardaki adalettir!
5) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, U 17 maçında sahaya girerek 15-16 yaşındaki çocuklara hayvanca saldırıp 13 tanesini hastanelik ederken dağıttığınız adalettir!
6) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, GS ile maçlarından hemen önce transfer teklifi yapıp kadro dışı bıraktırdığınız Culio, Amrabat, Necati Ateş, Yiğit Gökoğlan adaletidir!
7) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, maçtan önce sapasağlam olduğu halde istanbulda Selçuk inanla gezen ve sakatım diye sizin maçta oynamayıp ertesi yıl transfer ettiğiniz Burak Yılmazı alkışlayıp; FB öncesi ve sonrası maçlarda da oynayamamış, elinde doktor raporu olan Emenikeye şikeci diyen adalettir!
8) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, 2010-2011 sezonunda iki maçta da yenildiğiniz Trabzonsporun, sonrasındaki 6 maçta sizi hiç yenememiş olmasındaki adalettir!
9) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, bugün hakaret ettiğiniz Yıldırım Demirörenin BJK Başkanıyken ve 2 hafta sonra GS ile o meşhur maçı varken Adnan Polatla Papermoon çıkışında Lig sizin, Kupa bizim açıklamasına susan, midesi bulanmayan, soruşturmayan adalettir!
10) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, 2006daki BJK-GS maçında Sergen Yalçının 4 kişiyle gole giden takımı durdurup GS sahasından geri döndüğü zamanki adalettir!
11) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, 2006daki FB Denizli maçından önce kasanızdan çıkıp kaybolmuş 1 milyon doların adaletidir!
12) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, mahkemeye delil veya belge yerine gazete kupürlerini sunup tek celsede beraat ettiren adalettir!
13) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Parayı Songa verdik sözüne inanıp, Songun alacağından dolayı FiFAya başvurmasını görmezden gelen adalettir!
14) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Denizlideki amigo ve resmi devlet memurlarının savcılığa gidip GS Denizlispora teşvik gönderdi, bilgisi ve belgesi var diyenleri araştırmayıp tehditlerle susturan adalettir!
15) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Ümit Karanın mahkemede savcı ve hâkimlerin yüzüne karşı Ben şike yapmadım ama konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir sözüne karşı 3 maymunu oynayan medya ve mahkeme adaletidir!
16) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, GSde uzun yıllar yöneticilik ve başkanlık yapmış Adnan Polatın, canlı yayında Galatasarayın şike yapmadığına kefil olamam sözünde gizli adalettir!
17) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Avrupa Kupalarındaki berabere biten ve bu sonuçla 2 takımın da tur atladığı GS Strum Graz maçındaki bütün dünyanın gözü önünde yapılan şikeyi görmeyen adalettir!
18) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, BJK eski yöneticisi Celal Kolotun Türkiyeye şikeyi getiren de, yapan da GSdir; GS gençlik yıllarımın şampiyonluklarını çalan kulüptür açıklamasına kör olan adalettir!
19) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, devletten vergi kaçıran, milyonlarca dolar alan futbolcuları ve Fatih Terimi SSKya asgari ücretten gösteren Galatasaray adaletidir!
20) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, sattığı kombinelerden vergi kaçırmak için ücretin %90ına bağış yazıp sadece una fatura kesen Galatasaray adaletidir!
21) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, borsada manipülasyon yaparak yatırımcının 500 milyon dolarını hortumlayarak kulübün kasasına aktaran Galatasaray adaletidir!
22) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, vergi vermeyip, vergi borçlarını 90 milyon TLden 3 milyon TLye indirerek 10 yılda devlete 377 milyon TL vergi ödeyen rakibiyle mücadele ettiğini söyleyen adalettir!
23) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Dopingli olmadığı Avrupadaki merkezlerce onaylanan rakibinin en iyi oyuncusu Taurasiye ülkedeki doping merkezini bağlayarak (sonrasında ülkede tek olan o merkezin kapatılması pahasına) dopingli raporu aldırıp elinden çalan Galatasaray adaletidir!
24) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, gizli toplantı halindeki kurulun otelini karısıyla birlikte basıp büyüklerimiz FBnin ceza almasını istiyor, ona göre! diye tehdit eden resmi görevlilerin dağıttığı adalettir!
25) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Kendiniz için Avrupada en küçük bir yanlış hakem kararında bile ülkeyi milli dava diye yangın yerine çevirirken, ülke takımları Avrupadan ceza alsın diye UEFAya yüz binlerce yalan yanlış faks ve mail yağdıran milli dava adaletidir!
26) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, TFFdeki resmi kimliğini kullanarak 3 Temmuz operasyonundan sadece 1 hafta sonra, henüz insanlar ne ile suçlandığını bilmez ve savunmaları dahi alınmamışken 19 maçta şike olduğundan, para sayan Emenikeye kadar polis fezlekelerini tercüme ettirip UEFAya gönderen Ebru Köksal adaletidir!
27) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, 2010-2011 sezonunda içerde oynayacağınız TS maçından önce bu maçı mutlaka Trabzonspora kaybetmeleri konusunda futbolcularınızı ve yöneticilerinizi ciddi olarak uyardığınız şikesiz, temiz adalettir!
28) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, TS-Bursaspor maçından önce BursasporTVye bağlanan Sadri Şenerin Ertuğrul Sağlam Karadeniz çocuğudur; bizi desteklemelidir. Geçen sene biz onları şampiyon yaptık, bu sene sıra onlarda demesini doğanız gereği doğal kabul ettiğiniz adalettir!
29) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Bucaspor TS maçında 1-1 olan skorun daha santrasında ayağı kayan, çimin üzerindeki topa kafayla müdahale etmeye çalışan Bucasporlu oyuncuları da; ödül olarak ertesi sene Sercan Kayayı normalin üzerinde fiyat vererek transfer edip tek maç oynatmadan, önce 1461e, sonra Rizeye veren Trabzonsporu da görmek istemeyen adalettir!
30) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, mahkemede bize şikeyi TS teklif etti diyen kulüp başkanlarına da, soyunma odasında TSden gelen 1 milyon doların paylaşımı konuşuluyordu diyen Mehmet Yıldıza da konu ile ilgili tek soru sormayan hâkimlerin ve savcıların dağıttığı adalettir!
31) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Göstermelik bırakılan birkaç tanesinde bile ağır suç barındıran TS tapelerini özenle dosyadan ayıklayan, var olanları da şakaymış diye aklayan savcı ve hâkimlerin adaletidir!
32) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, bu ülkede Ergenekon veya Balyoz diyerek yüzlerce kişinin hayatını karartan, Genelkurmay Başkanını terörist ilan eden ve bugün herkesçe kararlarının iptal edilmesi gerektiği konuşulan ama Fenerbahçeye ceza verince tarafınızdan bildirinizde yüce dediğiniz adalettir!
33) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, Gerekirse Ergenekon, Balyoz, Odatv hiçbir hukuksuz dava yeniden görülmesin, ülkenin gazetecileri, askerleri terörist damgası yiyerek sahte delillerle içerde kalsın, yeter ki Fenerbahçeye adil yargılama yapılmasın diyecek kadar aşağılık, düşkün ve asalakça bir adalettir!
34) Sizin aradığınız ve özlediğiniz adalet, alıştığınız ve bitmesini istemediğiniz; sadece size çalışan, sizi kayıran, sizden başka hiç kimseyi umursamayan, bencil, çıkarcı, tam da Galatasaraya yakışan yavşakça bir adalettir!
--spoiler--