ulak

    76.
  1. bir adet "fareli köyün kavalcısı" masalı alınır. içine biraz "1001 gece masalları", biraz da oryantal etkiler katılır. bir adet kamerada sıkıca çalkalanırsa, ortaya ulak çıkar.... demek istenir.... denemez...
    aslında konu başarılı, kadro da oldukça hoş, sağlam. bir çoğu tiyatro kökenli oyuncular. lakin tiyatrodan çıkıp kamera önüne geçerken, tiyatro geçmişlerini ve tecrübelerini diğer çantalarında bırakmak yerine yanlarına almışlar ne hikmetse ve yönetmen de buna göz yummuş sankim galiba sanırsam...
    birkaç küçük dokunuş, biraz uğraşmayla çok daha başarılı olabilecekken, "bu bana yeter" demiş birileri ve öylece kalmış. gene de hoş, gene de başarılı. ama çok çok daha iyisi olabilecek bir filme şu anki hali ile israf, yazık, günah olmuş. gene de seyre değer. bir seyre, bir o masalı solumaya, biraz "bir dahaki sefere" değer bir filmdir kendileri...
    19 ...
  2. 107.
  3. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1631100/+
    Çağan ırmak'ın alttan alttan ders veren filmi. Başrol olarak çetin tekindor şahlanınca filmin başarısız olma gibi bir ihtimali olmuyor benim nezdimde. Yan oyuncular fazla sektörden, yani diğer filmlerinde yer alan oyunculara bu filmde yer vermesine gerek yoktu. Mesela ıssız adam filminin kadrosu. Başka kişiler canlandırabilirdi bu rolleri.
    Hikayesi iyiydi.
    https://youtu.be/R7Kq04XwAVY
    "dudaklar sussa da kalbin yüz dili vardır."
    15 ...
  4. 19.
  5. eğer gidilecekse hakkında hiçbir şey bilmeden gidilmesi gereken film. kimseyi dinlemeyin, başka bir babam ve oğlum beklemeyin, aynı oyuncular hep aynı hep aynıııııı demeyin, sakin olun, zihninizi boşaltın, akışına bırakın, mesaj kaygısı gütmeyin. kapasitenizi aşsa bile beğenmedim ööö olmamış bok yönetmen demeyin emeğe saygı duyun.

    şimdi sözüm yönetmen bey hazretleri çağan ırmak'a:

    ey adam, sen kalktın önce en ailemizden, en içimizden daldın, şimdi de bambaşka bir şey yaptın. ellerine kollarına aklına sağlık. sen bu ülkede pek fazla insanın burun kıvıracağı bir film çektin, helal olsun. yanarım yanarım o filmde bir ağaç dalı, bir ot parçası ne bileyim bir kum tanesi kadar yerim olmadığına yanarım. haddime değil ama çok tebrik ederim.
    10 ...
  6. 22.
  7. --spoiler--
    ulak gelecek
    sana kalbinin karasını göstertecek
    gözün kör eyleyecek
    bekle hele bekle
    ulak ibrahim sana gelecek...
    --spoiler--
    9 ...
  8. 23.
  9. çağan ırmak'ın fantastik olarak tanımlanan fakat bu anlamda beklentilerin altında kalan film. film kesinlikle babam ve oğlum kıyaslamasına girilmemesi gereken bir yerde ve dolayısıyla kafanızda yanlış düşüncelerle izlemeyiniz. aynı şey oyuncular için de geçerlidir. ki filmin oyuncuları hemen hemen aynı oldugundan karakterlere göre oyuncuları yerleştirebiliyorsunuz kafanızda. hikaye içinde hikaye ve kişilere göre değişen hikayeler anlatan filmin yerel zamanını sorgulamak bazen yoruyor. oyunculara zaten bir şey demiyorum, bir çetin tekindor bir hümeyra bir yetkin dikinciler duruşları yeter. çocuk oyuncular çok güzel seçilmiş, çok güzel yönetilmiş. filmde ömer karakterini oynayan oyuncuya hayran kaldım kendisi gayet başarılı, izlerken dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. yalnız yönetmenin de o güzel beynine saygıda kusur etmem, şiddetle izleyiniz.

    --spoiler--
    kurt kuş uyuyunca
    eski ahırda
    el ayak çekilince
    kimseye söyleme
    --spoiler--
    8 ...
  10. 52.
  11. ulak umut...
    ulak gerçek...
    ulak cesaret...
    değişim, uyanış belki.
    farkına varmak, at gözlüğünü çıkarmak, birilerinin çıkarmasına vesile olmak.

    her repliği not edilesi, defalarca izlenilesi film...
    aslında bildiğimiz şeylerin en güzel şekilde ifade edilişi.
    7 ...
  12. 58.
  13. "hiç bir günah saklı kalmaz derler"

    özel bir film.
    bir öyküsü yok. sanatsal öğeler, imgeler, tarihi göndermeler, siyasi söylemler.
    beşere dair bir masal. öyle masum öyle insancıl..
    ben böylesini izledim. biraz binbir gece, biraz tasavvuf öyle güzel büyüleyici bir masal ki..

    "korkarsan sonunu bilemezsin, sonunu bilmezsen ondan hep korkarsın"

    hızlı cümleler ortasında yürek yakan sözlerle dolu. iyi oyunculuktan öte gerçek bakışlar.
    inanmak meselesi, iyi doğarlar, insanlar iyi doğarlar. ama onları kötü yapar.

    "bize de öyle dediydiler, aç kalmayacağınız dediydiler"

    "-onu neden sevmezler biliyor musunuz?
    -yaptığı fenalıklardan mı?
    -yok korktuklarından, insan fenalıkları affeder, bir tek korktuklarını sevmez."

    heryerde, herkes için geldiği durumu, yüreğimizin karanlığını gösteren bir film, en mistik haliyle..

    "ben deyim yüzyıl evvel, siz deyin şimdi, ben deyim bu köye siz deyin beri, zaten öbür memleket memleketin ta kendisi"

    mesajı, ağırlığı, çatır çatır döktürdüğü bir nutku yok.
    içe dokunan bir masumluğu var. hatırlatır gibi..

    "yaradanın adıyla başlarım gün bu gündür ey ahali uyan, korkmayın zalimin zulmünden.. kıyam başladı. siz ki senelerdir bilip te sustunuz, siz ki senelerdir inandık deyipte aslında inanmadınız, kalpten bilmediniz. düşünüpte sorgu sual etmediniz rabbınızı. siz ki senelerdi umumhaneye gidip, harama uçkur çözüp kendi kızınızı töre diye namus diye çekip öldürdünüz. kıyam başladı.
    uyanın!
    siz ki dışardan helal görünen, içerden çürüyen kirlenen kalbinizi kantara koyup tartmadınız. bilip susanda yapan kadar günahkar. gözlere luzüm yok görmediniz. dillere luzüm yok bilipte demediniz.
    duymadınız!
    bakmadınız!
    görmediniz!
    gelin canlar bir olalım diyeni dinlemediniz. inancınızı kendinize yontup değiştirip bellediniz. dininizi bile kendinize göre bildiniz. sevmeyi gunah, haramı helal ettiniz. sizin olmayı erişilemeyeni karalayıp öldürdünüz. söz ettiniz laf ettiniz.
    o şah damarınızdan daha yakındı siz onu 7 gökte bildiniz.
    kıyam başladı, ey ahali gün bu gündür.
    uyan!"

    sanıyor ki insan, eski bir masal bu, bir an için peygamberlere gönderme sanıyor.
    değil halbuki, tamda bugünden bahsediyor yıkıp geçilmiş köylerde.
    sarıklarla, kuyularla, atlılarla günümüzü anlatıyor.
    insanlığı anlatıyor..
    ulak buraya da geldi, sizin evinize gördünüz mü?
    görmeden gitmeyin..

    "bir rüzgar kalır geriye, bir rüzgar
    fısıldar durur ulak'ın adını
    unutmasınlar diye.."

    burdan da geçti? siz onu gördünüz mü?
    6 ...
  14. 38.
  15. --anlayana spoiler--

    dudaklar sussa da kalbin yüz dili vardır.

    --anlayana spoiler--

    --spoiler--
    sormasam da sen anlatsan...
    --spoiler--
    7 ...
  16. 15.
  17. çağan ırmak isminden ötürü bünyede peydah olan büyük beklentilerimi tamamiyle karşılayamasa da büyülü görüntüleri, çok özenildiği belli kostüm ve mekan tasarımları ve harikulade müzikleriyle senaryosunda olan eksik ve gedikleri kapatarak bize nasıl geçtiğini anlamadığımız 2 saatlik bir yaşam dilimi sunuyor bu film. 2 saatlik bir masal aslında sunduğu çağan ırmak'ın. zaman ve mekan kavramları olmayan, sorgulamayan bir masal ya da bize öyle geliyor kimbilir. "bilipte susanlar da yapanlar kadar suçlu" diyorlar mesela masalın bi yerinde, masaldan alıp başka yerlere götürüyor insanı bu ve bunun gibi nice öğeler filmdeki yoksa masaldaki mi demeliydim?
    evet her film gibi eksikleri, oturmayan temelleri var filmin. çoğu da senayodan ortaya çıkan eksikler. planlarına, ışığına, görüntülerine, sanatına, müziklerine diyecek en ufak bir şeyimiz bile yok, olamaz da. ama senaryoda bazı şeyler havada kalıyor, yeterince temellerine dayandırılamıyor. filmin sonu biraz aceleye getirilmiş gibi sanki. zekeriya gidiyor, film bir anda bitiyor. ama dediğim gibi bu senaryo eksiklerini giderecek düzeyde başka artıları var filmin ve sırf bu artılar için bile mutlaka izlenmesi gereken bir film.
    hatasıyla sevabıyla türk sinemasında denenmemiş bir şey yapmış çağan ırmak. iyi ki de yapmış. eline,koluna sağlık diyorum ve harcadığı parayı çıkarmasını umut ediyorum.
    illa bir isimde vermek zorunda isek; ben sinemasal demeyi uygun gördüm bu filmin türüne.
    6 ...
  18. 42.
  19. --spoiler--
    kurt kuş uyuyunca
    eski ahırda
    el ayak çekilince
    kimseye söyleme...

    çocukların birbirlerine bu dörtlüğü fısıldadıkları sahne gibi bir çok güzelliği barındıran film. ama ilk yarısından çıktığımda yüzümde oluşan memnuniyet ifadesinin yerini filmin bitiminde ehh neyse ifadesi almıştır. filmin ilk yarısı iyiydi de ikinci yarısı olmamış gibi sinemadan uzak bir yorum yapmayacağım ama sanki sonu, yani hastalıkla tüm kötülerin telef olması falan fazla iyimser olmuş bu karanlık masal için.

    kısacası sonunu beğenmediğim ama herkesin izlemesini şiddetle tavsiye edeceğim çok güzel bir filmdi.

    --spoiler--

    --spoiler--
    ayrıca ferhat'ın annesi neden kurtulmuştur. öykü boyunca herhangi bir iyi yanını görmediğimiz bu kadının köydeki diğerlerinden ne farkı vardır, yapan kadar bilip de söylemeyen de suçluysa bu kadın neden öykünün sonunda kayrılmıştır da kurtulmuştur.
    --spoiler--
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük